İçinde ONAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "onak" olan, toplam 110 tane kelime bulunuyor. İçerisinde onak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu onak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında onak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

BÜYÜKKONAKGÖRMEZ, KÜÇÜKKONAKGÖRMEZ

15 harfli kelimeler

KONAKLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

KONAKLAYABİLME

12 harfli kelimeler

CABERKONAKLI, GÖLGELİKONAK, TÜFEKÇİKONAK

11 harfli kelimeler

GONAKLANMAK, KONAKÇIBAŞI, KONAKLANMAK, KONAKLATMAK, YALNIZKONAK, YAYGINKONAK, YUKARIKONAK

10 harfli kelimeler

BAŞKONAKÇI, DONAKALMAK, GÜÇLÜKONAK, KONAKLAMAK, ARAKONAKÇI, AŞAĞIKONAK, AYDINKONAK, BÖLÜKKONAK, BÜYÜKKONAK, ÇAMLIKONAK, DEMİRKONAK, DENİZKONAK, DOĞANKONAK, DOKUZKONAK, GAPPONAKLI, GONAKLAMAK, GÖKÇEKONAK, GÜMÜŞKONAK, GÜNEYKONAK, KARŞIKONAK, KIŞLAKONAK, KONAKADÜZÜ, KONAKALMAZ, KONAKKURAN, KONAKLATMA, KONAKPINAR, KÜÇÜKKONAK, MUTLUKONAK, NALLIKONAK, SONKONAKÇI, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

DONAKALMA, KONAKLAMA, AĞAÇKONAK, AKÇAKONAK, ALTIKONAK, ATLIKONAK, DÖRTKONAK, ESKİKONAK, KIYIKONAK, KOCAKONAK, KONAKBAŞI, KONAKBEYİ, KONAKKALE, KONAKÖREN, KONAKTEPE, KONAKYAZI, KONAKYERİ, ONAKLAMAK, ORTAKONAK, SAPAKONAK, SARIKONAK, SIRAKONAK, YAZIKONAK, YENİKONAK, YÜCEKONAK

8 harfli kelimeler

KONAKLIK, KRONAKSİ, ALAKONAK, ARAKONAK, ARIKONAK, BAĞKONAK, BAŞKONAK, BELKONAK, BEŞKONAK, BEYKONAK, DİKKONAK, GÖLKONAK, GÜLKONAK, KONAKKÖY, KONAKLAR, KONAKÖZÜ, MONAKSON, SALKONAK, SONKONAK, TAŞKONAK, ULUKONAK, YOLKONAK

7 harfli kelimeler

KONAKÇI, AKKONAK, KONAKLI, ÖZKONAK, SUKONAK, ÜÇKONAK

6 harfli kelimeler

TONAKA

5 harfli kelimeler

KONAK, BONAK, CONAK, GONAK, NONAK, SONAK, YONAK

4 harfli kelimeler

ONAK

Bazı kelimelerin anlamları

ONAK

Elinden iş gelen, becerikli.

KÜÇÜKKONAKGÖRMEZ

Ankara ili, Haymana ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

YUKARIKONAK

Mardin kenti, Mazıdağı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KONAKLAYABİLMEK

Konaklama imkânı veya olasılığı bulunmak.

YAYGINKONAK

Diyarbakır ili, Çüngüş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

CABERKONAKLI

Manisa ili, Yeşilyurt nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

YALNIZKONAK

Ağrı şehri, Murat nahiyesine bağlı bir yer.

GONAKLANMAK

Kepeklenmek, konaklanmak.

KONAKLAYABİLME

Konaklayabilmek işi.

TÜFEKÇİKONAK

Bursa şehri, Tahtaköprü nahiyesine bağlı bir bölge.

BAŞKONAKÇI

Asalağın en iyi geliştiği, dolayısıyla en çok yararlandığı ve yaşamaktan hoşlandığı konakçı.

KONAKÇIBAŞI

Savaşa gitmekte olan padişahın tuğları ile otağını bir konak ileride taşıyanların en kıdemlisi olan beylerbeyi, sancakbeyi ya da kapıcıbaşı aşamasındaki yüksek görevli.

GÖLGELİKONAK

Siirt şehri, Eruh ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KONAKLATMAK

Konaklama işini yaptırmak.

KONAKLANMAK

Saç kepeklenmek, konak yapmak. Saç kepeklenmek.

BÜYÜKKONAKGÖRMEZ

Ankara şehrinde, Haymana ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında ONAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ONAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DONAKALMA

Donakalmak durumu.

KİLERCİ

Saraylarda, büyük konaklarda kiler işlerini yöneten kimse.

HAREM

Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan bölüm, selamlık karşıtı. Karı, eş. Bu bölümde oturan kadınların hepsi.

HAN

Doğu ülkelerinde yerli beyler ve Kırım girayları için kullanılan unvan. Osmanlı padişahlarının adlarının sonuna getirilen unvan. Büyükşehirlerde serbest mesleklerde çalışanların oda veya daire tutup çalıştıkları birkaç katlı yapı. Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri. Yol üzerinde veya kasabalarda yolcuların konaklamalarına yarayan yapı.

KALMAK

Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek. Yapamamak. Eğleşmek. Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek. Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak. Sınırlanmak. Oturmak, yaşamak. Olmak, herhangi bir durumda bulunmak. İşlemez, yürümez duruma gelmek. Sınıf geçmemek. Herhangi bir durumu sürdürmek. Oyalanmak, vakit geçirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Varlığını korumak, sürdürmek. Hayatını sürdürmek, yaşamak. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak. Yetinmek. Miras olarak geçmek. Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak. İleriye atılmak, ertelenmek. Konaklamak, konmak.

HASTEL

Daha ziyade gençlerin ve araştırmacıların konaklaması için yapılmış ve belirli kurallara göre yönetilen ucuz tesisler.

İNMEK

Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Alçalıp eski durumuna dönmek. Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak. Sayısı azalmak. Fiyatı düşürmek. Ağmak. Uzamak, ulaşmak. Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak. Değeri düşmek. Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak. İnme gelmek. Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek. Konaklamak. Vurmak. Yıkılmak.

DURAK

Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.

KERVANSARAY

Ana yollarda kervanların konaklaması için yapılmış olan büyük han.

KIŞLAK

Kışın barınılan yer. Kışın orduların, göçebe oymakların hayvanlarıyla birlikte yayladan inip konakladıkları yer.

ÇUBUKÇU

Çubuk yapıp satan kimse. Saraylarda ve büyük konaklarda tütün çubuklarını hazırlayan kimse.

KAMP

Çadır, baraka vb. eğreti araçlardan oluşturulan konak yeri. Belli bir düşünce çevresinde birleşen topluluk. Tutsakların veya siyasal sürgünlerin toplanıldığı yer. Kurum ve kuruluşlarda çalışanların dinlenmek, eğlenmek için gittikleri konaklama yeri. Bu yerde konaklama.

AĞRIMA

Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.

AYVAZ

Koca, erkek, eş. Savaş gemilerinde çalışan cerrah yardımcısı. Büyük konaklarda mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak.

ÇEŞNİCİ

Saraylarda ve büyük konaklarda yemek ve sofra işlerini yöneten kimse. Tütün veya içkilerin tat ve niteliğini belirleyen kimse. Sikkelerin ayarını düzenleyen kimse.

DİNE

Konaklama yeri.

İPLİCİK

Sığırların soluk borularına yerleşen ve ara konakçısız bulaşan, en çok 8 santimetre uzunluğunda akciğer kıl kurdu (Dictyocaulus viviparus).

EĞLEK

Sürünün yazın öğle sıcağında dinlendiği gölgelik. Yolcuların geceyi geçirdikleri yer, han, konak.

KALFA

Aşaması çırakla usta arasında bulunan zanaatçı. Mimar yardımcısı. Çocukları evlerinden alarak okula, okuldan evlerine götüren kimse. İptidailerde hoca yardımcısı. Saraylarda ve büyük konaklarda halayıkların başında bulunan kadın.

GÖÇÜRÜCÜ

Seferde padişah tuğlarının ikisini bir konak ileride taşıyan dört kişiden ikisine verilen unvan.