Sonu KEMİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kemi" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kemi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kemi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kemi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

İATROKEMİ

6 harfli kelimeler

ESKEMİ, HİKEMİ, İSKEMİ, LÖKEMİ

5 harfli kelimeler

AKEMİ

4 harfli kelimeler

KEMİ

Bazı kelimelerin anlamları

KEMİ

Büyük, iri fare. Yerelması.

AKEMİ

İki elemanlı mermer yapıştırıcısı.

İATROKEMİ

Hastalıkların ve fonksiyon bozukluklarının vücuttaki kimyasal değişimlerden kaynaklandığını ileri süren görüş.

ESKEMİ

Arkalıksız, örme sandalye.

İSKEMİ

Sandalye. İskemle, sandalye. Belli bir bölgede kan akımının azalması, ilgili bölgeyi besleyen damarların tıkanması veya daralması nedeniyle gelişen yerel anemi, bölgesel doku anemisi, işemi. Kan damarlarının daralmasına veya tıkanmasına bağlı olarak bir organ veya dokuya yetersiz kan gelmesi veya yerel kansızlık, kansızlanma.

HİKEMİ

Felsefe ile ilgili. Felsefi söz veya düşünce.

LÖKEMİ

Lösemi.

  -   -   -  

Anlamında KEMİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KEMİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BARBUNYA

Barbunyagillerden, kırmızı pullu, beyaz etli, kemikli bir balık, barbun (Mullus barbahıs). Taneleri yuvarlak, oval veya yassı, kırmızı benekli, bir tür fasulye.

BAŞHAKEMLİK

Başhakem olma durumu, başyargıcılık. Başhakemin yaptığı iş, başyargıcılık.

ALABALIKGİLLER

Omurgalı hayvanlardan, kemikli balıkların bir familyası.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

BAKANAK

Geviş getiren hayvanların ayaklarının arkasındaki körelmiş tırnak, kemik çıkıntısı.

ANTRİKOT

Sığırın iki kürek kemiği arasından ve pirzolalık yerinden çıkartılan, kemiğinden sıyrılmış et dilimi.

AĞIRŞAK

Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).

BACAKKALEMİ

Kaval kemiği.

AMUDUFIKARİ

Bel kemiği.

BALIKGÖZÜ

Ayakkabıların bağ geçirilen deliklerine ve kemer deliklerine takılan maden, kemik vb.nden yapılmış halka.

BAMBUL

Kurtçuk evresinde ekinlerin kökünü, ergin evrede başakları kemiren, kahverengi, kın kanatlı böcek (Anisoplia austriaca).

BICIL

Aşık kemiğinin altında bulunan küçük bir kemik. Bu kemikle oynanan bir oyun.

BONFİLE

Kasaplık hayvanlarda bel kemiğinin iki yanında bulunan ve yumuşaklığı dolayısıyla beğenilen et bölümü. Bu bölümden hazırlanan et dilimi.

AKARCA

Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

BINGILDAK

Kafatasının kemikleşmeden önce kemiklerin birleşme yerlerinde bulunan kıkırdak bölümü.

BİZ

Çokluk birinci kişiyi gösteren söz. Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan, çelikten yapılmış, sivri uçlu ve ağaç saplı araç, tığ. Ülkemiz sularında yaşayan bir tür mersin balığı, şip (Acipenser nudiventris). Maraş işinde kalın karton parçalarının iğneyi kırmamasını sağlamak ve delik delmek işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış tahta saplı, ince sivri uçlu bir çuvaldız türü. Bazen teklik birinci kişi zamiri "ben" yerine kullanılan bir söz.

BİNİŞMEK

İki parçadan biri, öbürünün üstünde olmak. Kırık bir kemiğin iki parçası birbiri üstüne gelmek. Kas kirişleri birbiri üstüne binmek.

AKROMEGALİ

Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.

AÇAN

Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.