Kelimeler arşivinde; içinde "keser" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde keser bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu keser ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında keser olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HORZUMKESERLER
KESERZIMBASI
ÇEVRİMKESER, KESKİNKESER
ÇAPAKESERİ, KESERLEMEK
DENKESER, HIZKESER, KELKESER, KESERCİK, KESERGEN, KESERİYE, KESERTAŞ
KESERİ
KESER
KESER
Tahta, ağaç yontmaya ve çivi çakmaya yarayan, kısa saplı, bir yanı keskin ağızlı çelik araç.
KESERİYE
Götürü, toptan iş.
ÇAPAKESERİ
Çapa olarak kullanılan küt uçlu keser. (Yalvaç Isparta).
KESERİ
Götürü, toptan iş.
ÇEVRİMKESER
Olağan ya da olağandışı koşullarda bir çevrimi kesen akımmıknatıssal aygıt.
KESERZIMBASI
Keser sapını delmek için kullanılan ucu sivri demir araç. (Yalvaç Isparta).
KESKİNKESER
Ağaç yontma keseri. (Senirkent Isparta).
KESERLEMEK
Uydurmak. Çapalamak. Engel olmak.
KESERGEN
Bitki köklerini yiyen, dana burnu da denilen bir böcek.
KESERCİK
Karçiçeği, çiğdem.
DENKESER
Gürültüden kafa şişme: O kadar bağırdı ki, başım denkeser oldu.
HORZUMKESERLER
Manisa şehrinde, Alaşehir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
HIZKESER
Çiftekerin hızını kesmeğe yarayan araç. Elcek, kaplıtel ve sıkıştırıcı parçadan oluşur. Ön ve arka tekerlek için iki tanedir. Yarışlık çiftekerlerinde hızkeser kullanmak yasaktır.
KESERTAŞ
Adıyaman şehri, Gerger ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KELKESER
Uzun saplı büyük keser.
Bu bölümde tanımı içerisinde KESER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ŞAHLANMAK
At, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde durmak, şaha kalkmak. Parlamak, ışıldamak. Taşkınlık göstermek, coşmak, kükremek.
SAVAŞ
Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal. Uğraşma, kavga, mücadele. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele.
ÇIKARMAK
Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.
BARDA
Dam ustalarının kullandığı, başının bir ucu çember parçası biçiminde eğri, öbür ucu keskin çekiç. Fıçıcı keseri.
BOĞAZLAMAK
Hayvan veya insanı boğazından keserek öldürmek. Gaddarca, kan dökerek öldürmek.
DANABURNU
Toprak içinde yaşayıp bitkilere, köklerini keserek zarar veren bir böcek, kök kurdu (Gryllotalpa vulgaris). Aslanağzı.
KANYON
Bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu, bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki vadi, dar boğaz, kapuz, kısık, klüz.
İNZİVA
Toplum hayatından kaçıp tek başına yaşama. Dış dünyayla bütün bağlarını keserek Tanrı'yla birleşebilmek için insanın kendi içine kapanması.
AYDEMİR
Yüzü yay biçiminde bir keser türü.
SUNTIRAÇ
Nalbantların, nallanacak hayvanın tırnağını keserken kullandıkları keskin araç. Saraçların derilere yiv açmakta kullandıkları, metalden U biçimindeki araç.
KEKELEMEK
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak ve keserek konuşmak. Ne söyleyeceğini şaşırıp kelimeleri birbirine karıştırmak.
PAHLAMAK
Bir parçanın keskin kenarını keserek pah durumuna getirmek, keskinliğini gidermek.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
MANASTIR
Bazı kesin kurallara bağlı rahip veya rahibelerin dünya ile ilgilerini keserek yaşadıkları yapı, keşişhane.
KEKEME
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç.
YALNIZCILIK
Uluslararası konulara ve anlaşmazlıklara katılmama siyaseti, infiratçılık. Bir ülkenin dış ekonomik ilişkilerini keserek kendi sınırları içinde tek başına bir ekonomi siyaseti izlemesi, infiratçılık.
ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.
GEDİLMEK
Gedik olmak, gedik açılmak. Bıçak, keser vb.nin ağızları aşınmak.
DOĞRAMAK
Keserek parçalamak veya elle küçük parçalara ayırmak.
KERKİ
Keser.