Kelimeler arşivinde; içinde "kunt" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kunt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kunt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kunt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇOKUNTULUG, ÇOKUNTULUK
KUNTUKMAK
YUYKUNTU, BURKUNTU, CORKUNTU, ÇUKUNTUR, OKUNTUCU
ÇOKUNTU, SOKUNTU, LOKUNTA, KUNTURA
KUNTIÇ, SEKUNT, KUNTUK, KUNTAK, ERKUNT, OKUNTU
KUNTİ
KUNT
KUNT
Ağır, kalın, dayanıklı ve sağlam.
SOKUNTU
Dağ arasındaki girinti, çıkmaz sokak. Pazarlık yapanlardan başka birinin artırdığı para: Ahmet gelüp de beş lira sokuntuyu sokmasaydı altı yüz otuz liraya aldı idim.
KUNTUK
Aşırı derecede cinsel istek.
KUNTUKMAK
Aşırı derecede cinsel istek duymak.
CORKUNTU
Tortu.
YUYKUNTU
Bulaşık yıkanan kap.
LOKUNTA
Lokanta.
ÇOKUNTU
Toplantı.
KUNTIÇ
Kuluçka tavuk.
BURKUNTU
İç organlarda duyulan kasılma ve benzerleri hareketler. Üzüntü, sıkıntı, kırgınlık. Yol dönemeci. Mide bulantısı, sancı. Şiddetli rüzgâr, kasırga.
ÇOKUNTULUG
Toplantı.
ÇUKUNTUR
Pancar.
OKUNTUCU
Düğüne çağrı yapan kişi.
ÇOKUNTULUK
Toplantı.
KUNTURA
Karasakız üzümü.
SEKUNT
Bir tarafa doğru yönelmiş ya da bir tarafta dizilmiş çiçek ya da yapraklar. Sekund.
Bu bölümde tanımı içerisinde KUNT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
OKUMAK
Bir yazıyı meydana getiren harf ve işaretlere bakıp bunları çözümlemek veya seslendirmek. Bir şeyin anlamını çözmek. Değerlendirmek. Bazı belirtilerle bir anlamı, gizli bir duyguyu anlamak, kavramak. Sesli olarak söylemek. Hastalığı iyi edeceğini ileri sürerek okuyup üflemek, üfürükçülük etmek. Yazılmış bir metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmek. Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek. Sövmek, küfretmek. Bir yere çağırmak, davet etmek, okuntu göndermek.
DÜRÜ
Dürülmüş şey. Armağan, hediye. Çeyiz. Düğüne çağrılanlara düğün sahibi tarafından verilen armağan. Bel denilen tarım aracı. Hediye. Düğün hediyesi. Gelinlerin damat ve akrabalarına, damatların da gelin ve akrabalarına verdikleri hediyeler. Gelinin çeyizi. Düğüne davet edilenlere düğün sahibi ve gelin tarafından verilen hediyeler. Evlenecek kızın işlenmek ve dikilmek üzere arkadaşlarına verdiği parçalar. Düğüne çağrılacaklara kumaş, koyun, koç, çevre göndererek yapılan çağrı. Gelin edilecek kız için istenilen mendil, fincan ve benzerleri şeyler. Çamaşır. 1. Gelin olacak kızın elbiselerinin kesilip biçilme günü. 1. Düğüne çağrılan kimseler. Çapa şeklinde çatal bel. Paket. Tırpanla ekin biçen adamın bir gidişte biçtiği yer. Kız evinden erkek evine gönderilen armağan. Gelinin damadın yakınları için getirdiği hediyelik çeyiz. 1.Düğünlerde okuntu (davetiye) ile birlikte gönderilen fanila, havlu ve benzerleri hediyeler. Gelin tarafının erkek tarafına verdiği hediye.
OHUNTU
Düğün çağrısı. Düğün, çağrısı ile birlikte gönderilen armağan. Okuyuculara verilen bahşiş. Düğüne çağrı. Okuntu, düğün ve nişan hediyesi. Davetiye.