Kelimeler arşivinde; içinde "külf" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde külf bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu külf ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında külf olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÜLFETSİZLİK
KÜLFETSİZCE
KÜLFETSİZ
KÜLFETLİ
KÜLFET, KÜLFAN, KÜLFAŞ, KÜLFEN
KÜLFE
KÜLF
KÜLF
Bir çeşit deri yangısı.
KÜLFEN
Kül gibi toprak.
KÜLFE
Tandırdaki ateşin yanmasını sağlayan hava deliği.
KÜLFAN
Kül gibi toprak. Hamam, külhan ocağı. Pekmez kaynatma ocağı. (Senirkent Isparta).
KÜLFAŞ
Ezilip bozulan, dağılıp kırılan. Yorgun argın.
KÜLFETSİZLİK
Külfetsiz olma durumu.
KÜLFETSİZ
Sıkıntısız, kolay, özen istemeyen. Az masraf yaparak.
KÜLFETLİ
Sıkıcı, zor, yorucu, özen isteyen. Büyük masraf gerektiren.
KÜLFETSİZCE
Külfet altına girmeden, külfete katlanmadan.
KÜLFET
Sıkıntı, zorluk. Büyük masraf.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜLF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İSBAT
tanıt. -etmek: tanıtlamak. -külfeti: tanıt yükü.
KÜFLET
Arapça kökenli kulfet. Evdeki kişiler. Çokluk, kalabalık. Külfet.
KİFLET
Aile fertleri, bk. külfet.
MASRAFSIZ
Masraf gerektirmeyen veya az masrafı olan, ucuza mal olan. Külfeti az bir biçimde.
HAZIRLOP
Başkası tarafından hazırlanmış, sağlanmış, emeksiz, külfetsiz. Sarısı katılaşacak derecede kaynatılmış (yumurta).
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ZOBU
İriyarı, kalın, kaba. Delikanlı. Kadının uğrun uğrun eve aldığı erkek, hovarda. Külfetli, zor, sıkıntılı. Büyük çekiç, külünk. İriyarı, kaba ve kırıcı kimse. Onurlu, kendini beğenmiş. Avcıların av hayvanlarını taşıyan, yardımcı. Vezir konaklarında içağaların özel hizmetlerini gören kimseler. İri yarı, kalın, kaba. Zor, sıkıntılı. Eski vezir konaklarındaki hizmetli. Kütahya ilinde, Çavdarhisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.