KEMİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kemi" olan, toplam 47 adet kelime bulunmaktadır. kemi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kemi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kemi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KEMİKDİLLİGİLLER

14 harfli kelimeler

KEMİLÜMİNESANS, KEMİKLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

KEMİKLEŞTİRME

12 harfli kelimeler

KEMİREBİLMEK

11 harfli kelimeler

KEMİREBİLME, KEMİKSİZLİK, KEMİRİCİLİK, KEMİRGENLER, KEMİRİCİLER, KEMİKLİDERE, KEMİKLEŞMEK, KEMİKLİALAN

10 harfli kelimeler

KEMİRİŞMEK, KEMİKLEŞME, KEMİKGERİŞ, KEMİSLEMEK, KEMİRİLMEK

9 harfli kelimeler

KEMİRTLİK, KEMİRİLME

8 harfli kelimeler

KEMİRİCİ, KEMİRGEN, KEMİRTEK, KEMİRMEK, KEMİRDEK, KEMİRCİK, KEMİKSİZ, KEMİKMEK, KEMİKLİK, KEMİKLER, KEMİKÇİL, KEMİKÇİK, KEMİŞMEK

7 harfli kelimeler

KEMİRME, KEMİCEK, KEMİYET, KEMİRİŞ, KEMİRGE, KEMİKSİ, KEMİKLİ

6 harfli kelimeler

KEMİRE

5 harfli kelimeler

KEMİS, KEMİK, KEMİŞ, KEMİÇ, KEMİZ

4 harfli kelimeler

KEMİ

Bazı kelimelerin anlamları

KEMİ

Büyük, iri fare. Yerelması.

KEMİKLEŞTİRMEK

Kemiğe dönüştürmek.

KEMİKLEŞMEK

Kemik durumuna gelmek. Dokusu kemik doku durumuna gelmek. Sert, değişmez bir durum almak.

KEMİRGENLER

Tavşan, kobay, kirpi, sıçan ve kunduz gibi köpek dişleri olmayan ve kesici dişleri iyi gelişmiş memeliler takımı, kemiriciler.

KEMİKDİLLİGİLLER

(Osteoglossidae), bantang (heterotis niloticus) iyi bilinen türleridir.

KEMİRİCİLER

Kemirgenler.

KEMİKLEŞTİRME

Kemikleştirmek işi.

KEMİLÜMİNESANS

Kimyasal bir reaksiyon sırasında elektromagnetik ışın halinde enerjinin açığa çıkması.

KEMİRİCİLİK

Kemirici olma durumu.

KEMİKLEŞME

Kemikleşmek işi. Kemik dokusunun intramembranöz ya da endokondral olarak meydana gelmesi. Osifikasyon. Kemik dokusunun intramembranöz veya endokondriyal olarak meydana gelmesi, osifikasyon. Osifikasyo perikondriyalis adı verilen intramembranöz ve osifikasyo endokondriyalis adı verilen endokondral yolla kemik dokusu yapımı, ossifikasyon. Dokularda kronik kıkırdak doku yangılarındaki gibi kalsiyum tuzları birikmesi nedeniyle sertleşerek kemik dokusu niteliği kazanma. (karşılık: ossifikasyon), Kemik meydana gelmesi; bağ ve özellikle kıkırdak dokusunun kemişleşme merkezlerinde başlayan ve osteoblastlar araciyle tamamlanan olay.

KEMİKLİALAN

Çanakkale ili, Lâpseki ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KEMİREBİLME

Kemirebilmek işi.

KEMİRİŞMEK

Hayvanlar birbirlerini dişleriyle kaşımak.

KEMİREBİLMEK

Kemirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KEMİKSİZLİK

Kemiksiz olma durumu.

KEMİKLİDERE

Manisa şehri, Saruhanlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında KEMİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KEMİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAMBUL

Kurtçuk evresinde ekinlerin kökünü, ergin evrede başakları kemiren, kahverengi, kın kanatlı böcek (Anisoplia austriaca).

AKROMEGALİ

Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.

BINGILDAK

Kafatasının kemikleşmeden önce kemiklerin birleşme yerlerinde bulunan kıkırdak bölümü.

AÇAN

Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.

BICIL

Aşık kemiğinin altında bulunan küçük bir kemik. Bu kemikle oynanan bir oyun.

BARBUNYA

Barbunyagillerden, kırmızı pullu, beyaz etli, kemikli bir balık, barbun (Mullus barbahıs). Taneleri yuvarlak, oval veya yassı, kırmızı benekli, bir tür fasulye.

BONFİLE

Kasaplık hayvanlarda bel kemiğinin iki yanında bulunan ve yumuşaklığı dolayısıyla beğenilen et bölümü. Bu bölümden hazırlanan et dilimi.

BAKANAK

Geviş getiren hayvanların ayaklarının arkasındaki körelmiş tırnak, kemik çıkıntısı.

BİNİŞMEK

İki parçadan biri, öbürünün üstünde olmak. Kırık bir kemiğin iki parçası birbiri üstüne gelmek. Kas kirişleri birbiri üstüne binmek.

BAŞHAKEMLİK

Başhakem olma durumu, başyargıcılık. Başhakemin yaptığı iş, başyargıcılık.

BALIKGÖZÜ

Ayakkabıların bağ geçirilen deliklerine ve kemer deliklerine takılan maden, kemik vb.nden yapılmış halka.

ALABALIKGİLLER

Omurgalı hayvanlardan, kemikli balıkların bir familyası.

BİZ

Çokluk birinci kişiyi gösteren söz. Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan, çelikten yapılmış, sivri uçlu ve ağaç saplı araç, tığ. Ülkemiz sularında yaşayan bir tür mersin balığı, şip (Acipenser nudiventris). Maraş işinde kalın karton parçalarının iğneyi kırmamasını sağlamak ve delik delmek işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış tahta saplı, ince sivri uçlu bir çuvaldız türü. Bazen teklik birinci kişi zamiri "ben" yerine kullanılan bir söz.

AKARCA

Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.

ANTRİKOT

Sığırın iki kürek kemiği arasından ve pirzolalık yerinden çıkartılan, kemiğinden sıyrılmış et dilimi.

BACAKKALEMİ

Kaval kemiği.

AMUDUFIKARİ

Bel kemiği.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

AĞIRŞAK

Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.