Kelimeler arşivinde; içinde "kave" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kave bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kave ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kave olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
VEZİKÜLOKAVERNÖZ
MUKAVEMETSİZLİK
MUKAVEMETÇİLİK
MUKAVELENAME, MUKAVEMETSİZ
MUKAVELESİZ, MUKAVEMETÇİ, MUKAVEMETLİ
KAVERNİTİS, MUKAVELELİ, KAVERNOZUS
MUKAVEMET
MUKAVELE, KAVERNÖZ
SAKAVEL, ZEKAVET, KAVERNA, KAVEOLA, KAVELLE, ŞEKAVET
KAVERN, KAVEYA, KAVELA
KAVEL, KAVEA
KAVE
KAVE
Avanak, manyak. Kahvehane (bk: gave). Kahvehane.
MUKAVEMETSİZ
Dayanıksız, güçsüz, dirençsiz.
MUKAVEMETÇİLİK
Mukavemetçi olma durumu.
MUKAVELELİ
Sözleşmeli.
MUKAVEMETÇİ
Düşman saldırısına boyun eğmeyip her çeşit araçla karşı gelen yurtsever kimse. Uzun mesafe koşucusu.
KAVERNÖZ
Oyuklu, boşluklu, kavernozus.
MUKAVEMETSİZLİK
Mukavemetsiz olma durumu.
MUKAVELENAME
Sözleşme.
MUKAVELESİZ
Sözleşmesiz.
MUKAVEMETLİ
Dayanıklı, güçlü, dirençli.
KAVERNOZUS
Kavernöz.
VEZİKÜLOKAVERNÖZ
Hem veziküllü hem de kavernöz olan.
SAKAVEL
Çalı süpürgesi.
KAVERNİTİS
Peniste korporora kavernoza veya korpus spongiyozum'un yangısı.
MUKAVEMET
Dayanma, karşı durma, karşı koyma, dayanırlık. Direnç.
MUKAVELE
Sözleşme.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAVE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HAYDUTLUK
Haydut olma durumu, şakilik, şekavet.
DAYANIRLIK
Direnç, mukavemet.
ARDİYYE
ambar. -mukavelesi: ambar sözleşmesi.
MÖGEVELE
Arapça kökenli mukavele: mukavele.
DAVUŞTU
Ses, hafif gürültü, hışırtı, tıkırtı. Ayak sesi. Mukavele, sözleşme. Arkadan konuşma, söz etme.
BOŞLUKLU
İçi boş aralıklar içeren, kavernöz.
KONUŞUK
Sözleşme, mukavele. Konuşma, sohbet etme. Zühre yıldızı. Fazla soğuk yapan cemreler. Konuşma, söz, lakırtı.
SÖZLEŞMELİ
Sözleşmeye dayanan, sözleşme yapılan, mukaveleli, kontratlı. Sözleşme yapılarak.
DAYANMAK
Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.
KARAGÖĞNÜK
Soğuğa ve sıcağa dayanıklı insan : Karagöğnükler mukavemetli olur.
DÜBEL
Vidanın daha sağlam yerleşmesi için duvarlarda açılan deliğe önceden çakılan plastik yuva. Çapları 4-20 milimetre olan, uçları yarık ve tırtıllı, baş tarafı uca doğru daralan delikli, orta sert veya sert plastikten yapılmış özel kavela.
MÜGEVEMET
Arapça kökenli mukavemet: mukavemet.
SÖZLEŞMESİZ
Sözleşmeye dayanmayan, sözleşme yapılmamış olan, mukavelesiz, kontratsız. Sözleşme yapılmayarak, sözleşme olmaksızın.
SÖZLEŞİMSEL
akdi, mukavelevi (bk. sözleşmeli).
SÖZLEŞME
Sözleşmek işi. Bu işlemi gösteren belge, mukavelename. Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat.
ELASTOMER
Çekilince uzayan, çekme mukavemeti yüksek, çabucak eski boyutuna dönebilen, kauçuk benzeri polimer maddelerin genel adı. ("Elastik polimer" teriminin kısaltılmış şekli).
DİRENÇ
Dayanma, karşı koyma gücü, mukavemet. Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemet, rezistans. Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen, mukavemet, rezistans.
AKİD
sözleşme (Eski Roma töresindeki "contractus" ile "pactum" ayırımından değişik olarak, bugün "akid" ile "mukavele" terimleri aynı kavramı anlatmak için kullanıldığından, her ikisine de karşılık diye, töre dilimize iyice yerleşmiş ve yayılmış bulunan '"sözleşme" terimi benimsenmiş, ayrıca "akid" karşılığı diye "bağıt" terimine yer verilmemiştir). -yapma va'di: sözleşme kurma sözvermesi (bk. ön akid). sözleşen.
BAĞLANDI
Damın mukavemetini arttırmak için kullanılan ağaç.
NEŞİR
Yayma, dağıtma, saçma. Yayım. yayım. -mukavelesi: yayım sözleşmesi.