KILA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kıla" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. kıla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kıla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kıla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KILAYAKLILAR, KILAVUZLAMAK

11 harfli kelimeler

KILAVUZLAMA, KILAĞLANMAK, KILAĞILAMAK, KILAVLANMAK, KILAVULAMAK, KILAVUZÖMER, KILAVUZTEPE

10 harfli kelimeler

KILAVUZLAR, KILAVUZLUK, KILAĞILAMA, KILAVLAMAK, KILALANMAK, KILABİLMEK, KILAĞLAMAK

9 harfli kelimeler

KILAVUZLU, KILABİLME, KILAFATLI, KILAĞISIZ

8 harfli kelimeler

KILAMADA, KILAĞILI, KILAPTAN

7 harfli kelimeler

KILAĞLI, KILAGLI, KILAVUZ, KILAÇNA, KILAVLI, KILAVAT, KILAVAN, KILAĞIZ, KILATMA, KILANLI, KILACUK, KILAMUK, KILAMIK

6 harfli kelimeler

KILAPA, KILANI, KILAĞI, KILAMA, KILALI, KILAGI, KILADE

5 harfli kelimeler

KILAÇ, KILAV, KILAĞ, KILAP, KILAN

4 harfli kelimeler

KILA

Bazı kelimelerin anlamları

KILA

Taşlanan demirin uç kısmında oluşan demir tozları. (Zeyve Söğüt Bilecik).

KILAVUZÖMER

Ordu şehrinde, Bolaman bucağına bağlı bir bölge.

KILAVUZLAR

Aydın kenti, Atça bucağına bağlı bir bölge. Aydın şehri, Bozdoğan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Bolu şehrinde, Göynük ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Burdur şehrinde, Karamanlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Bursa şehrinde, Harmancık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Manisa şehri, Demirci belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

KILAĞILAMA

Kılağılamak işi, zağlama.

KILAYAKLILAR

Çeşitli türleri, birçok asalak solucanın arakonakçılığını yapan halkalılar sınıfı.

KILAVULAMAK

Keskinletmek, bilemek.

KILAVUZTEPE

Diyarbakır kenti, Tepe nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KILALANMAK

Kızmak, öfkelenmek.

KILAVUZLAMA

Kılavuzlamak işi.

KILAVUZLAMAK

Kılavuzluk etmek.

KILAĞLANMAK

Süslenmek, boyanmak: Şimdiki kızlar kılağlanıp çarşıya çıkıyorlar.

KILAVUZLUK

Kılavuz olma durumu veya kılavuzun işi, rehberlik. Bir gemiyi limana sokma veya limandan çıkarma işi. Bireyleri ilgi, anıklık ve yeteneklerine en uygun etkinliklere yöneltmek amacıyla uzmanlarca yapılan düzenli ve sürekli yardım. Öğrencilerin bağımsız birer kişilik kazanmalarını amaç edinen düzenli ve sürekli yol gösterme etkinliği. Kişiye, özellikle okul çalışmalarında ya da işinde kendisine en çok yarar, olanak sağlayabilecek etkinlikleri seçmesinde yardımcı olup yol gösterme.

KILABİLMEK

Kılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KILAVLAMAK

Keskinletmek, bilemek. At yarışı yapmak. Bilemek, keskinleştirmek.

KILAVLANMAK

Süslenmek, boyanmak. Göz koymak (kadın ve erkek arkadaşlık etmek için).

KILAĞILAMAK

Bilemek.

  -   -   -  

Anlamında KILA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KILA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇKILANMA

Açkılanmak işi.

ARGAÇLAMA

Atkılama.

AKSETMEK

Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.

ANGIÇ

Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık, kanat.

ALTINOLUK

İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.

AÇKILATMA

Açkılatmak işi.

APOLET

Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.

AKGÜNLÜK

Tütsü olarak yakılan bir ağaç sakızı türü.

ARMUDİYE

Nazarlık olarak takılan armut biçimindeki altın.

ATEŞLİK

Ateş yakılan veya konulan yer.

ARGAÇLAMAK

Atkılamak.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ALEV

Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.

ARTÇI

Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.

AKSETTİRMEK

Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.

AÇKILAMA

Açkılamak işi.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

ATKILAMA

Atkılamak işi, argaçlama.

AKUSTİK

Yankı bilimi. Yankılanım.