Sonu MEF ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mef" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mef ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında mef olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mef olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MEF

Mahıv.

  -   -   -  

Anlamında MEF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MEF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MEFHUMCULUK

Mefhumcu olma durumu.

MEFTUNLUK

Tutkunluk, gönül vermişlik, meftuniyet.

DÖŞELİ

Döşenmiş olan, mefruş.

FELÇLİ

İnmeli, felç olmuş, mefluç.

HANIMEFENDİLİK

Hanımefendi olma durumu ve özelliği.

VURGUN

Kolayca ve haksız ele geçen kazanç. Birine veya bir şeye vurulmuş, bağlanmış, sevmiş olan, sevdalı, âşık, meftun. Çok derinlerdeki suyun basıncı dolayısıyla iki akıntı arasında sıkışıp kalma, düzenli hava alıp verememe, birden su yüzüne çıkma vb. durumlarda dalgıcın uğradığı inme veya ölüm. Silahla yaralanmış olan. Sıcak, soğuk, dolu vb. etkilerle ürünlerde görülen zarar.

MEFHUMCU

Mefhumlara bağlı kalan kimse.

ABILA

Abla, büyük kız kardeş. Yenge. Hanım, hanımefendi. Karı, zevce. Görümce. Üvey kız kardeş. Koyunların sağım zamanlarında, süt sağan kadınlara çobanların hitabı. Umacı. Altmışaltı oyununda onlu.

İNMELİ

Bir tarafında inme bulunan, mefluç.

TUTKUNLUK

Tutkun olma durumu, meftuniyet, meftunluk.

MEAL

Anlam, kavram, mefhum. Ortaya çıkan şey, sonuç, netice.

TUTKUN

Gönül vermiş, meftun, meclup. Bir şeye alışmış, bağlanmış, düşkün.

MEFRUŞATÇI

Mefruşat satan kimse, döşemeci.

MEFTUNİYET

Meftunluk.

MEFRUŞATÇILIK

Mefruşatçının işi.

ÜLKÜ

Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey, ideal. İnsanı duyular dünyasının üstüne yükselten ve hiçbir zaman tam olarak gerçekleştirilemeyecek olan, yalnızca erişilmesi istenen amaç olarak kalan kılavuz ilke, mefkûre, ideal, vizyon. Gerçekte olmayıp yalnız düşüncede tasarım biçiminde var olan, yalnızca düşünce ile kavranabilen şey, ideal.

ÖVÜNCE

Övünmeye yol açan veya hak kazandıran şey, mefharet.

KAVRAM

Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Karın zarı, periton. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Tutam, avuç dolusu.

TÜMLEÇ

Tümleyen şey, mütemmim. Genellikle fiilin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan, herhangi bir ad durumunda bulunan, edat alan ad veya tamlama, meful, mütemmim.

DÖŞEME

Döşemek işi. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri.