İçinde KIKI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kıkı" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kıkı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kıkı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kıkı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

KIKIRDATMAK, KIKIRDAKSIZ

10 harfli kelimeler

KIKIRDAKLI, KIKIRDAMAK, KIKIRDEMEK, KIKIRDAYIŞ, KIKIRDATMA, KIKIRDAKSI

9 harfli kelimeler

KIKIRDAMA

8 harfli kelimeler

KIKIRLIK, KIKIRDAK

7 harfli kelimeler

KIKIRTI, KIKIRİK

6 harfli kelimeler

KIKIRT, KIKICI

5 harfli kelimeler

KIKIN, KIKIL, KIKIK

4 harfli kelimeler

KIKI

Bazı kelimelerin anlamları

KIKI

Koyun, keçi gübresi. İnsan dışkısı, pislik. Çocukların boyunlarına taktıkları boncuk dizisi. Boğazda çıkan yumruk biçiminde şişkinlik (guatr hastalığı).

KIKIRDEMEK

Kıkır kıkır gülmek.

KIKICI

Bir çeşit kır bitkisi.

KIKIRLIK

İçten gülme durumu.

KIKIRDAKSIZ

Yapısında kıkırdak bulunmayan.

KIKIRDAYIŞ

Kıkırdama işi.

KIKIRDAMAK

"Kıkır kıkır" diye ses çıkararak gülmek. Ölmek. Donacak kadar üşümek. Soğuktan donmak.

KIKIRDATMA

Kıkırdatmak işi.

KIKIRİK

Temiz giyinmiş insan. Çömelerek oturma durumu. Yerfıstığı.

KIKIRT

Bir şeyin sonu.

KIKIRDAMA

Kıkırdamak işi.

KIKIRDAK

Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu. Kakırdık. Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça.

KIKIRDAKSI

Kıkırdakla ilgili, kıkırdak yapısında, kıkırdaktan oluşmuş, kıkırdaklı, kartilajinöz.

KIKIRDAKLI

Yapısında kıkırdak bulunan.

KIKIRTI

Kıkırdama sırasında çıkan sesin adı.

KIKIRDATMAK

Kıkırdamasına sebep olmak.

  -   -   -  

Anlamında KIKI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIKI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MENİSK

Bir yüzü içbükey, öbür yüzü dışbükey olan mercek. Bazı eklemlerde kemik arasında bulunan kıkırdak bölüm.

BALIKLAR

Asalak yassı solucanların arakonakçısı olarak adı geçen soğuk kanlı omurgalılar sınıfı. Omurgalı hayvanlardan, deniz ve tatlı sularda yaşayan, yüzgeçleri ile hareket eden kemikli ya da kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçları ile soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtlayan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde, yüzmeye elverişli vücutları olan, bazı sınıflandırmalara göre üst sınıf, bazılarına göre ise bir sınıf. (Pisces), Omurgalılar (Vertabrata) dalının kıkırdaklı ve kemikli balıkları içine alan ikinci sınıfı. Soğuk kanlıdırlar. Tamamiyle suda yaşarlar ve suda erimiş oksijeni solungaçları araciyle solunurlar. Ayakları yüzgeç biçiminde gelişmiştir. Vücut genel olarak uzunca ve iki uca doğru sivrilmiş durumda olup üzeri pullarla örtülü ya da çıplaktır. Sonda geniş bir kuyruk yüzgeci bulunur. Genel olarak yüzme keseleri vardır. Ayrı eşeylidirler. Yumurtlarlar. Yumurtalar çok sayıda suya bırakılır ve sonra döllenir (dış döllenme). Birkaç cinsi doğurur. Hareket vücut dalgalanması ya da kuyruk yüzgeci ile sağlanır. Bugün en modern hayvan sınıflandırılmalarında gerçek balıklar tükel-ağızlılar (Teleostomi) adı altında toplanır ve diğer balıklar başka gruplara sokulurlar. Sillur devrinden beri yaşamaktadırlar. Keski-solungaçlılar (Elasmobranchii) ve tükel-ağızlılar (Teleostomi) olmak üzere iki alt-sınıfa ayrılırlar. Samsun şehrinde, Bafra ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Balıklar takımyıldızı, Balıklar burcu.

CHONDRİCHTHYES

Kıkırdaklı balıklar.

AKONDROPLAZİ

Fibroblast çoğalmasını düzenleyen genin mutasyonundan kaynaklanan, iskelet sistemindeki kıkırdak doku gelişiminin az veya hiç olmamasıyla belirgin, en önemli cücelik nedeni olarak değerlendirilen genetik bozukluk. Kimi köpek ırklarının doğal vücut yapısı bu özelliktedir.

ADENOKONDROM

Bez ve kıkırdak doku elemanlarından oluşan iyicil tümör.

ALKAPTONÜRİ

İnsan ve orangutanlarda fenilalanin-trozin metabolizmasındaki bozukluktan kaynaklanan, alkapton ve oksidasyon ürünlerinin idrarla atılmaları, idrarın koyu renkli oluşu, eklem yangısı, kıkırdak ve ligamentlerin kahverengi-sarı renkteki görünümüyle belirgin, otozomal çekinik geçişli kalıtsal hastalık, okronozis.

DÜĞME

Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı. Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça. Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı.

KAKIRDAK

Kuyruk yağının eritildikten sonra kalan gevrek posası, kıkırdak.

OMURGA

Sırt boyunca uzanarak vücuda destek sağlayan, kemikten, kıkırdaktan veya her ikisinden oluşan, içinde omuriliği barındıran kemik yapı. Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi. Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, belkemiği, esas.

AGREKAN

Yüz otuz kadar kondroitin sülfat ve keratan sülfat, glikozaminoglikan zincirinin bağlandığı 210000 mol ağırlığında, kıkırdakta bulunan bir proteoglikan.

MENİSKÜS

Diz eklemlerinde kemik arasındaki kıkırdak yapıda oluşan yaralanma.

JELATİN

Genellikle hekimlik ve fotoğrafçılıkta kullanılan, hayvanların kemik, kıkırdak vb. dokularından veya bitkisel yosunlardan elde edilen saydam, renksiz, kokusuz bir madde. Ambalaj için kullanılan ince, parlak bir madde.

DERMETMOİT

Balıklarda nörokranyumun nazal bölgesindeki kıkırdak kemiklerinin ortada tek olanı.

TUTKAL

Deri, kıkırdak vb. hayvansal maddelerden elde edilen, katılaşıp sertleşme özelliğiyle tahta, kâğıt vb. yapıştırmaya yarayan madde.

ÇENE

Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.

ARİTENOİDEKTOMİ

Yapısı bozulmuş olan ibriksi kıkırdağın ameliyatla uzaklaştırılması.

KEMİRCİK

Burun, kulak vb.nde bulunan küçük kıkırdak.

BINGILDAK

Kafatasının kemikleşmeden önce kemiklerin birleşme yerlerinde bulunan kıkırdak bölümü.

AKONDROGENEZİS

Ayak ve bacak kemiklerinin, kemik ve kıkırdaklardaki bozukluklar nedeniyle, aşırı derecede kısalmasıyla belirgin bir yapılış bozukluğu.

ALKAPTON

Alkalilere ilgi gösteren bir grup madde, homojentisik asit. Alkaptonüri hastalarında idrarda görülür, kemik ve kıkırdak dokusu için zararlıdır.