Kelimeler arşivi içinde; sonunda "meç" olan, toplam 146 adet kelime bulunmaktadır. Sonu meç ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında meç olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde meç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KÜSKÜLLEMEÇ
BEZDİRMEÇ, ÇEVİRTMEÇ, ÇÖĞÜRTMEÇ, DEVİRTMEÇ, GANIRTMEÇ, GANİRTMEÇ, GEÇİRTMEÇ, GOVERTMEÇ, GÖVERTMEÇ, HONGÜLMEÇ, HÜNGÜLMEÇ, KAMIRTMEÇ, KÖŞELEMEÇ, KURTGÖMEÇ, LEKTİRMEÇ, SEYİRTMEÇ, SIĞIRTMEÇ, SİĞNENMEÇ, SİNMEMMEÇ, SİNNENMEÇ, SÖBELEMEÇ, SÜRTÜNMEÇ, SÜZDÜRMEÇ, TEPELEMEÇ, YÜĞÜRTMEÇ
AŞIRTMEÇ, DEVİRMEÇ, DİKLEMEÇ, DİNENMEÇ, EBEGÜMEÇ, EGİRTMEÇ, EĞİRTMEÇ, ELİGÜMEÇ, EYİRTMEÇ, GÜNLEMEÇ, ÖFELEMEÇ, ÖNDÖVMEÇ, ÖVELEMEÇ, SERLEMEÇ, SİNGEMEÇ, ÜFELEMEÇ
DÖNEMEÇ, BULAMEÇ, BULEMEÇ, BÜKÜMEÇ, BÜLEMEÇ, DİREMEÇ, DÖNÜMEÇ, DÜREMEÇ, DÜRTMEÇ, DÜZEMEÇ, EGİÇMEÇ, EGİŞMEÇ, EĞIÇMEÇ, EĞİRMEÇ, EĞİŞMEÇ, GEDEMEÇ, GİDEMEÇ, GÜDEMEÇ, GÜDÜMEÇ, İLİKMEÇ, KURTMEÇ, KÜRTMEÇ, MİNİMEÇ, ÖNEMMEÇ, SEKEMEÇ, SÜREMEÇ, TİREMEÇ, ÜĞRÜMEÇ, YERTMEÇ, YİRTMEÇ, Devamını Oku »»
BÖLMEÇ, BESMEÇ, BUZMEÇ, BÜRMEÇ, BÜZMEÇ, DİLMEÇ, DÖGMEÇ, DÖĞMEÇ, DÖKMEÇ, DÖNMEÇ, DÖVMEÇ, DÖYMEÇ, DURMEÇ, DUTMEÇ, DÜGMEÇ, DÜĞMEÇ, DÜRMEÇ, DÜYMEÇ, EBOMEÇ, ENİMEÇ, GEĞMEÇ, GEKMEÇ, GELMEÇ, GERMEÇ, GİRMEÇ, GOLMEÇ, GÖLMEÇ, GÖRMEÇ, GÜRMEÇ, İRTMEÇ, Devamını Oku »»
DEMEÇ, EĞMEÇ, EMMEÇ, GÖMEÇ, GÜMEÇ, KÖMEÇ, DUMEÇ, EŞMEÇ, EYMEÇ, GEMEÇ, GOMEÇ, İĞMEÇ, İLMEÇ, İYMEÇ, KOMEÇ, KÜMEÇ, ÖĞMEÇ, ÖMMEÇ, ÖRMEÇ, ÖVMEÇ, ÖYMEÇ, TİMEÇ, TOMEÇ, TÜMEÇ, ÜĞMEÇ
EMEÇ, OMEÇ, ÖMEÇ
MEÇ
MEÇ
Süngü gibi yalnız batırılarak yaralamaya yarayan, kısa, düz ve ensiz kılıç. Saçın küçük tutamlar biçiminde değişik renklerde boyanmış durumu.
GANİRTMEÇ
Yeniden dikip filizlendirmek için ağaçtan koparılan dal.
KÜSKÜLLEMEÇ
Ağaç ya da demir sopa (havuç, çiğdem ve benzerleri çıkarmakta kullanılır).
ÇÖĞÜRTMEÇ
Kuvvetlendirmek için tepesi kesilmiş ağaç.
KAMIRTMEÇ
Kaldıraç.
GOVERTMEÇ
Suyu bol ayran.
HONGÜLMEÇ
Tahteravalli.
KÖŞELEMEÇ
Köşelemesine, köşesine doğru.
HÜNGÜLMEÇ
Tahteravalli.
GANIRTMEÇ
Yeniden dikip filizlendirmek için ağaçtan koparılan dal. Ağacın, asılınca kopabilecek dalı: Ganırtmece oturmuşun, düşeceksin.
DEVİRTMEÇ
Bir tarafı yüksek, diğer tarafı çukur yol, meyilli yol.
BEZDİRMEÇ
Mısır, arpa, darı ve buğday unlarından yapılan mayalı, mayasız, yağlı, yağsız, şekerli, şekersiz, ince ve kalın pişirilen saç ekmeği.
GÖVERTMEÇ
Çok sulu ayran.
KURTGÖMEÇ
Kastamonu ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ÇEVİRTMEÇ
Topaç.
GEÇİRTMEÇ
Yürüyerek ya da koşarak yapılan yarış.
Bu bölümde tanımı içerisinde MEÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİLİNMEYEN
Değeri belli olmayan, bilinmedik (nicelik), bilinmez, meçhul.
KIVRIM
Bükülmüş, kıvrılmış şeylerin oluşturduğu kat, büklüm. Ayrım, dönemeç. Bir tatlı türü. Kıvrılma sonunda oluşan toprak dalgası.
BİLEŞİKGİLLER
Bitişik yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri kömeç durumunda toplu olarak bulunan, bazı cinsleri uçucu yağ veya süt taşıyan bir familya.
İSPERMEÇET
Balinalardan ve özellikle ispermeçet balinasının başından çıkarılan, mum yapımı ve kozmetik sanayisinde kullanılan beyaz bir madde.
KARAHİNDİBA
Birleşikgillerden, uzun ve dişli yapraklı, çiçekleri sarı ve kömeç biçiminde bir bitki (Taraxacum).
EĞMEÇ
Kavis. Çay ve ırmağın dönemeç yeri.
DİFERANSİYEL
Dönemeçlerde otomobilin iki arka tekerleğinin ayrı hızla dönmesini sağlayan bir dişli aygıt. Özellikle fonksiyonların değişmeleriyle ilgili matematik dalı.
BÜKLÜM
Kıvrım. Dönemeç, viraj.
KAŞALOT
İspermeçet balinası. Aptal, budala.
BEYANAT
Demeç, bildiri.
ASPİRATÖR
Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emmeç. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç, emmeç.
BÜKÜNTÜ
Bükme sonucu oluşan biçim veya iz. Dönemeç, viraj. Bağırsakta olan ağrı.
KIVRINTI
Kıvrım. Kıvrılan yer, dönemeç.
MALUM
Bilinen, belli. Herkesçe bilinen ancak dile getirilemeyen. Bilindiği üzere, bilindiği gibi, kuşkusuz. Bilinen. Etken, meçhul karşıtı.
BELİRSİZ
Belirli olmayan, belgisiz, gayrimuayyen, vuzuhsuz. Bilinmeyen, meçhul. Niteliği hakkında tam bir bilgi edinilemeyen, müphem.
EĞRİ
Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı. Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi. Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail. Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves. Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey. Yanlış bir biçimde.
KAVİS
Bir eğrinin sınırlı bir kısmı, eğmeç.
BÜK
Dönemeç. Ovada veya dere kıyısında çalı ve diken topluluğu. Böğürtlen. Akarsu kıyılarındaki verimli tarlalar, büklük.
GÖZETİCİ
Gözetleme yapan kimse. Atletizmde ellişer metre aralıkla dönemeçlere dizilen en az dört gözlemciden her biri. Koruyucu kimse.
KIVRILMAK
Eğrilip bükülmek. Katlanmak, bükülmek. Dar bir yere büzülerek yatmak. Kıvrık bir duruma gelmek. Yuvarlak bir biçim almak. Dönmek, sapmak. Yol dönemeçli, virajlı olmak.