İçinde KOTA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kota" olan, toplam 41 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kota bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kota ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kota olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

YUKARIKOTANLI, TRİKOTAJCILIK

12 harfli kelimeler

KOTARABİLMEK, AŞAĞIKOTANLI

11 harfli kelimeler

KOTARABİLME, GLİKOTAKSİS

10 harfli kelimeler

KOTARILMAK, TRİKOTAJCI, NİKOTAYRİN, LÖKOTAKSİS

9 harfli kelimeler

KOTANDÜZÜ, KOTALAMAK, KOTARILMA

8 harfli kelimeler

BOYKOTAJ, KOTAKLIK, KOTASYON, TRİKOTAJ, KOTARMAK

7 harfli kelimeler

KORKOTA, KOTARAN, KOTARMA, KOTAMAK, KOTANCI, KOTANLI

6 harfli kelimeler

KOTARI, ZAKOTA, KOTARA, ISKOTA, KOTALI, KOTALA, KOKOTA, İSKOTA, DİKOTA

5 harfli kelimeler

KOTAR, KOTAL, KOTAK, KOTAH, KOTAŞ, KOTAZ, KOTAN

4 harfli kelimeler

KOTA

Bazı kelimelerin anlamları

KOTA

Bir ülkede ithal edilecek malların çeşitlerini, oranlarını veya miktarlarını gösteren liste. Bir ülkede ithal edilecek mallar için getirilen sınırlama. Kuruluşlarda veya derneklerde bir gruba tanınan kontenjan sayısı. Bazı ülkelerde, sinemalarda belirli bir süre oynatılması zorunlu olan yerli film sayısının yabancı filmlere oranı.

KOTAKLIK

Küçük mandaları koymak için ahırda ayrılan yer.

KOTALAMAK

Manda doğurmak, yavrulamak. Kovalamak.

KOTARABİLMEK

Kotarma imkânı veya olasılığı bulunmak.

YUKARIKOTANLI

Kars şehri, Selim ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

TRİKOTAJCI

Örme işleri yapan kimse.

KOTARILMA

Kotarılmak işi.

LÖKOTAKSİS

Akyuvarların yangıyla ilgili uyarımlara karşı gösterdiği yaklaşma hareketi.

NİKOTAYRİN

N-metil-2-(pirid-3-il)pirol olarak adlandırılan ve nikotine benzer şekilde ilaç olarak kullanılabilen bir madde.

KOTARABİLME

Kotarabilmek işi.

TRİKOTAJCILIK

Trikotajcının işi.

GLİKOTAKSİS

Glikozun metabolizma sonucu vücudun çeşitli dokularına dağılması.

KOTANDÜZÜ

Erzurum kenti, Pasinler belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

AŞAĞIKOTANLI

Kars şehri, Selim ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KOTARILMAK

Kotarma işi yapılmak.

BOYKOTAJ

Boykot etme işi.

  -   -   -  

Anlamında KOTA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

OTARŞİ

Bir ülkenin çok yüksek gümrük tarifeleri, kotalar ve kambiyo denetimi gibi araçlarla kendini dünya ekonomisinden soyutlamak için uyguladığı iktisaden kendi kendine yeterlilik politikası.

MAJGAL

Sapanı tutan adam. Arazi sürülürken kotanın 'maj' ını tutan kimse.

EŞEYH

'Kotan'ın oku.

KARŞILIKLILIK

Karşılıklı olma durumu. Uluslararası ticarette iki ülke veya ülke grubu arasında karşılıklı olarak, dışalımda düşük gümrük tarifesi, kota sınırlarının geniş tutulması gibi ödünler tanınması. Krş. tam karşılıklı ödün ilkesi, eksik karşılıklı ödün ilkesi. Toplumsal ilişki içinde bulunan bireyler ya da toplumsal kümeler arasında etki ve tepkilerin karşılıklı olarak birbirine yol açagitmesi. Toplumsal çevrece onaylanan bir değerler ölçeğine göre bir yandan belli ödevleri, yükümlülükleri ve görevleri, öte yandan da belli hakları, karşılıkları ve ödülleri içeren toplumsal ilişki. Oluşum, durum ya da nesnelerin karşılıklı olarak birbirine uygun düşmesi.

BOYKOTÇU

Boykot yapan veya boykota katılan kimse.

HORAVEL

'Hodah' ların 'kotan' sürerken koro hâlinde söyledikleri türkülere verilen ad.

KOTAŞ

Kısa ve kalın (burun için): Şu adamın burnu ne kotaş.

GILIŞ

Kılıç. Eski türkçe kılıç: kılıç; kotanın gövdesini oka bağlayan demir veya ağaç kol.

TUTAM

Avuç içi veya parmak uçlarıyla tutulabilen miktarda olan. Bankacılıkta kullanılan, borsada kota alabilmek için gerekli asgari şirket sermayesi veya pay, hisse, parti, lot.

KOTARMA

Kotarmak işi.

MAJ

Kotanın baston şeklindeki elceği; kotanı bastırmaya yarar.

HODAH

Sığır çobanı. Bir ailenin sığırını güden kimse. İkiden fazla hayvan koşulan sabanı ve arabayı süren, özellikle çocuk ya da ufak tefek kimse. Hayvan otlatan küçük çocuk, kotan sürerken öküzlere binen küçük çocuk. Sığırtmaç çocuk; kotan sürerken öküzlerin boynuna binen çocuk; köylerde zenginlerin yanında çalışan, onların hayvanlarını otlatan çeşitli işlerini gören erkek çocuk.