Kelimeler arşivinde; içinde "köm" olan, toplam 97 tane kelime bulunuyor. İçerisinde köm bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu köm ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında köm olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÖMÜRLEŞTİRİLMEK
KÖMÜRLEŞTİRİLME
KÖMÜRLEŞTİRMEK
USLUEBEKÖMECİ, KÖMÜRLEŞTİRİŞ, KÖMÜRLEŞTİRME, BÜYÜKKÖMARMUT, ERİKLİKÖMÜRCÜ, KÜÇÜKKÖMARMUT
BÜYÜKKÖMÜRCÜ, KÖMÜŞBUYNUZU, KÜÇÜKKÖMÜRCÜ
EMENKÖMENCİ, KÖMÜRDENMEK, KÖMÜŞCİCİĞİ, KÖMÜRSÜZLÜK, KÖMÜRCÜKADI, KÖMÜRÇUKURU, KÖMÜRLEŞMEK, KÖMÜRKAYASI
EBEMKÖMECİ, EBEMKÖMESİ, BEYAZKÖMÜR, KÖMÜRYAKAN, GÜVEĞİKÖMÜ, KÖMÜRCÜLER, KÖMÜRKALEM, KÜLDÜRKÖME, KÖMÜRLEŞME, KÖMÜRCÜLÜK, KÖMSELEMEK
KÖMÜRTLEK, EBEKÖMECİ, EBEMKÖMCİ, KÖMÜRÜMSÜ, KÖMÜRKAYA, KÖMÜŞÖREN, KÖMZEKLİK, KÖMSÜTMEK, KÖMŞÜTMEK, KÖÇEKKÖMÜ, TAŞKÖMÜRÜ
KÖMÜRKÖY, KÖMÜRLER, KÖMÜRDEK, KÖMÜRLÜK, KÖMÜRSEN, KÖMÜRSÜZ, KÖMÜRTAŞ, KÖMELİCE, KÖMÜŞHAN, KÖMÜŞİNİ, KÖMZELİK, KÖMBESTİ
KÖMÜRSÜ, DÖŞKÖMÜ, GÖKÖMER, KÖMAĞIL, KÖMÜRCÜ, KÖMÜKLÜ, KÖMÜREN, KÖMBELİ, KÖMEKÇİ, KÖMELTİ, KÖMÜRLÜ
KÖMZEK, KÖMLEK, KÖMBES, KÖMELE, KÖMELİ, KÖMÇEK, KÖMCEK, KÖMBEZ, KÖMEYH, KÖMLAK, KÖMLEG, KÖMLER, KÖMMEÇ, KÖMMEK, KÖMNEG, KÖMREN
KÖMÜS, KÖMÜŞ, KÖMÜR, KÖMÜZ, KÖMEÇ, KÖMEK, KÖMEN, KÖMÜK, KÖMES, KÖMEY, KÖMBE, KÖMME, KÖMPE
KÖME, KÖMÜ
KÖM
KÖM
Ağıl, davar ahırı. Çalı, çırpı, ağaç ya da çamurdan yapılmış küçük ev, yayla evi. Mandıra. Gübre. Çoban, sığırtmaç. Çürüyen ağaç ve kökü. Samanlık. Davarların kışın barındığı üstü kapalı yer, ahır. Mandıra (Demirli k. / Çiçekdağı). Koyun ahırı. Davar ağılı. (Akpınar Gümüşhacıköy Amasya).
EMENKÖMENCİ
Kendi kendine yetişen, yemeği yapılan bir çeşit ot, ebegümeci.
KÜÇÜKKÖMARMUT
Kayseri ili, Pınarbaşı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KÖMÜRDENMEK
Homurdanmak.
BÜYÜKKÖMARMUT
Kayseri şehri, Pınarbaşı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KÖMÜRLEŞTİRME
Kömürleştirmek işi.
BÜYÜKKÖMÜRCÜ
İzmir şehrinde, Tire belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
USLUEBEKÖMECİ
Ebegümeci.
KÖMÜŞCİCİĞİ
Uzun taneli bir çeşit kara üzüm.
KÖMÜRLEŞTİRİLMEK
Kömür durumuna getirilmek.
ERİKLİKÖMÜRCÜ
Balıkesir şehri, İvrindi ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KÖMÜŞBUYNUZU
Saplarının üzerindeki dikenleri eğri olan bir çeşit yaban otu.
KÜÇÜKKÖMÜRCÜ
İzmir kenti, Tire ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KÖMÜRLEŞTİRİLME
Kömürleştirilmek işi.
KÖMÜRLEŞTİRİŞ
Kömürleştirme işi.
KÖMÜRLEŞTİRMEK
Kömür durumuna getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATEŞÇİ
Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.
KOK
Maden kömürünün damıtılmasıyla elde edilen, birleşiminde kömürden çok daha az oranda uçucu madde bulunan katı yakıt, kok kömürü.
BRİKET
Linyit ve kömür tozundan basınçla elde edilen yakacak. Linyit, kömür tozu ve katran tortusundan basınçla elde edilen, tuğla biçimli yapı malzemesi. Kum ve çimentonun birleştirilmesiyle elde edilen yapı malzemesi.
BENZEN
Maden kömürü katranından çıkarılan C6H6 formülündeki hidrokarbonun bilimsel adı. Benzin.
CÜRUF
Erime durumundaki madenlerin yüzeyinde toplanan madde, demir boku, dışık. Kaloriferlerden çıkan yanmış kömür artığı.
KEPÇE
Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık. Bu kaşığın alabildiği miktarda olan. Bu aracın alabildiği miktarda olan. Saplı bir çembere geçirilmiş olan, balık veya kelebek tutmada kullanılan ağ. Gemilerde, ortasında dümenevi bulunan yuvarlak kıç çıkıntısı. Güreşte hasmın arkasından bacakları arasına el sokma oyunu. Tahıl, kömür, kum vb.nin yüklenip boşaltılmasında kullanılan, tek veya iki çeneden oluşmuş motorlu araç. Erimiş madeni kalıba dökmek için kullanılan büyük kaşık.
KAZMACI
Kömür ocaklarında kazma ile kömür çıkaran işçi.
FENOL
Boyacılıkla, plastik maddelerin ve bazı ilaçların yapımında kullanılan, çoğunlukla maden kömürünün katranından çıkarılan benzinin oksijenli türevi, asit fenik.
KARBONLAŞMAK
Karbon durumuna gelmek, kömürleşmek.
İS
Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke. Yakıtın tam yanmamasından oluşan, dumanla yükselen kömürleşmiş tanecikler. Sürme.
ANTRASİT
Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.
FÜZEN
Kömür kalem. Bu kalemle yapılmış resim.
BİLEŞİKGİLLER
Bitişik yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri kömeç durumunda toplu olarak bulunan, bazı cinsleri uçucu yağ veya süt taşıyan bir familya.
GRİZU
Normal sıcaklık ve basınçta kömür ocaklarında açığa çıkan ve büyük bölümü saf metandan oluşan, kolayca tutuşabilen gaz.
KARAHİNDİBA
Birleşikgillerden, uzun ve dişli yapraklı, çiçekleri sarı ve kömeç biçiminde bir bitki (Taraxacum).
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
KARBON
Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C).
BİTÜM
Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı, yer sakızı. Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde madde.
KOR
İyice yanarak ateş durumuna gelmiş kömür veya odun parçası. Büyük acı, üzüntü, sıkıntı, dert. Kırmızı renkli.
KÖMÜRCÜ
Kömür alıp satan veya odun kömürü yapan kimse. Vapurda, fabrikada, kalorifer dairesinde ocağa kömür atan işçi.