Kelimeler arşivinde; içinde "mece" olan, toplam 85 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mece bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu mece ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mece olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BÜYÜKÇEKMECE, TEPELEMECENE, DÜZDEĞİŞMECE, SÖYLETMEMECE, DEĞİŞTİRMECE, KÜÇÜKÇEKMECE
ŞÖYLEMECENE, MECELLEŞMEK
DÖNDÜRMECE, DİRİLTMECE, DÜZMECELİK, BİLMECELİK, BELLETMECE, YÜZLEŞMECE, HÜPLEMECEK, TEPELEMECE, KESTİRMECE, ÖYLEMECENE, SİNNENMECE
GÜLMECELİ, DİNLEMECE, DEĞİNMECE, DİREMECEN, ÇEKMECELİ, BİLMEMECE, BİLMECELİ, GÖTEŞMECE, YÜZLEMECE, ŞİŞİRMECE, MEMECELER
SİNMECEK, ALAMECEK, EVİRMECE, ÇEYHMECE, DÜRTMECE
DÖKMECE, DÖNMECE, DÜTMECE, SÜRMECE, EGMECEK, GERMECE, GÖMMECE, SİNMECE, SEPMECE, BİLMECE, ÖRTMECE, MECELLE, SEÇMECE, KESMECE, GÜLMECE, GÖRMECE, DÜZMECE, SİLMECE, DÜRMECE, BEZMECE, BÜLMECE, BÜZMECE, ÇELMECE, ÇEHMECE, ÇEKMECE, DELMECE, DERMECE, DİKMECE
ÜTMECE, İÇMECE, YEMECE, ÖRMECE, YİMECE, ÖNMECE, MECENE, MECENA, KİMECE, İLMECE, HÖMECE, EYMECE, EMECEN, EGMECE, DEMECE, DİMECE
ÖMECE, MECEL, İMECE, MECEK, ÜMECE
MECE
MECE
İmece.
DİRİLTMECE
Unutulmuş, ölmüş sayılan eski bir sözcüğü yeniden kullanarak ona yaşama olanağı kazandırma.
SÖYLETMEMECE
Söyletmeksizin.
HÜPLEMECEK
Küçük çakıl taşı ya da fındıkla oynanan bir çeşit çocuk oyunu.
BELLETMECE
Yapma bir düzen içinde birtakım çağrışımlar ile belleği güçlendirme yolu.
BÜYÜKÇEKMECE
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.
DÖNDÜRMECE
Her koşanın son sözcüğünü, sonraki koşanın ilk sözcüğü yapma biçiminde ortaya çıkan bir divan yazını söz sanatı. Ör. / Ey vücud-i kâmilin esrar-i hikmet masdarı / Masdarı zatın olan eşya sıfatın mahzarı / Mahzarı her hikmetin sensin ki kilk-i kudretin / Safha-i eflâke nakşetmiş hutut-i ahteri / Ahteri mes'ut olan oldur ki tab-i pâk ilen / Kaabil-i feyz ola lütfundan safa-yı cevheri. (Fuzuli).
DÜZMECELİK
Düzmece olma durumu.
DÜZDEĞİŞMECE
Benzetme ilgisi bulunmaksızın, neden-sonuç gibi türlü ilişkilerle bir sözcüğün başka bir sözcük yerinde kullanılması sanatı, bk. değişmece. Birçok türleri vardır: a. Kabı, içindekinin yerinde kullanma. Ör. Sobayı yaktım. b. Sonucu, nedenin yerine kullanma. Ör. Bereket yağıyor. c. Bütünü parçanın yerine kullanma. Ör. Tırnağımı kestim. ç. Geneli, özelin yerine kullanmak: At yerine hayvan demek gibi. Ör. Hayvanı eyerlemek. d. Aracın, yaptığı iş yerine kullanılması. Ör. Türk dili e. Somut adı soyut kavram yerine kullanmak. Ör. Onun kolu uzundur.
ŞÖYLEMECENE
Şu biçimde.
MECELLEŞMEK
Ağız kavgası yapmak, tartışmak. Uğraşmak, didinmek.
BİLMECELİK
Koşukta bir adı, im yoluyla gösterme sanatı. Ör. / Bende yok sabr ü sükûn sende vefadan zerre / İki yoktan ne çıkar fikredelim bir kerre. (NA-Bİ). Tarih düşürürken bir dizede görülen eksikliği ya da artıklığı imleme yoluyla belirtme. Ör. / B ile yazdı kalem septedicek tarihin / Kışlada etti bina valide sultan hammam. (Süruri) (son dizenin eksiği B=2 ile tamlanmıştır).
TEPELEMECENE
Tepe biçimi oluşturacak denli dolu.
YÜZLEŞMECE
Yüz yüze gelerek.
DEĞİŞTİRMECE
Ulusal ya da uluslararası karşılaşmalarda takımların karşılıklı olarak birbirlerinin kent ya da ülkelerine giderek karşılaşma yapmaları. Bir takımın karşılaşma için kendi kent ya da ülkesinin dışına gitmesi. Bir takımda yer alan oyuncuların oyun biçimi gereği yer değiştirmesi.
KÜÇÜKÇEKMECE
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.
Bu bölümde tanımı içerisinde MECE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KESTİRMECE
Yaklaşık, tahminî. (kesti'rmece) Kısa yoldan, kısaca.
ÇİMEK
Çimecek yer.
GÖZ
Görme organı, basar. Bakış, görüş. Çekmece. Delik, boşluk. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. Bölüm, hane. Bazı deyimlerde, görme ve bakma. Oda. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. Terazi kefesi. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. Nazar. Bazı yaraların uç bölümü.
MASNU
Sanatla yapılmış (ürün). Aslı olmayan, uydurma, yapma, düzme, düzmece, sahte.
İRONİ
Gülmece. Söylenen sözün tersini kastederek kişiyle veya olayla alay etme.
GÜLMECELİ
İçinde gülmece nitelikleri bulunan (yazı, karikatür vb.), mizahi.
MİZAH
Gülmece.
KONSOL
Duvar kenarına yerleştirilen, üstüne ayna ve başka süs eşyası konulan, çekmeceli, dolaplı mobilya. Yalnız bir yanındaki dayanak tarafından taşınan, diğer bölümleri boşlukta olan yatay yapı ögesi.
DANDİK
Düşük nitelikli. Düzmece.
EDEBİKELAM
Örtmece.
HUMOR
Gülmece. Alay, dalga geçme, hafife alma, boş verme.
DARILMACA
"Sakın darılma" anlamında kullanılan darılmaca yok veya darılmaca gücenmece yok deyiminde geçen bir söz.
ÇEKMECELİ
Çekmecesi olan.
DİLİM
Bir bütünden kesilmiş veya ayrılmış ince, yassı parça. Değişik anlatı türü, masal, efsane, bilmece vb. bir metnin, bir eserin aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, epizot. Belli ölçülere göre oluşmuş bölüm. Radyatör parçalarından her biri.
ÇEKME
Çekmek işi. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Çekmece. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Düzgün biçimli. Parmak ya da mızrapla çalınan çalgı. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. Çekilerek giyilen veya kullanılan.
KESMECE
Kesilip müşteriye gösterilerek satılan (kavun, karpuz). (ke'smece) Kesip bakarak beğenmek şartıyla. (ke'smece) Aradaki değer ayrımını gözetmeksizin hepsi bir fiyattan.
KUBAŞMAK
İmece ile iş yapmak, yardımlaşmak.
İÇME
İçmek işi. İçinde birtakım mineraller ve tuzlar bulunan, suyu ilaç olarak ve çoğunlukla iç sürdürmek için içilen kaynak, içmece.
İLAM
Bildirme, anlatma. Bir davanın mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmî belge.
ÇEKMELİ
Çekmesi olan. Çekmecesi olan.