Kelimeler arşivinde; içinde "kökenli" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kökenli bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kökenli ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kökenli olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÖKENLİ
Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.
KÖKENLİK
Sebzelik.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖKENLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFAĞAN
Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Nefesi kesen sürekli öksürük. Arapça kökenli hafakan: hafakan. afağannar basmak: canı sıkılmak; yerinde duramamak.
ALAF
Alev. Telâş, korku: Ahmet bize bir alaf salıverdi. Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b.: Bu yıl alaf bol, sığırlar semiz olur. Suyu çekilmiş, yarı kurumuş buğday veya haşhaş. Hayvan yemi satıcısı. Hayvanlara yedirilen yeşil yaprak ve dallar: Sığırlara biraz alaf topla gel. Taş, kerpiç veya ağaçtan yapılmış hayvan yemliği: Koyunların alafında ot kalmamış. Hayvanların su içtikleri yer, yalak. Süprüntünün yüze gelen iri kısmı, çalı, çırpı: Bahçenin alafını ateşe verdim. Hayvanlara yedirmek için kurutulmuş ot, mısır sapı. Hayvanların yem yediği yer. Hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, yiyeceği (Erzincan Merkez). Arpa, hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, hayvan gübresinin kurusu. Mısır sapı. Hayvan yiyeceği, yal.
MENŞELİ
Kökeni olan, kökenli.
ALATİRİYH
Fransızca kökenli electrique: elektirik, parlak ışık.
AFRİKALI
Afrika kökenli olan veya Afrika'da yaşayan kimse.
AKEF
Arapça kökenli âkif: Akif.
AFLİKE
Fransızca kökenli appliquer: aplike.
ALAHELEM
Arapça kökenli Allâhü alem bi's-sevâb: allahualem.
SOĞDCA
Orta Asya'da Soğdların kullandıkları İran kökenli ölü dil, Soğdakça. Bu dille yazılmış olan.
AGAVACEAE
Yaprakları etli, rasemöz ya da panikul çiçek durumlu, er dişi, rizomlu, ülkemizde doğal olarak bulunmayan, tropik kökenli, çok yıllık, ağaç, çalı ya da otsu bitkiler.
KARATE
Ayak ve yumruk vuruşları üzerine kurulu, Japon kökenli bir dövüş yöntemi.
ALAFDAR
Her çeşit hububat satıcısı, zahireci. Arapça kökenli + Far. alef-dâr: hayvan yemi taciri.
PİGME
Boy ortalaması 150 santimetrenin altında olan Afrika kökenli bir zenci topluluğun bireyi.
MAMBO
Haiti kökenli, rumba ve çaçaya benzeyen bir dans. Bu dansın müziği.
KUNGFU
Kendini savunma temeline dayalı, karateye benzeyen Çin kökenli spor.
JUDO
Jiujitsudan gelişmiş, tutmalara, fırlatmalara, hareketsiz bırakmalara dayanan, Japon kökenli silahsız yapılmış olan dövüş sporu.
ALETİRİK
Fransızca kökenli électrique: Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi, aydınlanma. Elektrik.
ASILLI
Bir kökene dayanan, kökenli.
ABED
Rusça kökenli abyed: yemek, yiyecek.
ACAN
Fransızca kökenli agent: ajan; casus.