Kelimeler arşivinde; içinde "onak" olan, toplam 110 tane kelime bulunuyor. İçerisinde onak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu onak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında onak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BÜYÜKKONAKGÖRMEZ, KÜÇÜKKONAKGÖRMEZ
KONAKLAYABİLMEK
KONAKLAYABİLME
CABERKONAKLI, GÖLGELİKONAK, TÜFEKÇİKONAK
GONAKLANMAK, KONAKÇIBAŞI, KONAKLANMAK, KONAKLATMAK, YALNIZKONAK, YAYGINKONAK, YUKARIKONAK
BAŞKONAKÇI, DONAKALMAK, GÜÇLÜKONAK, KONAKLAMAK, ARAKONAKÇI, AŞAĞIKONAK, AYDINKONAK, BÖLÜKKONAK, BÜYÜKKONAK, ÇAMLIKONAK, DEMİRKONAK, DENİZKONAK, DOĞANKONAK, DOKUZKONAK, GAPPONAKLI, GONAKLAMAK, GÖKÇEKONAK, GÜMÜŞKONAK, GÜNEYKONAK, KARŞIKONAK, KIŞLAKONAK, KONAKADÜZÜ, KONAKALMAZ, KONAKKURAN, KONAKLATMA, KONAKPINAR, KÜÇÜKKONAK, MUTLUKONAK, NALLIKONAK, SONKONAKÇI, Devamını Oku »»
DONAKALMA, KONAKLAMA, AĞAÇKONAK, AKÇAKONAK, ALTIKONAK, ATLIKONAK, DÖRTKONAK, ESKİKONAK, KIYIKONAK, KOCAKONAK, KONAKBAŞI, KONAKBEYİ, KONAKKALE, KONAKÖREN, KONAKTEPE, KONAKYAZI, KONAKYERİ, ONAKLAMAK, ORTAKONAK, SAPAKONAK, SARIKONAK, SIRAKONAK, YAZIKONAK, YENİKONAK, YÜCEKONAK
KONAKLIK, KRONAKSİ, ALAKONAK, ARAKONAK, ARIKONAK, BAĞKONAK, BAŞKONAK, BELKONAK, BEŞKONAK, BEYKONAK, DİKKONAK, GÖLKONAK, GÜLKONAK, KONAKKÖY, KONAKLAR, KONAKÖZÜ, MONAKSON, SALKONAK, SONKONAK, TAŞKONAK, ULUKONAK, YOLKONAK
KONAKÇI, AKKONAK, KONAKLI, ÖZKONAK, SUKONAK, ÜÇKONAK
TONAKA
KONAK, BONAK, CONAK, GONAK, NONAK, SONAK, YONAK
ONAK
ONAK
Elinden iş gelen, becerikli.
KÜÇÜKKONAKGÖRMEZ
Ankara ili, Haymana ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
YUKARIKONAK
Mardin kenti, Mazıdağı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KONAKLAYABİLMEK
Konaklama imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAYGINKONAK
Diyarbakır ili, Çüngüş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
CABERKONAKLI
Manisa ili, Yeşilyurt nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YALNIZKONAK
Ağrı şehri, Murat nahiyesine bağlı bir yer.
GONAKLANMAK
Kepeklenmek, konaklanmak.
KONAKLAYABİLME
Konaklayabilmek işi.
TÜFEKÇİKONAK
Bursa şehri, Tahtaköprü nahiyesine bağlı bir bölge.
BAŞKONAKÇI
Asalağın en iyi geliştiği, dolayısıyla en çok yararlandığı ve yaşamaktan hoşlandığı konakçı.
KONAKÇIBAŞI
Savaşa gitmekte olan padişahın tuğları ile otağını bir konak ileride taşıyanların en kıdemlisi olan beylerbeyi, sancakbeyi ya da kapıcıbaşı aşamasındaki yüksek görevli.
GÖLGELİKONAK
Siirt şehri, Eruh ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KONAKLATMAK
Konaklama işini yaptırmak.
KONAKLANMAK
Saç kepeklenmek, konak yapmak. Saç kepeklenmek.
BÜYÜKKONAKGÖRMEZ
Ankara şehrinde, Haymana ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde ONAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DONAKALMA
Donakalmak durumu.
KİLERCİ
Saraylarda, büyük konaklarda kiler işlerini yöneten kimse.
HAREM
Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan bölüm, selamlık karşıtı. Karı, eş. Bu bölümde oturan kadınların hepsi.
HAN
Doğu ülkelerinde yerli beyler ve Kırım girayları için kullanılan unvan. Osmanlı padişahlarının adlarının sonuna getirilen unvan. Büyükşehirlerde serbest mesleklerde çalışanların oda veya daire tutup çalıştıkları birkaç katlı yapı. Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri. Yol üzerinde veya kasabalarda yolcuların konaklamalarına yarayan yapı.
KALMAK
Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek. Yapamamak. Eğleşmek. Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek. Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak. Sınırlanmak. Oturmak, yaşamak. Olmak, herhangi bir durumda bulunmak. İşlemez, yürümez duruma gelmek. Sınıf geçmemek. Herhangi bir durumu sürdürmek. Oyalanmak, vakit geçirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Varlığını korumak, sürdürmek. Hayatını sürdürmek, yaşamak. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak. Yetinmek. Miras olarak geçmek. Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak. İleriye atılmak, ertelenmek. Konaklamak, konmak.
HASTEL
Daha ziyade gençlerin ve araştırmacıların konaklaması için yapılmış ve belirli kurallara göre yönetilen ucuz tesisler.
İNMEK
Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Alçalıp eski durumuna dönmek. Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak. Sayısı azalmak. Fiyatı düşürmek. Ağmak. Uzamak, ulaşmak. Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak. Değeri düşmek. Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak. İnme gelmek. Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek. Konaklamak. Vurmak. Yıkılmak.
DURAK
Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.
KERVANSARAY
Ana yollarda kervanların konaklaması için yapılmış olan büyük han.
KIŞLAK
Kışın barınılan yer. Kışın orduların, göçebe oymakların hayvanlarıyla birlikte yayladan inip konakladıkları yer.
ÇUBUKÇU
Çubuk yapıp satan kimse. Saraylarda ve büyük konaklarda tütün çubuklarını hazırlayan kimse.
KAMP
Çadır, baraka vb. eğreti araçlardan oluşturulan konak yeri. Belli bir düşünce çevresinde birleşen topluluk. Tutsakların veya siyasal sürgünlerin toplanıldığı yer. Kurum ve kuruluşlarda çalışanların dinlenmek, eğlenmek için gittikleri konaklama yeri. Bu yerde konaklama.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
AYVAZ
Koca, erkek, eş. Savaş gemilerinde çalışan cerrah yardımcısı. Büyük konaklarda mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak.
ÇEŞNİCİ
Saraylarda ve büyük konaklarda yemek ve sofra işlerini yöneten kimse. Tütün veya içkilerin tat ve niteliğini belirleyen kimse. Sikkelerin ayarını düzenleyen kimse.
DİNE
Konaklama yeri.
İPLİCİK
Sığırların soluk borularına yerleşen ve ara konakçısız bulaşan, en çok 8 santimetre uzunluğunda akciğer kıl kurdu (Dictyocaulus viviparus).
EĞLEK
Sürünün yazın öğle sıcağında dinlendiği gölgelik. Yolcuların geceyi geçirdikleri yer, han, konak.
KALFA
Aşaması çırakla usta arasında bulunan zanaatçı. Mimar yardımcısı. Çocukları evlerinden alarak okula, okuldan evlerine götüren kimse. İptidailerde hoca yardımcısı. Saraylarda ve büyük konaklarda halayıkların başında bulunan kadın.
GÖÇÜRÜCÜ
Seferde padişah tuğlarının ikisini bir konak ileride taşıyan dört kişiden ikisine verilen unvan.