İçinde KÜLF geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "külf" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde külf bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu külf ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında külf olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KÜLFETSİZLİK

11 harfli kelimeler

KÜLFETSİZCE

9 harfli kelimeler

KÜLFETSİZ

8 harfli kelimeler

KÜLFETLİ

6 harfli kelimeler

KÜLFET, KÜLFAN, KÜLFAŞ, KÜLFEN

5 harfli kelimeler

KÜLFE

4 harfli kelimeler

KÜLF

Bazı kelimelerin anlamları

KÜLF

Bir çeşit deri yangısı.

KÜLFEN

Kül gibi toprak.

KÜLFE

Tandırdaki ateşin yanmasını sağlayan hava deliği.

KÜLFAN

Kül gibi toprak. Hamam, külhan ocağı. Pekmez kaynatma ocağı. (Senirkent Isparta).

KÜLFAŞ

Ezilip bozulan, dağılıp kırılan. Yorgun argın.

KÜLFETSİZLİK

Külfetsiz olma durumu.

KÜLFETSİZ

Sıkıntısız, kolay, özen istemeyen. Az masraf yaparak.

KÜLFETLİ

Sıkıcı, zor, yorucu, özen isteyen. Büyük masraf gerektiren.

KÜLFETSİZCE

Külfet altına girmeden, külfete katlanmadan.

KÜLFET

Sıkıntı, zorluk. Büyük masraf.

  -   -   -  

Anlamında KÜLF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÜLF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İSBAT

tanıt. -etmek: tanıtlamak. -külfeti: tanıt yükü.

KÜFLET

Arapça kökenli kulfet. Evdeki kişiler. Çokluk, kalabalık. Külfet.

KİFLET

Aile fertleri, bk. külfet.

MASRAFSIZ

Masraf gerektirmeyen veya az masrafı olan, ucuza mal olan. Külfeti az bir biçimde.

HAZIRLOP

Başkası tarafından hazırlanmış, sağlanmış, emeksiz, külfetsiz. Sarısı katılaşacak derecede kaynatılmış (yumurta).

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ZOBU

İriyarı, kalın, kaba. Delikanlı. Kadının uğrun uğrun eve aldığı erkek, hovarda. Külfetli, zor, sıkıntılı. Büyük çekiç, külünk. İriyarı, kaba ve kırıcı kimse. Onurlu, kendini beğenmiş. Avcıların av hayvanlarını taşıyan, yardımcı. Vezir konaklarında içağaların özel hizmetlerini gören kimseler. İri yarı, kalın, kaba. Zor, sıkıntılı. Eski vezir konaklarındaki hizmetli. Kütahya ilinde, Çavdarhisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.