İçinde KEME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "keme" olan, toplam 112 tane kelime bulunuyor. İçerisinde keme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu keme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında keme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

BÜYÜKKEMERDERE, KÜÇÜKKEMERDERE

13 harfli kelimeler

MAHKEMELEŞMEK

12 harfli kelimeler

ÇEKEMEMEZLİK, KEKEMELEŞMEK, MAHKEMELEŞME, DESKEMETİTİS, DESKEMETOSEL, KEMENÇECİLİK, KEMERDAMLARI, MAHKEMEAĞCİN

11 harfli kelimeler

KEKEMELEŞME, KEMENTLEMEK, TAHTAKEMENT

10 harfli kelimeler

ÇEKEMEZLİK, MAHKEMELİK, BEŞİKKEMER, ÇEMİŞKEMEK, ÇİFTEKEMER, EREKEMELİK, KEMELDİREK, KEMENTLEME, KEMERBAHÇE, KEMERCİLİK, KEMERHİSAR, KEMERKASIM, KEMERKÖPRÜ, KEMERLEMEK, KEMEROCAĞI, TAHTAKEMER

9 harfli kelimeler

ÇEKEMEMEK, KEKEMELİK, KEMENÇECİ, KEMERLEME, MAHKEMELİ, DÖRTKEMER, ESİRKEMEK, KEMERAĞZI, KEMERALTI, KEMERBAŞI, KEMERKAYA, KEMERTLEK, KEMERYAKA, KEMERYANI, ÖLİŞKEMEĞ, ÖLÜŞKEMEK, SARIKEMER, SÜSKEMERİ

8 harfli kelimeler

ÇEKEMEME, KEMERLİK, KEMERSİZ, MUHAKEME, KARAKEME, BAŞKEMER, CELKEMEK, ÇERKEMEK, ÇİRKEMEK, DİLKEMEK, HEREKEME, KEMENDER, KEMENLER, KEMERÇAM, KEMERKÖY, KEMERLER, KEMERTAŞ, KEMERYOL, KÖRKEMER, SEVKEMEK, SÖVKEMEK, SÖYKEMEK, TEREKEME, TERKEMEK, TİRKEMEK, TÜLKEMEK, YEYKEMEK

7 harfli kelimeler

ÇEKEMEZ, KEMENÇE, KEMERLİ, MAHKEME, ALKEMEL, ALKEMER, EREKEME, KEMEKEM, KEMENLİ, KEMERCİ, MEHKEME, MERKEME, ÖRKEMEK, ÖZKEMEK, PEKEMEK, SEKEMEÇ, SEKEMEK, SOKEMEK, SÖKEMEK, SÖYKEME, SÜKEMEK, TEKEMEN, YEKEMEK

6 harfli kelimeler

KEKEME, KEMENT, KEMERE, EKEMEK, EKEMEN, KEMEÇE, KEMENK, MAKEME, MEKEME

5 harfli kelimeler

KEMER, KEMEN, KEMEŞ, KEMET

4 harfli kelimeler

KEME

Bazı kelimelerin anlamları

KEME

Büyük sıçan. Domalan.

ÇEKEMEMEZLİK

Çekememe durumu veya çekememekten, kıskançlıktan doğan davranış, çekemezlik.

ÇEKEMEZLİK

Çekememezlik.

TAHTAKEMENT

Sivas kenti, Karayün bucağına bağlı bir bölge.

MAHKEMEAĞCİN

Ankara ilinde, Kızılcahamam ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

DESKEMETİTİS

Keratitis posteriyör.

MAHKEMELEŞME

Mahkemeleşmek işi.

MAHKEMELEŞMEK

Karşılıklı olarak birbirini dava etmek.

BÜYÜKKEMERDERE

İzmir kenti, Tire ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KÜÇÜKKEMERDERE

İzmir şehri, Tire ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KEKEMELEŞMEK

Kekeme durumuna gelmek.

KEMENTLEMEK

Kement geçirmek.

KEKEMELEŞME

Kekemeleşmek işi.

KEMERDAMLARI

Manisa ili, Adala nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KEMENÇECİLİK

Kemençecinin yaptığı iş.

DESKEMETOSEL

Gözde, deskement zarının fıtıklaşması. Kornea zedelenmesi veya derin kornea ülserini takiben biçimlenir.

  -   -   -  

Anlamında KEME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAVALAŞMAK

Birbiri aleyhinde mahkemeye başvurmak.

ENGİZİSYON

Orta Çağda, Katoliklerde katı din inançlarına karşı gelenleri cezalandırmak için kurulan kilise mahkemelerinin adı.

BEYİN

Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.

AKSESUAR

Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.

AVUKAT

Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse.

DÜŞÜNMEK

Aklından geçirmek, göz önüne getirmek. Zihniyle arayıp bulmak. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak. Tasalanmak, kaygılanmak. Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek. Tasarlamak. Farz etmek.

ÇEKEMEME

Çekememek işi veya durumu.

GÖKKUŞAĞI

Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli, kemer biçimindeki görüntü, alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, alaimisema.

BALIKGÖZÜ

Ayakkabıların bağ geçirilen deliklerine ve kemer deliklerine takılan maden, kemik vb.nden yapılmış halka.

FİŞEKLİK

Üzerine tüfek, tabanca fişekleri geçirilip bele asılan veya omuzdan bele doğru çapraz geçirilen kemer, kargılık. Kütüklük.

GÜNÜLEMEK

Kıskanmak, çekememek, haset etmek.

GEREKÇE

Gerektirici sebep, esbabımucibe. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri. Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme. Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.

AÇIT

Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.

BİNGİ

Kemerler üzerine oturtulmuş kubbe ile kemerlerin arasını kapatan üçgen biçimindeki kubbe parçalarından her biri.

BAZİLİKA

İçi, ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere iki sıra sütunla üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçiminde büyük kilise. Kral sarayı. Dikdörtgen biçiminde, uç kısmında yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi.

BOYUNDURUK

Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.

BOŞANMAK

Karı ve koca mahkeme kararı ile birbirinden ayrılmak. Dertlerini, yakınmalarını anlatmak. Sıyrılmak, kurtulmak. Kapalı bir yerde bulunan insanlar birden dışarı çıkmak. Hayvan, başlığından, koşum takımından veya bağından kurtulmak. Baskı altında gergin duran bir şey, birden ve hızla kurtulmak. Bol bol akmak.

DOMALAN

Asklı mantarlardan, toprak içinde yumru biçiminde yetişen, yenilebilen bir bitki, yer mantarı, keme, karakeme (Tuber melanosporum).

DİVANIHARP

Askerî mahkeme.

DÜZTABAN

Doğal ayak kemerinin kaybolması ile oluşan yapısal bozukluk. Dar tabanlı bir rende türü. Tabanı kemerli olmayan, düz olan (kimse). Uğursuz.