Kelimeler arşivinde; içinde "kuna" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kuna bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kuna ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kuna olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUTKUNABİLMEK
DOKUNAKLILIK, YUTKUNABİLME
OKUNAKLILIK, OKUNABİLMEK
OKUNABİLME
DOKUNAKLI, BOKBOKUNA, OKUNAKSIZ
COŞKUNAY, KUKKUNAK, OKUNAKLI
SAKUNAR, DOKUNAÇ
LAKUNA, OKUNAK, USKUNA, ISKUNA
KUNAR
KUNA
KUNA
Kına.
OKUNABİLMEK
Okunma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DOKUNAKLILIK
Dokunaklı olma durumu.
SAKUNAR
Ambarda tahılların konulduğu bölüm. Değirmende öğütülen unun döküldüğü yer.
YUTKUNABİLMEK
Yutkunma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DOKUNAÇ
Birçok omurgasız hayvanın başında bulunan, dokunmaya, tutmaya yarayan hareketli uzantı.
DOKUNAKLI
Etkili, insanın içine işleyen, müessir, patetik.
YUTKUNABİLME
Yutkunabilmek işi.
LAKUNA
Aralık, delik, su dolu çukur, açıklık. Kıkırdak ve kemik dokuda hücrelerin doldurduğu boşluklar. Akantosefalalarda lakunar sistemi oluşturan kanallar. Böceklerin gelişen kanatlarında sinir, trake ve hemolenf içeren kanallar.
OKUNABİLME
Okunabilmek işi.
KUKKUNAK
Baykuş.
OKUNAKLILIK
Herhangi bir ortamdaki verilerin ya da çıktıların kolayca okunma niteliği.
COŞKUNAY
Coşan, coşkulu, heyecanlı kimse.
OKUNAKSIZ
Açık ve düzgün harflerle yazılmamış, kolaylıkla okunamayan (yazı).
BOKBOKUNA
Boşuboşuna.
OKUNAKLI
Açık ve düzgün harflerle yazılmış, kolaylıkla okunabilen (yazı).
Bu bölümde tanımı içerisinde KUNA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALAT
Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü. Serbest biçimli, romantik, müzik araçlarıyla çalınan veya şarkı olarak okunan eser. Batı'da, belirli danslara eşlik eden bir şarkı türü.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
ÇÖZME
Çözmek işi. El tezgâhlarında dokunan, genellikle yatak, yorgan çarşafı yapmakta kullanılan ince bez.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ACILIK
Acı olma durumu. Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
DALAMAK
Köpek, kurt vb. hayvanlar dişlemek, ısırmak. Zehirli böcek, ısırgan otu, sert kumaş dokunarak teni acıtmak veya kaşındırmak.
DENİZGÜLÜ
Mercanlar sınıfından dokunaçları kısa bir tür hayvan (Actinia).
AĞITLAMA
Ölmüşleri anmak için düzenlenen törende okunan övgü.
BUĞULU
Üzerinde buğu bulunan, buğulanmış. Yaşlı, nemli. Süzgün, dalgın bakışlı olan (göz). Dokunaklı, pes (ses).
ÇİTARİ
İzmaritgillerden, üzerinde sarı çizgiler bulunan, en büyüğü yarım kiloyu aşmayan, kılçıklı bir balık (Boxsalpa). İpek ve pamukla dokunan bir tür çizgili kumaş.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
BEYAZLATICI
Dokunan kumaşların renk tonlarını açan veya beyazlatan ve kumaşlar üzerindeki lekeleri gideren (kimse). Daha beyaz duruma getiren kimyasal madde.
BİTİŞMEK
Birbirine dokunacak kadar yanaşmak.
AHTAPOT
Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.
ANGORA
Ankara keçisinin kılından veya tavşanının tüyünden elde edilen iplikle dokunan (giysi).
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
ACIMSI
Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi, acımtırak. Dokunaklı.