Kelimeler arşivinde; içinde "onarma" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde onarma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu onarma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında onarma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ONARMA
Onarmak işi.
ONARMAH
Düzeltmek, bakımını yapmak. Onarmak.
ONARMAK
Bozulmuş, eskimiş olan bir şeyi düzeltip işler veya kullanılır duruma sokmak, işe yarar duruma getirmek, tamir etmek. İşlenen bir kusuru, yapılmış olan bir yanlışlığı giderecek veya önleyecek davranışlarda bulunmak. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapmak, ilk duruma getirmek, restore etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ONARMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ONARICI
Onarma işini yapan kimse. Hasar görmüş hücreleri canlı duruma getiren madde.
TELEVİZYONCULUK
Televizyon yapma, onarma veya satma işi. Televizyoncunun yaptığı iş.
DÜZELTMEK
Düzgün duruma getirmek. Bozukluğunu gidermek, onarmak. Yanlıştan kurtarmak, tashih etmek.
YAMALAMAK
Yama ile onarmak, yama vurmak.
TAMİR
Onarma, onarım. Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma.
YAMAMAK
Yama koyarak onarmak, yamalamak. İstenmeyen kimseyi birine zorla vermek. İstenmeyen şeyi birine mal etmek.
KALAFATLAMAK
Geminin kaplamasını kalafatla onarmak. Onarmak, çekidüzen vermek.
RADYOCULUK
Radyo yapma, onarma veya satma işi. Radyo kuruluşlarını işletme ve yönetme işi.
ONARILMAK
Onarma işine konu olmak, onarma işi yapılmak.
ONARIMCI
Onarma işini yapan kimse, tamirci.
AVADANLIK
Bir işi yapmak, bir aracı onarmak için kullanılan alet takımı.
PRES
İşletme, onarma, düzletme vb. işlemlerin uygulanması için bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan alet, mengene, cendere. Baskı. Üzüm, elma, zeytin vb. meyve ve sebzeleri sıkarak suyunu, yağını çıkarmakta kullanılan alet veya araç.
KÖPRÜCÜ
Köprü yapan kimse. Tombazlarla köprü kuran istihkâm kıtası. Osmanlı ülkelerinde, özellikle ordunun geçeceği yollar üzerindeki köprüleri onarmak ve korumakla görevli takım.
TÜFEKÇİLİK
Tüfek yapma veya onarma işi. Tüfek satıcılığı.
KALAFAT
Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi. Aşağısı dar, yukarısı geniş bir tür yeniçeri başlığı. Onarma, tamir etme. Osmanlı Devleti'nde vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık.
YAMA
Delik ve yırtığı uygun bir parça ile onarma, kapatma. Deride geniş leke. Bu iş için kullanılan parça.
ÖRMEK
İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak ya da geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak. Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak. Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak. Duvar yapmak veya onarmak. Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak. Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak.
ONARIM
Onarma işi, tamirat, tamir. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapma, ilk durumuna getirme, restore etme. Tarihî eser niteliği taşımayan yapıların onarılması, renovasyon.
MENGENE
Onarma, işleme, düzeltme vb. işlemlerin uygulanacağı nesneyi sıkıştırıp istenildiği gibi tutturmaya yarayan bir tür alet. Pres.
ONARTMAK
Onarma işini birine yaptırmak, tamir ettirmek.