İçinde KILA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kıla" olan, toplam 139 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kıla bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kıla ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kıla olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

ŞARKILAŞTIRILMAK

15 harfli kelimeler

ŞARKILAŞTIRILMA

14 harfli kelimeler

BIRAKILABİLMEK, ŞARKILAŞTIRMAK

13 harfli kelimeler

BIRAKILABİLME, KARACAKILAVUZ, SIKILAŞTIRMAK, ŞARKILAŞTIRMA

12 harfli kelimeler

İNKILAPÇILIK, KILAVUZLAMAK, AÇKILATILMAK, BAKILABİLMEK, ÇAKILABİLMEK, ÇAKILAYAZMAK, ERKEKKILAVUZ, KILAYAKLILAR, MURATFAKILAR, SIKILAŞTIRMA, TAKTAKILAMAK, YAKILABİLMEK, YIKILABİLMEK

11 harfli kelimeler

KATKILANMAK, KILAĞILAMAK, KILAVUZLAMA, YANKILANMAK, AÇKILATILMA, BAKILABİLME, ÇAKILABİLME, ÇAKILAYAZMA, KILAĞLANMAK, KILAVLANMAK, KILAVULAMAK, KILAVUZÖMER, KILAVUZTEPE, SALKILANMAK, SARIFAKILAR, YAKILABİLME, YANKILATMAK, YENKILANMAK, YIKILABİLME

10 harfli kelimeler

AÇKILANMAK, AÇKILATMAK, ÇIKILANMAK, ÇIKILATMAK, FIŞKILAMAK, KILAĞILAMA, SIKILANMAK, YANKILAMAK, YANKILANIM, YANKILANMA, ARKILANMAG, AVKILANMAK, ÇIMKILAMAK, DAKILANMAK, GAKKILAMAK, HINKILAMAK, İSAFAKILAR, KAKKILAMAK, KATKILANMA, KILABİLMEK, KILAĞLAMAK, KILALANMAK, KILAVLAMAK, KILAVUZLAR, KILAVUZLUK, KISKILAMAK, KIŞKILAMAK, ŞAKKILAMAK, TAKILAŞMAK, TAKILATMAK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

AÇKILAMAK, AÇKILANMA, AÇKILATMA, ATKILAMAK, ÇIKILAMAK, ÇIKILANMA, ÇIKILATMA, DIŞKILAMA, FIŞKILAMA, İNKILAPÇI, KILAĞISIZ, SIKILAMAK, SIKILANMA, YANKILAMA, AKILALMAZ, AVKILAMAK, DAKILAMAK, KAKILAMAK, KILABİLME, KILAFATLI, KILAVUZLU, ŞAKILAMAK, TAKILAMAK

8 harfli kelimeler

AÇKILAMA, ATKILAMA, ÇIKILAMA, KILAĞILI, SIKILAMA, ASKILAMA, IKILAMAK, KAYKILAR, KILAMADA, KILAPTAN

7 harfli kelimeler

İNKILAP, KILAVUZ, ARKILAÇ, BAKILAK, FAKILAR, KILACUK, KILAÇNA, KILAGLI, KILAĞIZ, KILAĞLI, KILAMIK, KILAMUK, KILANLI, KILATMA, KILAVAN, KILAVAT, KILAVLI, KILKILA, ŞAYKILA

6 harfli kelimeler

KILAĞI, KILADE, KILAGI, KILALI, KILAMA, KILANI, KILAPA

5 harfli kelimeler

KILAÇ, KILAĞ, KILAN, KILAP, KILAV

4 harfli kelimeler

KILA

Bazı kelimelerin anlamları

KILA

Taşlanan demirin uç kısmında oluşan demir tozları. (Zeyve Söğüt Bilecik).

İNKILAPÇILIK

İnkılapçı olma durumu.

ŞARKILAŞTIRMA

Şarkılaştırmak durumu.

BIRAKILABİLMEK

Bırakılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ERKEKKILAVUZ

Somunlara diş açmakta kullanılan pürtüklü çelik araç. (Aksaray Niğde).

ÇAKILABİLMEK

Çakılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ŞARKILAŞTIRMAK

Şarkı durumuna getirmek.

AÇKILATILMAK

Açkılatma işine konu olmak.

KARACAKILAVUZ

Tekirdağ şehri, Banarlı nahiyesine bağlı bir bölge.

ŞARKILAŞTIRILMA

Şarkılaştırılmak durumu.

BIRAKILABİLME

Bırakılabilmek işi.

SIKILAŞTIRMAK

Sıkı duruma getirmek.

BAKILABİLMEK

Bakılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ŞARKILAŞTIRILMAK

Şarkılaştırma işi yapılmak.

KILAVUZLAMAK

Kılavuzluk etmek.

ÇAKILAYAZMAK

Çakılır gibi olmak.

  -   -   -  

Anlamında KILA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KILA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALTINOLUK

İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.

APOLET

Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.

ATEŞLİK

Ateş yakılan veya konulan yer.

ARGAÇLAMA

Atkılama.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

AÇKILATMA

Açkılatmak işi.

AKUSTİK

Yankı bilimi. Yankılanım.

ALEV

Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.

AKGÜNLÜK

Tütsü olarak yakılan bir ağaç sakızı türü.

AÇKILAMA

Açkılamak işi.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

AÇKILANMA

Açkılanmak işi.

AKSETMEK

Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.

ARMUDİYE

Nazarlık olarak takılan armut biçimindeki altın.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ARTÇI

Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.

AKSETTİRMEK

Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.

ATKILAMA

Atkılamak işi, argaçlama.

ANGIÇ

Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık, kanat.

ARGAÇLAMAK

Atkılamak.