Kelimeler arşivinde; içinde "mak" olan 6 harfli toplam 470 tane kelime bulunmaktadır. İçerisinde mak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Bunun yanında sonu mak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan sözcüklerin linklerini kullanabilirsiniz.
GILMAK
Namaz kılmak: Her zaman cuma namazını gılar. Yapmak, etmek. Eski türkçe kılmak: kılmak. Kılmak. Kılmak, yapmak.
HAKMAK
Nalın.
URTMAK
Tutuşturmak.
GIYMAK
Acımamak. Kesmek, ufak ufak doğramak. Yiyecek mideye ezinti vermek: Bekmez içimi gıydı. Eski türkçe kıdmak: kıymak. Kıymak.
YAPMAK
Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.
YUMMAK
Kısarak kapamak, sıkarak kapalı duruma getirmek.
MAYMAK
Ayakları çarpık kişi. Caymak. Beceriksiz, sersem,şaşkın. Eli ayağı çarpık, ağzı eğri kimse. İki yana sallanan eğril-miş tekerlek. Şımarık.
DAZMAK
Kaçmak. Kaçırmak.
KOKMAK
Koku çıkarmak. Çürüyüp bozularak kötü bir koku çıkarmak, kokuşmak. Koklamak. Kokusu gelmek. Olacağıyla ilgili belirtiler göstermek, olacağı hissedilmek.
YONMAK
Yontmak.
OKUMAK
Bir yazıyı meydana getiren harf ve işaretlere bakıp bunları çözümlemek veya seslendirmek. Bir şeyin anlamını çözmek. Değerlendirmek. Bazı belirtilerle bir anlamı, gizli bir duyguyu anlamak, kavramak. Sesli olarak söylemek. Hastalığı iyi edeceğini ileri sürerek okuyup üflemek, üfürükçülük etmek. Yazılmış bir metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmek. Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek. Sövmek, küfretmek. Bir yere çağırmak, davet etmek, okuntu göndermek.
SUĞMAK
1.Sessizce içine kapanmak, sinmek. 2.Fırsat kollamak için sessizce durmak. 3.Suçlanmak, utanmak, yere bakmak. 4.Darılmak, küsmek, somurtmak. 5.Ağlaması kesilmek, susmak (çocuk için).
URUMAK
Uğramak.
MAKSUS
Bile bile, isteyerek : Sen bunu maksus mu yaptın?. Kasıtlı olarak.
SIÇMAK
Dışkıyı vücuttan dışarı atmak. Bozmak, berbat etmek.
ÇAPMAK
Koşturmak. Akın etmek, koşmak.
YAĞMAK
Yağmur, kar, dolu gökten düşmek. Toz, mermi vb. yüksekten çokça düşmek. Üst üste ve çok gelmek.
ULAMAK
Eklemek, katmak, ilave etmek.
YOĞMAK
Yıkamak.
SIZMAK
İnce aralıklardan veya gözeneklerden az miktarda ve belli olmadan yavaş yavaş akmak, çıkmak. Gizlice, haber vermeden gitmek, sıvışmak. Herhangi bir topluluğu, bir örgütü yolundan saptırmak için gizlice arasına girmek. Gizli tutulan haber, sır vb. şeyler duyulmak, yayılmak. İçki, yorgunluk vb. sebeplerle kendinden geçerek uyuyakalmak. Düşman mevzileri arasına gizlice girmek ve ilerlemek.