Kelimeler arşivi içinde; başında "kıla" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. kıla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kıla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kıla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KILAYAKLILAR, KILAVUZLAMAK
KILAVUZLAMA, KILAĞLANMAK, KILAĞILAMAK, KILAVLANMAK, KILAVULAMAK, KILAVUZÖMER, KILAVUZTEPE
KILAVUZLAR, KILAVUZLUK, KILAĞILAMA, KILAVLAMAK, KILALANMAK, KILABİLMEK, KILAĞLAMAK
KILAVUZLU, KILABİLME, KILAFATLI, KILAĞISIZ
KILAMADA, KILAĞILI, KILAPTAN
KILAĞLI, KILAGLI, KILAVUZ, KILAÇNA, KILAVLI, KILAVAT, KILAVAN, KILAĞIZ, KILATMA, KILANLI, KILACUK, KILAMUK, KILAMIK
KILAPA, KILANI, KILAĞI, KILAMA, KILALI, KILAGI, KILADE
KILAÇ, KILAV, KILAĞ, KILAP, KILAN
KILA
KILA
Taşlanan demirin uç kısmında oluşan demir tozları. (Zeyve Söğüt Bilecik).
KILAVUZÖMER
Ordu şehrinde, Bolaman bucağına bağlı bir bölge.
KILAVUZLAR
Aydın kenti, Atça bucağına bağlı bir bölge. Aydın şehri, Bozdoğan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Bolu şehrinde, Göynük ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Burdur şehrinde, Karamanlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Bursa şehrinde, Harmancık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Manisa şehri, Demirci belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KILAĞILAMA
Kılağılamak işi, zağlama.
KILAYAKLILAR
Çeşitli türleri, birçok asalak solucanın arakonakçılığını yapan halkalılar sınıfı.
KILAVULAMAK
Keskinletmek, bilemek.
KILAVUZTEPE
Diyarbakır kenti, Tepe nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KILALANMAK
Kızmak, öfkelenmek.
KILAVUZLAMA
Kılavuzlamak işi.
KILAVUZLAMAK
Kılavuzluk etmek.
KILAĞLANMAK
Süslenmek, boyanmak: Şimdiki kızlar kılağlanıp çarşıya çıkıyorlar.
KILAVUZLUK
Kılavuz olma durumu veya kılavuzun işi, rehberlik. Bir gemiyi limana sokma veya limandan çıkarma işi. Bireyleri ilgi, anıklık ve yeteneklerine en uygun etkinliklere yöneltmek amacıyla uzmanlarca yapılan düzenli ve sürekli yardım. Öğrencilerin bağımsız birer kişilik kazanmalarını amaç edinen düzenli ve sürekli yol gösterme etkinliği. Kişiye, özellikle okul çalışmalarında ya da işinde kendisine en çok yarar, olanak sağlayabilecek etkinlikleri seçmesinde yardımcı olup yol gösterme.
KILABİLMEK
Kılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KILAVLAMAK
Keskinletmek, bilemek. At yarışı yapmak. Bilemek, keskinleştirmek.
KILAVLANMAK
Süslenmek, boyanmak. Göz koymak (kadın ve erkek arkadaşlık etmek için).
KILAĞILAMAK
Bilemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KILA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇKILANMA
Açkılanmak işi.
ARGAÇLAMA
Atkılama.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
ANGIÇ
Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık, kanat.
ALTINOLUK
İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.
AÇKILATMA
Açkılatmak işi.
APOLET
Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.
AKGÜNLÜK
Tütsü olarak yakılan bir ağaç sakızı türü.
ARMUDİYE
Nazarlık olarak takılan armut biçimindeki altın.
ATEŞLİK
Ateş yakılan veya konulan yer.
ARGAÇLAMAK
Atkılamak.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ALEV
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
ARTÇI
Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.
AKSETTİRMEK
Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.
AÇKILAMA
Açkılamak işi.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
ATKILAMA
Atkılamak işi, argaçlama.
AKUSTİK
Yankı bilimi. Yankılanım.