Kelimeler arşivi içinde; başında "onal" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. onal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu onal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde onal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ONALTILIK
ONALTMAK
ONALMAK
ONAL
ONAL
Doğum : Onaldan beri kanınca su içmedim.
ONALTMAK
Hastalığı, yarayı iyileştirmek. Bozulmuş bir şeyi düzeltmek, işe yarar duruma getirmek.
ONALTILIK
Birlik notanın on altıda biri uzunluğunda nota.
ONALMAK
İyileşmek, düzelmek. İyileşmek, geçmek: Yarası onalmış.
Bu bölümde tanımı içerisinde ONAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMPLİFİER
Aldığı sinyali güçlendiren ve çalgı aletleri için kullanılan tipleri aynı zamanda sinyalin belirli frekanslarını vurgulayabilen, ona tonal karakter ve kirlenim katabilen cihaz.
KÖŞEGEN
Bir çokgende ardışık olmayan veya birçok yüzlüde aynı düzlem üzerinde bulunmayan iki köşe arasına çekilen çizgi, kutur, diyagonal.
NAZİZM
Almanya'da 1930'lu yıllarda Hitler tarafından kurulan Nasyonal Sosyalist Partisinin, Alman ırkının üstünlüğünü savunan politikası, Hitlercilik.
ULUSLARARASI
Çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal.
IU
İnternasyonal ünite.
HİBRİDASYON
İki tür arasında yapılan birleştirme. İki farklı türe ait DNA tek sarmallarının birbiriyle kısmi çift sarmallar oluşturması. Monoklonal antikor tekniğinde, miyeloma hücreleriyle dalak hücrelerinin kaynaştırılması işlemi. Destek tabakadaki nükleik asitlerin işaretli problarla muamele edilmesi işlemi.
AKILCI
Akılcılıktan yana olan, usçu, rasyonalist (kimse). Akılcılıkla ilgili.
HOLOPROZENSEFALİ
Nöronal migrasyon anomalisi, beyin yarım kürelerinin deformiteleri ve özellikle koku soğanıyla traktuslarının yokluğuyla belirgin, merkezi sinir sisteminin bir gelişim bozukluğu.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
EŞLEÇ
Sesi arzu edilen tonal karaktere büründürmek için çeşitli düzeylerdeki frekans aralıklarında birbirinden bağımsız olarak değişiklik yapmaya yarayan devre.
DÖRTYAŞAR
Onaltı santim uzunluğunda yemeni.
ADENOBLAST
Embriyonal gelişim sırasında bez dokusunu oluşturacak olan öncü hücrelerden her biri, embriyonal bez hücresi. Ana bez hücresi. Embriyonik bez hücresi.
MİLLİYETÇİLİK
Maddi ve manevi açılardan millet ve ülkesinin çıkarlarını her şeyin üstünde tutma anlayışı, ulusçuluk, ulusalcılık, nasyonalizm.
HİBRİDOMA
Sadece melez hücre grubunda, özellikle B ya da T lenfositlerinin miyeloma hücreleri ile birleşmesi ile oluşan, sürekli kontrolsuz bir şekilde antikor ya da T hücresi reseptörleri meydana getiren, genellikle monoklonal antikor oluşturan hücreler olarak da bilinen hücreler.
USSALLAŞTIRMA
Herhangi bir işi veya davranışı akla uygun kılma, rasyonalizasyon.
İŞLEVCİLİK
Toplumu, her bir ögesi belli bir işlev yapan karşılıklı bağlılıklar ve etkileşmeler düzeni olarak gören, toplumu tek başına belirleyen herhangi bir temelin bulunmadığını savunan akım, görevcilik, fonksiyonalizm. Algının öncelikle gereksinimler ve coşkulara dayalı etkinliklerin sonucu olduğunu savunan görüş, görevcilik, fonksiyonalizm.
GALAKTORA
Zamansız olarak memenin gelişmesi ve süt salgısının başlaması. İki türlü olabilir. Premature laktasyon, gebeliğin ileri dönemlerinde memenin gelişip laktasyonun başlaması. Yeni doğanlarda değişik hormonal etkilerle memelerin gelişmesi.
FELDSPATSILAR
Kayaç yapıcı mineral grubu. (Metalimsi olmayan parıltı, çizgi ak. Silis miktarı feldspat oluşumuna yeterli olmayan magmaların billurlaşmasından feldspatlar yerine oluşan minerallerdir. En önemlileri: Lösit K (Al Si2O6), ak gri; sertlik 5.5-6, yoğunluk 2.5; kubusal ve rombusal. Nefelin, Na (Al SiO4; ak, sarımsı, yeşilimsi; sertlik, 5.5-6, yoğunluk 2.6-2.65; hekzagonal. Sodalit, ak gri, yeşilimsi, nosean, gri, kara, mavi, hauin, açık mavi, yeşil, mavi, kırmızı, sarı; sertlik 5.5, yoğunlukları yaklaşık olarak 2.4; kubusaldır.).
DORAMEKTİN
Avermektinlerden mutasyonal biyosentez yoluyla hazırlanan ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak kurtları ile akciğer kurtları, bit, kene ve tırtıl gibi parazitlerle mücadelede kullanılan, parazitlerde GABA salınımını artırarak ölümlerine neden olan, makrolid grubunda yer alan bir ilaç.
USSALLIK
Akla dayalı olanın niteliği, rasyonalite. Bir amaca en etkin biçimde ulaştıracak araçları kullanmayı gerektiren tutum.