İçinde LİMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "lima" olan, toplam 68 tane kelime bulunuyor. İçerisinde lima bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu lima ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında lima olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

PALEOKLİMATOLOJİ

14 harfli kelimeler

KARGINSELİMAĞA, AKLİMATİZASYON

12 harfli kelimeler

POLİMASTİGOT, KLİMATOLOJİK

11 harfli kelimeler

CAMİLİMANDA, KLİMATOLOJİ, SÜBLİMASYON, POLİKLİMAKS, TALİMATNAME

10 harfli kelimeler

LİMANLAMAK, ERİKLİMANI, AKLİMASYON, TESLİMATÇI, LEHLİMACUN, MİKROKLİMA, PAŞALİMANI, SELLİMARAZ, KLİMATOLOG, HAVALİMANI

9 harfli kelimeler

LİMANDERE, ZİLLİMAŞA, İLİMANNIH, ALİMALLAH, KOMPLİMAN, LİMANLAMA

8 harfli kelimeler

HALİMADE, KOMPLİMA, ZALİMANE, KLİMASIZ, TESLİMAT, LİMANKÖY, MÜSLİMAN, SÜTLİMAN, LİMANLIK, GİLİMANA, GİLİMADI, SELİMAĞA, SÜBLİMAT, DUTLİMAN, ZALİMALİ

7 harfli kelimeler

CİLİMAK, PİLİMAN, LİMANOL, TALİMAR, TALİMAT, SİLİMAN, KLİMALI, ALİMANE, KLİMAKS, ALİMANA, CİLİMAH

6 harfli kelimeler

ELİMAN, LİMAKİ, GILİMA, ULİMAK, GLİMAN, ĞİLİMA, İLİMAÇ, İLİMAN, İLİMAR, ALİMAN, LİMAKS

5 harfli kelimeler

KLİMA, ELİMA, LİMAN, İLİMA

4 harfli kelimeler

LİMA

Bazı kelimelerin anlamları

LİMA

Sabun.

ERİKLİMANI

Giresun kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

LİMANLAMAK

Gemi bir limana girip orada kalmak. Yatışmak, sakinleşmek.

POLİKLİMAKS

Birçok farklı klimaks topluluklarından oluşan birlik.

SÜBLİMASYON

Süblimleşme. Bir maddenin katı halden sıvı duruma geçmeksizin direkt olarak gaz hâline geçmesi.

LEHLİMACUN

Lahmacun.

CAMİLİMANDA

İçel ili, Yenice bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KLİMATOLOJİK

İklim bilimi ile ilgili.

TALİMATNAME

Yönetmelik.

KARGINSELİMAĞA

Kırşehir ili, Kaman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

POLİMASTİGOT

Birkaç adet veya daha fazla sayıda kamçıya sahip mastigot.

AKLİMATİZASYON

İklime uyma.

KLİMATOLOJİ

İklim bilimi.

AKLİMASYON

İklimlendirme. Bir canlının yeni bir ortama alışması süreci.

PALEOKLİMATOLOJİ

Geçmiş çağların iklim şartlarını inceleyen bilim dalı.

TESLİMATÇI

Teslimat işiyle uğraşan kimse.

  -   -   -  

Anlamında LİMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LİMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LEVANTEN

Özellikle Tanzimat sonrasında büyük liman kentlerinde yoğunlaşan ve ticaretle uğraşan, Hristiyanlara verilen ad, tatlısu Frengi. Avrupalı gibi görünmeye özenen, züppe tavırlı. Bu tavra özgü olan.

AYNALIK

Geminin ve bağlı bulunduğu limanın adı yazılan, düz veya az yuvarlak kıç bölüm.

PATENT

Buluş belgesi. Gemilere ayrıldıkları limanın sağlık durumu için verilen belge. Uyruğunu belirten belge. Bir durum veya bir işi yalnızca kendi yetkisi altında görme.

PONTON

Batmış gemileri askıya alma işinde kullanılan büyük duba. Yat limanlarında yatların yanaşması için zincirle karaya bağlı sabit duba. Tombaz.

ISKARÇA

Kalabalık liman. Bir şeyi tıka basa doldurma. Bir limanın gemilerle dolu olması durumu.

KOSTER

Kıyı limanları arasında seferler yapmak üzere inşa edilmiş ve donatılmış küçük yük gemisi.

KABOTAJ

Bir ülkenin iskele veya limanları arasında gemi işletme işi.

LİMANLAMA

Limanlamak işi veya durumu.

EMİR

Buyruk, komut, talimat, ferman. İstek. Orta Anadolu'da şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli, kısa ve karışık budanan bir tür üzüm.

DALGAKIRAN

Kıyıdaki yapıları, tekneleri, dalgaların yıpratıcı etkisinden korumak veya gemilerin yük alıp boşaltmasını sağlamak amacıyla liman ve iskele önlerine yapılmış olan uzun set.

NEMLENDİRİCİ

Nemlendirmeye yarayan. Klima tesisatında havanın nemlenmesini sağlayan bölüm.

LİMANLIK

Liman gibi kullanılan, liman kurmaya elverişli (yer). Yatışmış, dalgasız, sakin (deniz, hava).

AĞIZLAMAK

Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.

ACIMASIZCA

Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

RAMBURSMAN

Geri ödeme. Ödeme emrini vermesi gereken bankanın talimatına göre akreditif bedelini ödeyen aracı banka.

MENDİREK

Kıyılarda dalgakıranla yapılmış liman.

KEMANE

Keman ve kemençe yayı. Bir tür halk çalgısı. Ağaç gemilerde talimarın üst ucundaki kıvrım. Delgi veya küçük torna çevirmek için kullanılan ok yayı biçimindeki araç.

MARİNA

Yat limanı.

AMBARGO

Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.