Kelimeler arşivinde; içinde "mec" olan, toplam 282 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mec bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu mec ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mec olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MECALSİZLEŞTİRMEK, MECKELDİVERTİKÜLÜ
İYİLEŞTİRMECİLİK, MECALSİZLEŞTİRME
EBEGÜMECİGİLLER, ÖZLEŞTİRMECİLİK, TÜRKMENMECİDİYE
DÜZENLEMECİLİK, ŞEKERLEMECİLİK, BETİMLEMECİLİK, ELEŞTİRMECİLİK, GÖZETLEMECİLİK, MECALSİZLEŞMEK, ÖRNEKSEMECİLİK, RESİMLEMECİLİK, TEMİZLEMECİLİK, ÜZGÜLENMECİLİK
GÖSTERMECİLİK, İNCELEMECİLİK, DÜZELTMECİLİK, İLERLEMECİLİK, İYELENMECİLİK, MECALSİZLEŞME, MECİDİYEKAVAK, MECİSTOCİRRUS, MEMECİNGILİĞİ, USLUEBEKÖMECİ
BÜYÜKÇEKMECE, GÖRÜŞMECİLİK, GÖZLEMECİLİK, İŞLETMECİLİK, KÜÇÜKÇEKMECE, ÖYKÜNMECİLİK, ÖZLEŞTİRMECİ, SÜSLEMECİLİK, MECAZIMÜRSEL, DEĞİŞTİRMECE, DERLEMECİLİK, DÜZDEĞİŞMECE, KİRİŞKESMECİ, MECNUNCASINA, SÖYLETMEMECE, ŞEHNAMECİLİK, TEPELEMECENE
BETİMLEMECİ, BEZEMECİLİK, DENEMECİLİK, DÖŞEMECİLİK, DÜZENLEMECİ, ELEŞTİRMECİ, İŞLEMECİLİK, MECALSİZLİK, MECMUACILIK, ŞEKERLEMECİ, ÇİZMECİBAŞI, ÇÖZÜMLEMECİ, DEĞERLEMECİ, EDİNMECİLİK, KÜMECİLOYUN, MECBURCULUK, MECELLEŞMEK, PEREMECİLİK, ŞÖYLEMECENE, TEMİZLEMECİ
DÖKMECİLİK, DÖVMECİLİK, İNCELEMECİ, KESTİRMECE, MECBURİYET, SEÇMECİLİK, YÜZLEŞMECE, ABDÜLMECİT, BELLETMECE, BİLMECELİK, ÇİZMECİLİK, DERMECİLİK, DİRİLTMECE, DÖNDÜRMECE, DÜĞMECİLER, DÜĞMECİLİK, DÜZELTMECİ, DÜZMECELİK, DÜZMECİLİK, EBEMGÖMECİ, EBEMKÖMECİ, GÖSTERMECİ, HÜPLEMECEK, KÜÇÜLTMECİ, MELLEMECİR, ÖRTMECİLİK, ÖYLEMECENE, PARAMECİUM, REŞMECİLİK, SİLMECİLİK, Devamını Oku »»
BALGÜMECİ, ÇEKMECELİ, EBEGÜMECİ, GÖRÜŞMECİ, GÖZLEMECİ, GÜLMECELİ, İŞLETMECİ, MECLİSARA, MECNUNANE, MECUSİLİK, ÖYKÜNMECİ, SÜSLEMECİ, ŞEHNAMECİ, ŞİŞİRMECE, YÜZLEMECE, BEMECOSUN, BİLMECELİ, BİLMEMECE, DEĞİNMECE, DERLEMECİ, DİNLEMECE, DİREMECAN, DİREMECEN, DÖNDERMEC, EBEGÖMECİ, EBEKÖMECİ, GÖTEŞMECE, MEMECELER, RUZNAMECİ, YUĞURTMEC
BEZEMECİ, DENEMECİ, DÖŞEMECİ, İŞLEMECİ, MECALSİZ, MECBUREN, MECCANEN, MECİDİYE, MECİTÖZÜ, MECMUACI, MECNUNCA, PEREMECİ, ALAMECEK, ÇEŞMECİK, ÇEYHMECE, DÜĞMECİK, DÜRTMECE, EBUĞMECİ, ECİMECİM, ECİMECİN, EVİRMECE, HİZMECCİ, İSİMECİK, KESMECİK, MECALSIZ, MECAZLAR, MECBURCU, MECİREFE, MECİTTİN, MELMECİR, Devamını Oku »»
BİLMECE, ÇEKMECE, ÇELMECE, ÇİZMECİ, DÖKMECİ, DÖVMECİ, DÜĞMECİ, DÜRMECE, DÜZMECE, DÜZMECİ, GÖRMECE, GÜLMECE, KESMECE, MECAZEN, MECAZLI, MECBURİ, MECCANİ, MECELLE, MECİDİT, MEMECİK, ÖRTMECE, SEÇMECE, SEÇMECİ, SİLMECE, SİLMECİ, BEZMECE, BÜLMECE, BÜZMECE, CİMECİK, ÇEHMECE, Devamını Oku »»
İÇMECE, MECAZİ, MECBUR, MECLİS, MECLUP, MECMUA, MECNUN, MECRUH, MECUSİ, MECZUP, NAMECİ, DEMECE, DİMECE, DÖGMEC, EGMECE, EMECAN, EMECEN, EMECİK, EMECÜK, EYMECE, HÖMECE, İLMECE, İLMECİ, İMECİK, KİMECE, MECANA, MECANE, MECCAN, MECCİK, MECDUT, Devamını Oku »»
İMECE, MECAL, MECAZ, MECMU, MECRA, MECUS, EMECİ, İMECİ, KUMEC, MECDE, MECDİ, MECEK, MECEL, MECİH, MECİK, MECİT, MECUT, ÖMECE, ÜMECE, ÜMECİ
MECE, MECİ
MEC
MEC
Pulluk kolu. Kara sabanın elle tutulan kısmı. (Boğaz Susuz Kars). İki tarafı da kesen kılıç. En düşük etkili yoğunluk.
ELEŞTİRMECİLİK
Eleştiricilik.
EBEGÜMECİGİLLER
Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, örnek bitkisi ebegümeci olan bir bitki familyası.
MECALSİZLEŞTİRMEK
Güçsüz, kuvvetsiz, dermansız, takatsiz bir duruma getirmek.
TÜRKMENMECİDİYE
Eskişehir şehrinde, Mahmudiye ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
MECALSİZLEŞMEK
Güçsüz, kuvvetsiz, dermansız, takatsiz bir duruma gelmek.
MECKELDİVERTİKÜLÜ
Embriyo gelişiminde ince bağırsağın orta bölgesindeki vitellus kesesi artıklarından oluşan duktus vitellinus içerisindeki kalıntılar.
BETİMLEMECİLİK
Betimlemeci olma durumu, tasvircilik.
ÖRNEKSEMECİLİK
Hayvan öyküncelerinin anakonusu olan, görünüşte hayvan, devinim ve konuşma yönlerinden insansal özellikler gösteren hayvanların durumunu anlatan sözcük, bk. hayvan öyküncesi. karşılığı hayvan masalı.
MECALSİZLEŞTİRME
Mecalsizleştirmek işi.
GÖZETLEMECİLİK
Soyunan ya da cinsel ilişkide bulunan insanları gözetleyerek cinsel doygunluk sağlama.
İYİLEŞTİRMECİLİK
Toplumsal yaşayışın hangi bölümünde olursa olsun istenilen değişme ve gelişmelerin, devrimsel girişimler yerine birbirini izleyen ve yavaş yavaş uygulanan düzeltici önlemlerle gerçekleşebileceğini ileri süren görüş.
ÖZLEŞTİRMECİLİK
Bir dili yabancı ögelerden arıtarak arı, katışıksız bir duruma getirmeyi ve kendi imkânlarıyla geliştirmeyi amaçlayan çalışma, tasfiyecilik, pürizm.
ŞEKERLEMECİLİK
Şekerlemecinin işi veya mesleği.
RESİMLEMECİLİK
Yirminci yüzyılın başlarında İngiliz şairi Richard Aldington tarafından kurulmuş ve Amerika'ya da geçmiş bir şiir çığırıdır. Bu çığır sanat tekniği ve konu seçimi bakımından serbest olduğu gibi gizemcilikten (Mysticisme'den) ve belirsizlikten kaçınır ve doğrudan doğruya fikir söylemekten çekinerek fikir ve duyguları renk ve çizgi gibi kullandığı belgin ve berrak kelimelerle sanki resimleyip telkin eder.
DÜZENLEMECİLİK
Düzenlemecinin yaptığı iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde MEC geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DANDİK
Düşük nitelikli. Düzmece.
ÇEKME
Çekmek işi. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Çekmece. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Düzgün biçimli. Parmak ya da mızrapla çalınan çalgı. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. Çekilerek giyilen veya kullanılan.
ÇILGIN
Aşırı davranışlarda bulunan, deli, mecnun. Çok büyük, aşırı, olağanüstü.
BAOBAP
Ebegümecigillerden, sıcak ülkelerde yetişen, çok yüksek olmamakla birlikte, gövdesinin çevresi 20 metreyi aşabilen bir ağaç, baobap ağacı (Adansonia digitata).
ARGINLIK
Argın olma durumu, kudretsizlik, mecalsizlik.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
BAMYA
Ebegümecigillerden, sıcak ve ılıman yerlerde yetişen bir bitki (Hibiscus esculentus). Bu bitkinin hem taze hem kurutularak yenilen ürünü.
BEZM
İçki meclisi, dost toplantısı.
ÇEKMELİ
Çekmesi olan. Çekmecesi olan.
ARMATÖRLÜK
Armatör olma durumu. Gemi işletme işi, gemi işletmeciliği.
DENEMECİLİK
Denemecinin yaptığı iş.
ÇİMEK
Çimecek yer.
ÇEKMECELİ
Çekmecesi olan.
DELİ
Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun. Coşkun, azgın (hayvan, duygu vb.). Davranışları aşırı ve taşkın olan (kimse), çılgın.
DERGİ
Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın, bülten, mecmua.
BİRLEŞİM
Birleşme işi. Döllenmek için erkekle dişi hayvanın bir araya gelmesi. Bir meclisin bir gün içindeki toplanmaları, inikat.
DARILMACA
"Sakın darılma" anlamında kullanılan darılmaca yok veya darılmaca gücenmece yok deyiminde geçen bir söz.
BEZEMECİLİK
Bezemecinin yaptığı iş.
CANSIZ
Canını yitirmiş, ölmüş. Güçsüz, mecalsiz bir biçimde. Canlı olmayan (varlık), camit. İlgi uyandırmayan, sönük. Durgun.
ÇEYREK
Dörtte bir. On beş dakikalık zaman. Gümüş mecidiyenin dörtte biri değerinde olan beş kuruş. Çeyrek altın. Alman markı.