İçinde KİF geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kif" olan, toplam 37 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kif bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kif ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kif olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KİFLEYEBİLMEK, KİFAYETSİZLİK, ESKİFERHADİYE

11 harfli kelimeler

KİFOSKOLİOZ, KİFAFLANMAK, HADDİKİFAYE, OSTRAKİFORM, KİFAFINEFİS

10 harfli kelimeler

SKİFOPOLİP, KİFOLORDOZ, KİFAFLANMA, MEHMETAKİF, TEVKİFHANE, KİFAYETSİZ, SKİFOMEDÜZ

9 harfli kelimeler

PİSKİFORM, KİFAYETLİ, MÜSTENKİF

8 harfli kelimeler

KİFTELIH, TEVKİFAT

7 harfli kelimeler

AKİFİYE, KİFAYET, KİFSİYH, KİFOZİS

6 harfli kelimeler

TEVKİF, ÇİRKİF, KİFLET

5 harfli kelimeler

KİFTE, İSKİF, KİFOZ, KİFİR, AKİFE, KİFAF

4 harfli kelimeler

KİFİ, AKİF, SKİF

3 harfli kelimeler

KİF

Bazı kelimelerin anlamları

KİF

Firengi hastalığı. Örtü : Ahmet kifin gerisine yat. Sağlam, dayanıklı.

MEHMETAKİF

Ordu şehrinde, Fatsa ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

SKİFOPOLİP

Gerçek medüzlerde döllenmiş yumurtadan gelişen, hayvana bir süre bağlı kalan polip dölü. Sonradan efiralara değişerek ayrılır ve medüzleri meydana getirir. Gerçek medüzlerde döllenmiş yumurtadan gelişen, hayvana bir süre bağlı kalan polip dölü. Gerçekmedüzlerde döllenmiş yumurtadan gelişen ve hayvana bir süre bağlı kalan polip dölü olup sonradan efira'lara değişerek ayrılır ve medüzleri meydana getirir.

KİFAFLANMAK

Elde ne varsa onunla, çok az yiyecekle karın doyurmak, çok az şeyle yetinmek.

ESKİFERHADİYE

Kocaeli kenti, Gölcük ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KİFOLORDOZ

Omurgada kamburluk ve içe doğru çökme durumunun enzootik bulunuşu.

KİFAYETSİZLİK

Yetersizlik.

OSTRAKİFORM

Vücudu fazla esnek olmayan bazı balıklarda, sadece kuyruk sapı bölgesindeki kasılıp gevşemelerle sağlanan bir yüzme biçimi.

KİFAFLANMA

Kifaflanmak işi.

KİFLEYEBİLMEK

Bir işin altından kalkmak, başarmak : Hasannan güleşmeyi kifliyebilersen mi?.

KİFAYETSİZ

Yetersiz.

TEVKİFHANE

Tutukevi.

KİFOSKOLİOZ

Omurganın kamburluğu ve S biçiminde kıvrılması.

KİFAFINEFİS

Yaşamaya yetecek kadar olan rızık.

HADDİKİFAYE

Yeterlik derecesi.

SKİFOMEDÜZ

Gerçek medüzlerde, medüz dölüne verilen genel bir ad. Gerçekmedüzlerde medüz dölüne verilen genel bir ad.

  -   -   -  

Anlamında KİF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KİF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LİYAKAT

Bir kimsenin, kendisine iş verilmeye uygunluk, yaraşırlık durumu, değim. Kifayet.

TUTUKEVİ

Tutukluların kapatıldığı yer, tomruk, dam, tevkifhane.

AKEF

Arapça kökenli âkif: Akif.

YETERSİZLİK

Yetersiz olma durumu, kifayetsizlik.

TUTMAK

Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.

DEKOMPENZASYON

Yetmezlik, kifayetsizlik, telafi edememe, kompenze edememe.

TUTUKLAMAK

Kanun yoluyla hürriyeti kısıtlayarak bir yere kapatmak, tevkif etmek.

ÇEKİMSER

Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse), müstenkif.

KİFSİYH

Küflenmiş, kokmuş : Pendir kifsiyh.

KİFİR

Küfür: Erkeyh kifir éllemez.

YETERLİLİK

Yeterli olma durumu, yeterlik. Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgi, ehliyet, yeterlik. Görevini yerine getirme gücü, kifayet, yeterlik.

EFİRA

Gerçek medüzlerde skifopoliplerden enine bölünmelerle meydana gelen, serbest yüzen ve medüzleri verecek olan oluşumlar. Gerçekmedüzler de skifopoliplerden enine bölünmelerle meydana gelip özgür yüzen ve medüzleri verecek olan yapılar.

YETERLİ

Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli. Gereksinimlere cevap veren, ihtiyaçları karşılayan. Bir görevi, işlevi yerine getirme gücü olan, etkisi olan.

TUTUKLAMA

Tutuklamak işi, tevkif.

YETERSİZ

Gerekli bilgi ve yeteneği olmayan, yeterliği olmayan, kifayetsiz, ehliyetsiz. Verimli olmayan. Eksiği olan, yetecek kadar olmayan. Gereken, istenen niteliği olmayan. İşlevini tam olarak yapamayan (organ, alet vb.).

SORULAMA

Belli bir konuda bilgi almak üzere sorulabilecek olanaklı sorular arasından ya da bir içerik evreninden örnek alma ya da bir alan araştırmasında bilgi içerikli bir yanıt almak üzere soru sorma. Düzyazı ya da şiirde, yanıt beklemeden soruya başvurma sanatı. Sana dar galmeyecek makberi kimler kazsın? (Mehmet Akif Ersoy).