Kelimeler arşivinde; içinde "keten" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde keten bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu keten ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında keten olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HATİPLİKETENCİLER
KETENGÖMLEĞİ, KETENYAPRAĞI
KETENGÖYNEK, KETENGİLLER, KETENÇUKURU
KETENCİLER
KETENYERİ, KETENTAŞI, KETENYAĞI, KETENDERE, HEKİKETEN, NEZAKETEN, KETENPERE
KETENCİK, KETENOVA, KETENLİK, KETENLER, KETENİĞİ
KETENLİ, KETENEK, KETENCİ
KETENE
KETEN
KETEN
Ketengillerden, çiçekleri mavi renkte ve beş taç yapraklı, lifleri dokumacılıkta kullanılan bir bitki (Linumusitatissimum). Bu bitkinin liflerinden yapılmış (dokuma vb.).
KETENGÖMLEĞİ
İnce kabuklu, tatlı bir çeşit incir.
KETENCİLER
Kocaeli kenti, Derbent nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Zonguldak şehri, Ereğli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KETENTAŞI
Amyant.
KETENYAPRAĞI
Yaprak biçiminde çuval deseni. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
KETENPERE
Dolandırıcılık.
KETENCİK
Deniz yosununun ince bir cinsi (Muscus arboreus). Bu bitkiden elde edilen, sabun yapımında ve ressamlıkta kullanılan bir yağ. Turpgillerden, küçük sarı çiçekli, yağlı bir bitki (Chamaelina sativa).
KETENGÖYNEK
Bir çeşit armut.
KETENGİLLER
Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, keten vb. türleri içine alan bitki familyası.
KETENYERİ
Aydın kenti, Köşk ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KETENÇUKURU
Giresun ili, Tirebolu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
HEKİKETEN
Hakikaten.
KETENDERE
Aydın ili, Nazilli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Muğla kenti, Milâs ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Ordu ili, Akkuş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
HATİPLİKETENCİLER
Düzce ili, Konuralp bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
NEZAKETEN
Nezaket olarak, nazik davranarak.
KETENYAĞI
(Resim) Keten tohumundan çıkarılan açık sarı renkli yağ; çiğ bezir.
Bu bölümde tanımı içerisinde KETEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇIRÇIRLAMAK
Pamuk, keten, kendir vb. bitkisel dokuma ham maddelerini çekirdek veya kabuklarından temizlemek.
KRETON
Bir tür keten, patiska veya basma.
EKSTRAFOR
Giysilerin etek, kol, yaka parçalarına, perdelerin ucuna geçirilen seyrek dokunmuş keten şerit.
BEZ
Pamuk ya da keten ipliğinden yapılmış olan dokuma, çaput. Herhangi bir cins kumaş. Kumaş veya dokumadan yapılmış. İçinden geçen kandan veya öz sudan bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan organ. Herhangi bir iş için kullanılan dokuma. Pamuktan, düz dokuma.
PIRTI
Değersiz şey, eşya. Basma ve ketenden yatak, yorgan yüzü, giysilik kumaş. Eskimiş giysi. Ufak tefek ev eşyası.
ORGANZE
İpek veya keten iplikle dokunmuş, tülbent inceliğinde bir tür kolalı kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
DAMASKO
Çoğunlukla döşemelik olarak kullanılan, keten ve ipek karışımı bir kumaş türü.
KANAVİÇE
El işleri için kullanılan seyrek dokunmuş keten bezi. Çuval olarak kullanılan kendirden veya kenevirden yapılmış seyrek bez. Bu bezin üzerine yapılmış olan işleme.
BEZİR
Keten tohumu. Bezir yağı.
İPLİK
Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi.
FLANEL
Keten ve yünden dokunan kumaş.
PEŞKİR
Genellikle pamuk ipliğinden dokunmuş ince havlu. Yemek yerken kullanılan, el kurulanan, büyük mendil biçiminde pamuk veya keten bez, peçete.
KITIK
Minder, yastık vb.ni doldurmak için kullanılan ve bazen de sıvanın içine katılan keten ve kendir lifleri.
KÖFTÜN
Sığırlara yedirilen susam veya keten küspesi.
FİLARİZ
Keten dövmeye yarayan tokmak.
LİNOLYUM
Yer döşemesi olarak kullanılan, üzeri keten yağı ve mantar tozuyla kaplanmış jüt bezi, muşamba.
ETAMİN
Pamuk, keten veya ipekten, seyrek dokunmuş delikli bir kumaş türü.
DÜŞMAN
Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).
LAPA
Nişastalı tanelerin, su ile kaynatılarak bulamaç kıvamına getirilmiş durumu. Keten tohumu vb. bitkilerin kaynatılmasıyla elde edilen, sıcak olarak tülbent içinde vücuda dıştan uygulanan ilaç.
ÖREKE
Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek.