İçinde KAVE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kave" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kave bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kave ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kave olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

VEZİKÜLOKAVERNÖZ

15 harfli kelimeler

MUKAVEMETSİZLİK

14 harfli kelimeler

MUKAVEMETÇİLİK

12 harfli kelimeler

MUKAVELENAME, MUKAVEMETSİZ

11 harfli kelimeler

MUKAVELESİZ, MUKAVEMETÇİ, MUKAVEMETLİ

10 harfli kelimeler

KAVERNİTİS, MUKAVELELİ, KAVERNOZUS

9 harfli kelimeler

MUKAVEMET

8 harfli kelimeler

MUKAVELE, KAVERNÖZ

7 harfli kelimeler

SAKAVEL, ZEKAVET, KAVERNA, KAVEOLA, KAVELLE, ŞEKAVET

6 harfli kelimeler

KAVERN, KAVEYA, KAVELA

5 harfli kelimeler

KAVEL, KAVEA

4 harfli kelimeler

KAVE

Bazı kelimelerin anlamları

KAVE

Avanak, manyak. Kahvehane (bk: gave). Kahvehane.

MUKAVEMETSİZ

Dayanıksız, güçsüz, dirençsiz.

MUKAVEMETÇİLİK

Mukavemetçi olma durumu.

MUKAVELELİ

Sözleşmeli.

MUKAVEMETÇİ

Düşman saldırısına boyun eğmeyip her çeşit araçla karşı gelen yurtsever kimse. Uzun mesafe koşucusu.

KAVERNÖZ

Oyuklu, boşluklu, kavernozus.

MUKAVEMETSİZLİK

Mukavemetsiz olma durumu.

MUKAVELENAME

Sözleşme.

MUKAVELESİZ

Sözleşmesiz.

MUKAVEMETLİ

Dayanıklı, güçlü, dirençli.

KAVERNOZUS

Kavernöz.

VEZİKÜLOKAVERNÖZ

Hem veziküllü hem de kavernöz olan.

SAKAVEL

Çalı süpürgesi.

KAVERNİTİS

Peniste korporora kavernoza veya korpus spongiyozum'un yangısı.

MUKAVEMET

Dayanma, karşı durma, karşı koyma, dayanırlık. Direnç.

MUKAVELE

Sözleşme.

  -   -   -  

Anlamında KAVE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAVE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HAYDUTLUK

Haydut olma durumu, şakilik, şekavet.

DAYANIRLIK

Direnç, mukavemet.

ARDİYYE

ambar. -mukavelesi: ambar sözleşmesi.

MÖGEVELE

Arapça kökenli mukavele: mukavele.

DAVUŞTU

Ses, hafif gürültü, hışırtı, tıkırtı. Ayak sesi. Mukavele, sözleşme. Arkadan konuşma, söz etme.

BOŞLUKLU

İçi boş aralıklar içeren, kavernöz.

KONUŞUK

Sözleşme, mukavele. Konuşma, sohbet etme. Zühre yıldızı. Fazla soğuk yapan cemreler. Konuşma, söz, lakırtı.

SÖZLEŞMELİ

Sözleşmeye dayanan, sözleşme yapılan, mukaveleli, kontratlı. Sözleşme yapılarak.

DAYANMAK

Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.

KARAGÖĞNÜK

Soğuğa ve sıcağa dayanıklı insan : Karagöğnükler mukavemetli olur.

DÜBEL

Vidanın daha sağlam yerleşmesi için duvarlarda açılan deliğe önceden çakılan plastik yuva. Çapları 4-20 milimetre olan, uçları yarık ve tırtıllı, baş tarafı uca doğru daralan delikli, orta sert veya sert plastikten yapılmış özel kavela.

MÜGEVEMET

Arapça kökenli mukavemet: mukavemet.

SÖZLEŞMESİZ

Sözleşmeye dayanmayan, sözleşme yapılmamış olan, mukavelesiz, kontratsız. Sözleşme yapılmayarak, sözleşme olmaksızın.

SÖZLEŞİMSEL

akdi, mukavelevi (bk. sözleşmeli).

SÖZLEŞME

Sözleşmek işi. Bu işlemi gösteren belge, mukavelename. Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat.

ELASTOMER

Çekilince uzayan, çekme mukavemeti yüksek, çabucak eski boyutuna dönebilen, kauçuk benzeri polimer maddelerin genel adı. ("Elastik polimer" teriminin kısaltılmış şekli).

DİRENÇ

Dayanma, karşı koyma gücü, mukavemet. Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemet, rezistans. Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen, mukavemet, rezistans.

AKİD

sözleşme (Eski Roma töresindeki "contractus" ile "pactum" ayırımından değişik olarak, bugün "akid" ile "mukavele" terimleri aynı kavramı anlatmak için kullanıldığından, her ikisine de karşılık diye, töre dilimize iyice yerleşmiş ve yayılmış bulunan '"sözleşme" terimi benimsenmiş, ayrıca "akid" karşılığı diye "bağıt" terimine yer verilmemiştir). -yapma va'di: sözleşme kurma sözvermesi (bk. ön akid). sözleşen.

BAĞLANDI

Damın mukavemetini arttırmak için kullanılan ağaç.

NEŞİR

Yayma, dağıtma, saçma. Yayım. yayım. -mukavelesi: yayım sözleşmesi.