Sonu ONAL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "onal" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu onal ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında onal olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde onal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

ENTERNASYONAL

12 harfli kelimeler

TRANSİSYONAL

10 harfli kelimeler

KORDOTONAL, TRİKOMONAL, POLİKLONAL, MONOKLONAL, HEKZAGONAL

9 harfli kelimeler

METİYONAL, ANTİTONAL, DİYAGONAL

8 harfli kelimeler

HORMONAL, TRİGONAL

7 harfli kelimeler

AKSONAL

6 harfli kelimeler

ATONAL, AZONAL

5 harfli kelimeler

TONAL

4 harfli kelimeler

ONAL

Bazı kelimelerin anlamları

ONAL

Doğum : Onaldan beri kanınca su içmedim.

TRANSİSYONAL

Geçici.

ENTERNASYONAL

Uluslararası. Devletlerin proletaryasının katıldığı uluslararası topluluk.

ANTİTONAL

Tona uygun olmayan.

MONOKLONAL

Tek bir hücreden veya bu hücreye özdeş hücreler tarafından üretilen.

ATONAL

Yeni bir bestecilik çığırına göre, ton ve makam temeline bağlı kalmadan oluşturulan (beste).

HEKZAGONAL

Altıgen, altı kenarlı.

KORDOTONAL

Sopa ya da diken şeklinde duygu alıcısı. Böceklerin vücudunun çeşitli yerlerinde yer alan ve hem ses almaya hem mekanik duygu almaya yarayan yapı.

DİYAGONAL

Eğri bir biçimde dokunmuş kumaş. Köşegen.

TRİGONAL

Aralarında dik açılar bulunan üç eksenden ikisi eşit ve biri farklı olan bir kristal sisteminin adı.

METİYONAL

Metiyonin türevi olan madde.

HORMONAL

Hormonla ilgili, hormona ait.

AZONAL

Yeryüzünün herhangi bir noktasında enleme bağlı olmaksızın meydana gelen olay.

TRİKOMONAL

Trikomonadların neden olduğu, trikomonadlara ait.

POLİKLONAL

Temel bir grup hücreden gelişen doku ya da yapı. Birkaç hücre klonundan gelişen. 3.Bir hayvanın bağışıklığı ile elde edilen ve bu sebeple farklı antikor üreten hücre klonlarının ürünü olan özel antikorlar. Farklı hücrelerden elde edilen, türeyen, sağlanan. Bir kaç klona ait olan.

AKSONAL

Sinir hücresinin uzantısıyla ilgili olan. Vücut ekseniyle ilgili olan.

  -   -   -  

Anlamında ONAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ONAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HİBRİDOMA

Sadece melez hücre grubunda, özellikle B ya da T lenfositlerinin miyeloma hücreleri ile birleşmesi ile oluşan, sürekli kontrolsuz bir şekilde antikor ya da T hücresi reseptörleri meydana getiren, genellikle monoklonal antikor oluşturan hücreler olarak da bilinen hücreler.

DORAMEKTİN

Avermektinlerden mutasyonal biyosentez yoluyla hazırlanan ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak kurtları ile akciğer kurtları, bit, kene ve tırtıl gibi parazitlerle mücadelede kullanılan, parazitlerde GABA salınımını artırarak ölümlerine neden olan, makrolid grubunda yer alan bir ilaç.

AMPLİFİER

Aldığı sinyali güçlendiren ve çalgı aletleri için kullanılan tipleri aynı zamanda sinyalin belirli frekanslarını vurgulayabilen, ona tonal karakter ve kirlenim katabilen cihaz.

DÖRTYAŞAR

Onaltı santim uzunluğunda yemeni.

AKILCI

Akılcılıktan yana olan, usçu, rasyonalist (kimse). Akılcılıkla ilgili.

EŞLEÇ

Sesi arzu edilen tonal karaktere büründürmek için çeşitli düzeylerdeki frekans aralıklarında birbirinden bağımsız olarak değişiklik yapmaya yarayan devre.

FELDSPATSILAR

Kayaç yapıcı mineral grubu. (Metalimsi olmayan parıltı, çizgi ak. Silis miktarı feldspat oluşumuna yeterli olmayan magmaların billurlaşmasından feldspatlar yerine oluşan minerallerdir. En önemlileri: Lösit K (Al Si2O6), ak gri; sertlik 5.5-6, yoğunluk 2.5; kubusal ve rombusal. Nefelin, Na (Al SiO4; ak, sarımsı, yeşilimsi; sertlik, 5.5-6, yoğunluk 2.6-2.65; hekzagonal. Sodalit, ak gri, yeşilimsi, nosean, gri, kara, mavi, hauin, açık mavi, yeşil, mavi, kırmızı, sarı; sertlik 5.5, yoğunlukları yaklaşık olarak 2.4; kubusaldır.).

MİLLİYETÇİLİK

Maddi ve manevi açılardan millet ve ülkesinin çıkarlarını her şeyin üstünde tutma anlayışı, ulusçuluk, ulusalcılık, nasyonalizm.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

USSALLAŞTIRMA

Herhangi bir işi veya davranışı akla uygun kılma, rasyonalizasyon.

USSALLIK

Akla dayalı olanın niteliği, rasyonalite. Bir amaca en etkin biçimde ulaştıracak araçları kullanmayı gerektiren tutum.

HOLOPROZENSEFALİ

Nöronal migrasyon anomalisi, beyin yarım kürelerinin deformiteleri ve özellikle koku soğanıyla traktuslarının yokluğuyla belirgin, merkezi sinir sisteminin bir gelişim bozukluğu.

KÖŞEGEN

Bir çokgende ardışık olmayan veya birçok yüzlüde aynı düzlem üzerinde bulunmayan iki köşe arasına çekilen çizgi, kutur, diyagonal.

NAZİZM

Almanya'da 1930'lu yıllarda Hitler tarafından kurulan Nasyonal Sosyalist Partisinin, Alman ırkının üstünlüğünü savunan politikası, Hitlercilik.

ULUSLARARASI

Çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal.

ADENOBLAST

Embriyonal gelişim sırasında bez dokusunu oluşturacak olan öncü hücrelerden her biri, embriyonal bez hücresi. Ana bez hücresi. Embriyonik bez hücresi.

GALAKTORA

Zamansız olarak memenin gelişmesi ve süt salgısının başlaması. İki türlü olabilir. Premature laktasyon, gebeliğin ileri dönemlerinde memenin gelişip laktasyonun başlaması. Yeni doğanlarda değişik hormonal etkilerle memelerin gelişmesi.

HİBRİDASYON

İki tür arasında yapılan birleştirme. İki farklı türe ait DNA tek sarmallarının birbiriyle kısmi çift sarmallar oluşturması. Monoklonal antikor tekniğinde, miyeloma hücreleriyle dalak hücrelerinin kaynaştırılması işlemi. Destek tabakadaki nükleik asitlerin işaretli problarla muamele edilmesi işlemi.

İŞLEVCİLİK

Toplumu, her bir ögesi belli bir işlev yapan karşılıklı bağlılıklar ve etkileşmeler düzeni olarak gören, toplumu tek başına belirleyen herhangi bir temelin bulunmadığını savunan akım, görevcilik, fonksiyonalizm. Algının öncelikle gereksinimler ve coşkulara dayalı etkinliklerin sonucu olduğunu savunan görüş, görevcilik, fonksiyonalizm.

IU

İnternasyonal ünite.