İçinde LİME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "lime" olan, toplam 75 tane kelime bulunuyor. İçerisinde lime bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu lime ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında lime olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

POLİMERLEŞTİRİLME

16 harfli kelimeler

FOTOPOLİMERLEŞME, POLİMERLEŞTİRMEK

15 harfli kelimeler

POLİMERLEŞTİRME

14 harfli kelimeler

KOPOLİMERLEŞME, KELİMEİŞEHADET, POLİMERİZASYON

13 harfli kelimeler

POLİMERLEŞMEK

12 harfli kelimeler

TEBDİLİMEKAN, KELİMELEŞMEK, MENDİLİMELEK, MİLİMETRELİK, ALİMENTASYON, POLİMERLEŞME, ALİMENTARYUS

11 harfli kelimeler

ALKALİMETRİ, ALKALİMETRE, FOTOPOLİMER, KELİMELEŞME

10 harfli kelimeler

ROCHALİMEA, SELLİMEDEK, POLİMERLİK, SARETLİMES, MİLİMETRİK

9 harfli kelimeler

GÜNÜLİMEK, GÜNİLİMEK, KELİMESİZ, KOPOLİMER, MİLİMETRE, POLİMERAZ, ALİMENTER

8 harfli kelimeler

POLİMELİ, MELLİMET, YİVLİMEK, VELİMEŞE, TEZLİMEK, ZEYLİMEN, TEHLİMEK, MUALLİME, POLİMERİ, CİLLİMEK, GILLİMEK, ÇOÇLİMEK

7 harfli kelimeler

TEKLİME, SALİMEN, SÜBLİME, ŞİPLİME, ALİMENT, ÇELLİME, NİLLİME, MÜSLİME, EHLİMEN, TELİMER, LELİMEK, POLİMER, KELİMEK, İŞLİMEK, İLİMETE, YELİMEK

6 harfli kelimeler

KELİME, VELİME, ŞELİME, HALİME, SELİME, SALİME, BALİME, ELLİME, GİLİME, İLİMEK, İLİMEG, HİLİME

5 harfli kelimeler

ALİME, LİMEN, İLİME

4 harfli kelimeler

LİME

Bazı kelimelerin anlamları

LİME

Parça.

KELİMEİŞEHADET

İslam'ın beş şartından biri olan ve "Tanıklık ederim ki Tanrı'dan başka ilah yoktur ve Muhammed onun kulu ve peygamberidir." anlamındaki söz.

POLİMERLEŞTİRME

Polimerleştirmek işi.

POLİMERLEŞTİRİLME

Polimerleştirilmek işi.

ALİMENTASYON

Beslenme. Besleme, beslenme.

MENDİLİMELEK

Birkaç renkli yaprakları çiçek gibi duran bir bitki.

POLİMERLEŞME

Polimerleşmek işi.

TEBDİLİMEKAN

Yer değiştirme.

KELİMELEŞMEK

Kelime durumuna, söz varlığı hâline gelmek, söze dönüşmek.

POLİMERLEŞMEK

Benzer veya farklı birçok küçük molekül "polimer" denilen büyük moleküller biçiminde birleşmek.

FOTOPOLİMERLEŞME

Işık etkisiyle moleküllerin kondensasyon reaksiyonu vermesi.

KOPOLİMERLEŞME

Doymamış birleşikler karışımının büyük moleküller vererek polimerleşmesi.

ALİMENTARYUS

Alimenter.

MİLİMETRELİK

Belli bir milimetre uzunluğunda olan.

POLİMERLEŞTİRMEK

Bir maddeyi polimer durumuna dönüştürmek.

POLİMERİZASYON

Küçük alt birimlerden ya da monomerlerden polimer oluşumu. Küçük moleküllerin birleşerek, genellikle büyük molekül ağırlıkta bir bileşik oluşturması işlemi. Birden fazla daha basit yapılı bileşiğin polimer hâlinde birleştirilmesi veya birleşmesi.

  -   -   -  

Anlamında LİME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LİME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

AD

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.

BENZEŞEN

Ünlü veya ünsüz benzeşmelerinde, etki altında kalan ünlü veya ünsüz: Sütçü (süt-çü), ekmekten (ekmek-ten), odalardan (oda-lar-dan) kelimelerinde bulunan -çü, -ten, -dan eklerindeki ünsüz veya ünlüler gibi.

ALINTI

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas. Başka bir dilden alınmış kelime.

BAĞLAÇ

Eş görevli kelimeleri veya önermeleri birbirine bağlayan kelime türü, rabıt, rabıt edatı: Ve, ya, veya, ya da birer bağlaçtır.

AYRINTI

Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.

AMMA

Ama. Yanına getirildiği kelimenin anlamına aşırılık katarak şaşma veya hayranlık anlatan bir söz.

ARALIKLI

Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

AKIŞMA

Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.

ANA

Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.

AĞDALI

Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).

BELİTLEME

Belitlemek işi. Tümden gelişimci bir bilime esas olacak belit sistemi.

BENZEŞMEZLİK

Bir kelimede bulunan aynı veya benzeri seslerden birinin değişikliğe uğraması, disimilasyon: Kınnap kırnap, attar aktar gibi.

ANAGRAM

Bir kelimedeki harflerin yerleri değiştirilerek elde edilen kelime.

BAŞKAFİYE

Dize başlarında aynı kelime olmamak kaydıyla aynı sesleri veren kelimelerden oluşan uyak.

AŞK

Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.

BENZEŞME

Benzeşmek işi, analoji. Kelime içinde, yan yana düşen iki sesten birinci sesin ikincisinin etkisiyle değişmesi, dönüşme, asimilasyon: yurt-daş yurttaş, çarşanba çarşamba, o + bir öbür gibi.

AKBUĞDAY

Kurak iklime dayanıklı, beyaz kabuklu, ekmeklik buğday.

ANLAM

Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.