Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mef" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mef ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında mef olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mef olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MEF
Mahıv.
Bu bölümde tanımı içerisinde MEF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÜLKÜ
Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey, ideal. İnsanı duyular dünyasının üstüne yükselten ve hiçbir zaman tam olarak gerçekleştirilemeyecek olan, yalnızca erişilmesi istenen amaç olarak kalan kılavuz ilke, mefkûre, ideal, vizyon. Gerçekte olmayıp yalnız düşüncede tasarım biçiminde var olan, yalnızca düşünce ile kavranabilen şey, ideal.
MEFRUŞATÇI
Mefruşat satan kimse, döşemeci.
VURGUN
Kolayca ve haksız ele geçen kazanç. Birine veya bir şeye vurulmuş, bağlanmış, sevmiş olan, sevdalı, âşık, meftun. Çok derinlerdeki suyun basıncı dolayısıyla iki akıntı arasında sıkışıp kalma, düzenli hava alıp verememe, birden su yüzüne çıkma vb. durumlarda dalgıcın uğradığı inme veya ölüm. Silahla yaralanmış olan. Sıcak, soğuk, dolu vb. etkilerle ürünlerde görülen zarar.
MEFRUŞATÇILIK
Mefruşatçının işi.
ABILA
Abla, büyük kız kardeş. Yenge. Hanım, hanımefendi. Karı, zevce. Görümce. Üvey kız kardeş. Koyunların sağım zamanlarında, süt sağan kadınlara çobanların hitabı. Umacı. Altmışaltı oyununda onlu.
MEFTUNİYET
Meftunluk.
İNMELİ
Bir tarafında inme bulunan, mefluç.
TUTKUN
Gönül vermiş, meftun, meclup. Bir şeye alışmış, bağlanmış, düşkün.
MEFTUNLUK
Tutkunluk, gönül vermişlik, meftuniyet.
TÜMLEÇ
Tümleyen şey, mütemmim. Genellikle fiilin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan, herhangi bir ad durumunda bulunan, edat alan ad veya tamlama, meful, mütemmim.
HANIMEFENDİLİK
Hanımefendi olma durumu ve özelliği.
DÖŞEME
Döşemek işi. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri.
ÖVÜNCE
Övünmeye yol açan veya hak kazandıran şey, mefharet.
MEFHUMCU
Mefhumlara bağlı kalan kimse.
TUTKUNLUK
Tutkun olma durumu, meftuniyet, meftunluk.
KAVRAM
Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Karın zarı, periton. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Tutam, avuç dolusu.
MEFHUMCULUK
Mefhumcu olma durumu.
DÖŞELİ
Döşenmiş olan, mefruş.
MEAL
Anlam, kavram, mefhum. Ortaya çıkan şey, sonuç, netice.
FELÇLİ
İnmeli, felç olmuş, mefluç.