İçinde KARART geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "karart" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde karart bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu karart ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında karart olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KARARTABİLMEK, KARARTIVERMEK

12 harfli kelimeler

KARARTABİLME, KARARTIVERME, KAŞKARARTMAK

11 harfli kelimeler

KARARTILMAK

10 harfli kelimeler

KARARTILMA

9 harfli kelimeler

KARARTMAK, KARARTICI

8 harfli kelimeler

KARARTMA

7 harfli kelimeler

KARARTI, KARARTU

6 harfli kelimeler

KARART

Bazı kelimelerin anlamları

KARART

Resim seçiciye, belli bir alıcının resmini ileten oluğun düğmesini en yüksekten sıfıra çevirmesi için verilen komut. (Alıcıların sayısı eklenerek "biri karart!, üçü karart!" biçiminde söylenir).

KARARTMAK

Rengini karaya çevirmek, esmerleştirmek, siyahlaştırmak. Işığı kısmak ya da örtmek. Kötü bir duruma getirmek. Karanlık duruma getirmek.

KARARTICI

Dizi dirençlere bağlı çok sayıdaki kanallardan gelen elektrik akımım azaltıp çoğaltabilen aygıt. Bunların çok çeşidi olmakla birlikte, temelde üç türü vardır :. karşı dirençli karartıcı. özdönüştürücü karartıcı. bilgisayarlı karartıcı.

KAŞKARARTMAK

Kaş çatmak.

KARARTIVERME

Karartıvermek durumu.

KARARTILMAK

Karanlık duruma getirilmesini sağlamak.

KARARTABİLME

Karartabilmek işi.

KARARTABİLMEK

Karartma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KARARTU

Ev eşyası.

KARARTMA

Karartmak işi. Savaş durumunda düşman uçaklarından korunma amacıyla ışıkları örtme veya söndürme biçiminde alınan önlemlerin bütünü.

KARARTIVERMEK

Çabucak veya ansızın karartmak.

KARARTILMA

Karartılmak işi veya durumu.

KARARTI

Karaltı. Kararmış yer, siyahlık.

  -   -   -  

Anlamında KARART bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KARART geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KARADAVU

Buğday başaklarında görülen, taneleri kömür gibi karartan bir hastalık, sürme hastalığı. Buğday hastalığı.

KARADUVA

Buğday başaklarında görülen, taneleri kömür gibi karartan bir hastalık, sürme hastalığı.

KAPANIK

Kapanmış. Sisli, bulutlu. Kaçınık. İç karartıcı, ruh sıkıcı.

KARADOĞU

Buğday başaklarında görülen, taneleri kömür gibi karartan bir hastalık, sürme hastalığı. Ağrı ili, Hamur ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

KARADOĞ

Buğday başaklarında görülen, taneleri kömür gibi karartan bir hastalık, sürme hastalığı.

GARARTMAH

Karartmak.

GARARTMAK

Karartmak.

GARALTI

Ev eşyası. Siper: Yağmur gelmeden bir garaltı bulaydık. Karartı.

KARADON

Buğday başaklarında görülen, taneleri kömür gibi karartan bir hastalık, sürme hastalığı. Çocuğu olmayan kadın ya da erkek.

SİYAHLATMAK

Rengini karaya çevirmek, karartmak.

KARADOĞA

Buğday başaklarında görülen, taneleri kömür gibi karartan bir hastalık, sürme hastalığı.

İSLEMEK

İse tutup karartmak.

GARARTU

Karartı.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

GÜNERKÖLÇER

Güneş değişmezini ölçmek için kullanılan bir aygıt. Düşen güneş ışınlarını soğuran karartılmış bir yüzey parçası aldığı erkeyi ısıya çevirir; böylece sıcaklık artması ölçülerek dakikada cm² ye düşen erke bulunur.

KARALCIK

Karartı, gölge.

YAKMAK

Kına, yakı vb.ni koymak, sürmek. Yanmasını sağlamak veya yanmasına yol açmak, tutuşturmak. Tedavi etmek amacıyla doku, damar vb. dağlamak. Güçlü sevgi uyandırmak. Kurutmak, zarar vermek. Çok sıcak olmak. Keskin, sert ve ısırıcı bir duyum vermek. Çok üşütmek. Karartmak. Işık vermesini sağlamak. Ateşle yok etmek. Silahla vurmak. Yıkıma, zarara yol açmak, büyük bir zarara uğratmak, mahvetmek. Yanıyormuş gibi bir etki yapmak. Zamanında kullanılmadığından hükmünü yitirmek. Isı etkisiyle zarar vermek. Türkü, ağıt vb. düzenlemek, bestelemek.

GARALTU

Karartı. Ev, bina.

KARADAĞU

Buğday başaklarında görülen, taneleri kömür gibi karartan bir hastalık, sürme hastalığı.