Kelimeler arşivinde; içinde "kota" olan, toplam 41 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kota bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kota ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kota olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUKARIKOTANLI, TRİKOTAJCILIK
KOTARABİLMEK, AŞAĞIKOTANLI
KOTARABİLME, GLİKOTAKSİS
KOTARILMAK, TRİKOTAJCI, NİKOTAYRİN, LÖKOTAKSİS
KOTANDÜZÜ, KOTALAMAK, KOTARILMA
BOYKOTAJ, KOTAKLIK, KOTASYON, TRİKOTAJ, KOTARMAK
KORKOTA, KOTARAN, KOTARMA, KOTAMAK, KOTANCI, KOTANLI
KOTARI, ZAKOTA, KOTARA, ISKOTA, KOTALI, KOTALA, KOKOTA, İSKOTA, DİKOTA
KOTA
Bir ülkede ithal edilecek malların çeşitlerini, oranlarını veya miktarlarını gösteren liste. Bir ülkede ithal edilecek mallar için getirilen sınırlama. Kuruluşlarda veya derneklerde bir gruba tanınan kontenjan sayısı. Bazı ülkelerde, sinemalarda belirli bir süre oynatılması zorunlu olan yerli film sayısının yabancı filmlere oranı.
NİKOTAYRİN
N-metil-2-(pirid-3-il)pirol olarak adlandırılan ve nikotine benzer şekilde ilaç olarak kullanılabilen bir madde.
KOTARABİLME
Kotarabilmek işi.
KOTANDÜZÜ
Erzurum kenti, Pasinler belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
YUKARIKOTANLI
Kars şehri, Selim ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KOTAKLIK
Küçük mandaları koymak için ahırda ayrılan yer.
AŞAĞIKOTANLI
Kars şehri, Selim ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
TRİKOTAJCILIK
Trikotajcının işi.
KOTARILMA
Kotarılmak işi.
KOTARABİLMEK
Kotarma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KOTARILMAK
Kotarma işi yapılmak.
LÖKOTAKSİS
Akyuvarların yangıyla ilgili uyarımlara karşı gösterdiği yaklaşma hareketi.
GLİKOTAKSİS
Glikozun metabolizma sonucu vücudun çeşitli dokularına dağılması.
TRİKOTAJCI
Örme işleri yapan kimse.
BOYKOTAJ
Boykot etme işi.
KOTALAMAK
Manda doğurmak, yavrulamak. Kovalamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HORAVEL
'Hodah' ların 'kotan' sürerken koro hâlinde söyledikleri türkülere verilen ad.
MAJGAL
Sapanı tutan adam. Arazi sürülürken kotanın 'maj' ını tutan kimse.
GILIŞ
Kılıç. Eski türkçe kılıç: kılıç; kotanın gövdesini oka bağlayan demir veya ağaç kol.
HODAH
Sığır çobanı. Bir ailenin sığırını güden kimse. İkiden fazla hayvan koşulan sabanı ve arabayı süren, özellikle çocuk ya da ufak tefek kimse. Hayvan otlatan küçük çocuk, kotan sürerken öküzlere binen küçük çocuk. Sığırtmaç çocuk; kotan sürerken öküzlerin boynuna binen çocuk; köylerde zenginlerin yanında çalışan, onların hayvanlarını otlatan çeşitli işlerini gören erkek çocuk.
OTARŞİ
Bir ülkenin çok yüksek gümrük tarifeleri, kotalar ve kambiyo denetimi gibi araçlarla kendini dünya ekonomisinden soyutlamak için uyguladığı iktisaden kendi kendine yeterlilik politikası.
KARŞILIKLILIK
Karşılıklı olma durumu. Uluslararası ticarette iki ülke veya ülke grubu arasında karşılıklı olarak, dışalımda düşük gümrük tarifesi, kota sınırlarının geniş tutulması gibi ödünler tanınması. Krş. tam karşılıklı ödün ilkesi, eksik karşılıklı ödün ilkesi. Toplumsal ilişki içinde bulunan bireyler ya da toplumsal kümeler arasında etki ve tepkilerin karşılıklı olarak birbirine yol açagitmesi. Toplumsal çevrece onaylanan bir değerler ölçeğine göre bir yandan belli ödevleri, yükümlülükleri ve görevleri, öte yandan da belli hakları, karşılıkları ve ödülleri içeren toplumsal ilişki. Oluşum, durum ya da nesnelerin karşılıklı olarak birbirine uygun düşmesi.
TUTAM
Avuç içi veya parmak uçlarıyla tutulabilen miktarda olan. Bankacılıkta kullanılan, borsada kota alabilmek için gerekli asgari şirket sermayesi veya pay, hisse, parti, lot.
KOTARMA
Kotarmak işi.
BOYKOTÇU
Boykot yapan veya boykota katılan kimse.
MAJ
Kotanın baston şeklindeki elceği; kotanı bastırmaya yarar.
EŞEYH
'Kotan'ın oku.
KOTAŞ
Kısa ve kalın (burun için): Şu adamın burnu ne kotaş.