Kelimeler arşivinde; içinde "kala" olan, toplam 365 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kala bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kala ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kala olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ALATURKALAŞTIRMAK, KALABALIKLAŞTIRMA
ALATURKALAŞTIRMA, SENDİKALAŞTIRMAK
KALABALIKLAŞMAK, SENDİKALAŞTIRMA, ÇALKALANABİLMEK, ÇALKALAYABİLMEK, HARMANCIKAKALAN, NAFAKALANDIRMAK
ALAKALANDIRMAK, ALATURKALAŞMAK, BAŞKALAŞTIRMAK, ÇALKALANABİLME, ÇALKALAYABİLME, KALABALIKLAŞMA, NAFAKALANDIRMA, ŞAKALAŞABİLMEK, TOKALAŞABİLMEK, YAKALANABİLMEK, YAKALANIVERMEK, YAKALATABİLMEK, YAKALAYABİLMEK, YAKALAYIVERMEK, YARIBAŞKALAŞAN, YARIBAŞKALAŞMA
ALAKALANDIRMA, ALATURKALAŞMA, SENDİKALAŞMAK, BOYUNÇAKALAĞI, KALAFATLANMAK, KALAKBAŞLILAR, SEVİNDİKALANI, ŞAKALAŞABİLME, TOKALAŞABİLME, TÜMBAŞKALAŞAN, TÜMBAŞKALAŞMA, YAKALANABİLME, YAKALANIVERME, YAKALATABİLME, YAKALAYABİLME, YAKALAYIVERME, YUKARIKALABAK, YUKARIKALAMIŞ
FEVKALADELİK, KALAFATÇILAR, KALAFATÇILIK, KALAFATLAMAK, KALAFATLANMA, NAFAKALANMAK, SENDİKALAŞMA, TABAKALANMAK, ANTİKALAŞMAK, AŞAĞIKALAMIŞ, ÇAKKALABADAM, ÇİFTLİKALANI, DİNKALAHOÇEK, KALABALIKLIK, KALAMANKOZAN, MANTAKALAMAK, SAKALAÇARPAN, SAKALASARKAN, YEŞİLKALAMAK
ALAKALANMAK, BAŞKALAŞMAK, ÇALKALANMAK, ÇALKALATMAK, HALKALANMAK, KALABALIKÇA, KALAFATLAMA, KALANTORLUK, KALAVRAHANE, KALAYLANMAK, KALAYLATMAK, LAÇKALAŞMAK, MARKALANMAK, NAFAKALANMA, SISKALAŞMAK, TABAKALAMAK, TABAKALANMA, ANTİKALAŞMA, BÜYÜKALANLI, ÇALKALAYICI, DAKİKALARCA, HARIKALAMAK, KALABAKBAŞI, KALAKLANMAK, KALAMİSTRUM, KALAYCIOĞLU, KULUÇKALAMA, KUMLUKALANI, KÜÇÜKALANLI, LAŞKALANMAK, Devamını Oku »»
ALAKALANMA, ARKALANMAK, BAŞKALAŞIM, BAŞKALAŞMA, CAKALANMAK, ÇALKALAMAK, ÇALKALANMA, ÇALKALATMA, KALAYCILIK, KALAYLAMAK, KORKALAMAK, MARKALAMAK, MARKALANMA, SISKALAŞMA, ŞAKALAŞMAK, TABAKALAMA, TOKALAŞMAK, YAKALANMAK, YAKALATMAK, KALAYBALIK, ACIKALABAK, AFKALANMAK, ARKALANICI, ARKALAŞMAK, AVKALANMAK, AVKALANMIŞ, AVKALAŞMAK, AZKALAŞMAK, BIRKALAMAK, BURÇAKALAN, Devamını Oku »»
ARKALAMAK, ARKALANMA, CAKALANMA, ÇALKALAMA, FEVKALADE, HALKALAMA, ISKALAMAK, İSKALARYA, KAKALAMAK, KALABALIK, KALAFATÇI, KALAYHANE, KALAYLAMA, KORKALAMA, MARKALAMA, MÜNAKALAT, OKKALAMAK, ŞAKALAŞMA, TOKALAŞMA, YAKALAMAK, YAKALANIŞ, YAKALANMA, YAKALATMA, AFKALAMAK, ALKALAMAK, ARKALAYIN, AVKALAMAK, BAKALARYO, BALIKALAN, BUCAKALAN, Devamını Oku »»
ARKALAMA, ISKALAMA, KAKALAMA, KALAMATA, KALAMAZO, KALANDIR, KALANTOR, KALASTRA, KALAYSIZ, OKKALAMA, YAKALAMA, AÇIKALAN, AKALAZYA, ARKALAYI, CONKALAZ, ÇUKALATA, DANKALAK, GARKALAK, HALKALAR, KAKKALAN, KALAAZAR, KALADANA, KALAYCIK, KALAYLAÇ, KANKALAK, KARKALAK, KASKALAK, KONKALAK, PANSKALA, ŞANKALAK, Devamını Oku »»
KALAFAT, KALAMAR, KALAMİN, KALAMİT, KALAVRA, KALAYCI, KALAYLI, MISKALA, SİKALAR, UKALACA, ARKALAÇ, BAKALAK, CAKKALA, ÇAKALAT, ÇAKKALA, ÇEKALAN, ÇOKKALA, DINKALA, DURKALA, FIRKALA, GÖKALAN, KAKALAK, KALABAK, KALACOŞ, KALACUŞ, KALACÜK, KALADAK, KALADAN, KALAGAN, KALAGAY, Devamını Oku »»
KALABA, PEKALA, AKALAN, ASKALA, AZKALA, ÇAKALA, ÇUKALA, ISKALA, KAKALA, KALAÇA, KALAÇI, KALAFA, KALAĞU, KALAİT, KALAVA, KALAZA, TAKALA
AKALA, KALAK, KALAN, KALAS, KALAY, SKALA, UKALA, KALAÇ, KALAG, KALAH, KALAM, KALAO, KALAT, KALAZ
KALA
KALA
Kaldığında.
BAŞKALAŞTIRMAK
Başka bir duruma getirmek.
KALABALIKLAŞTIRMA
Kalabalıklaştırmak işi.
KALABALIKLAŞMAK
Kalabalık duruma gelmek.
HARMANCIKAKALAN
Bursa şehrinde, Harmancık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ÇALKALAYABİLME
Çalkalayabilmek işi.
SENDİKALAŞTIRMA
Sendikalaştırmak işi.
ALAKALANDIRMAK
İlgilendirmek.
ÇALKALANABİLME
Çalkalanabilmek işi.
NAFAKALANDIRMAK
Nafakalanma işini yaptırmak.
SENDİKALAŞTIRMAK
Sendika hâlinde teşkilatlandırmak.
ALATURKALAŞMAK
Alaturka olmak.
ALATURKALAŞTIRMAK
Alaturkalaşmasını sağlamak.
ÇALKALANABİLMEK
Çalkalanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ALATURKALAŞTIRMA
Alaturkalaştırmak işi.
ÇALKALAYABİLMEK
Çalkalama imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KALA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
ARAMA
Aramak işi, taharri. Sanığın yakalanması veya suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılmış olan araştırma işlemi.
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.
ARKALAMA
Arkalamak işi, müzaheret.
ARKAİK
Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan. Konuşulan ve yazılan dilde, kullanımdan düşmüş olan (eski söz veya deyim).
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ARKA
Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.
AHİRET
Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
ACAYİPLEŞMEK
Başkalaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
ALATURKALAŞMA
Alaturkalaşmak durumu.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ANIZ
Ekin biçildikten sonra tarlada kalan köklü sap. Ekin biçildikten sonra sürülmemiş tarla.
ALAKALANMA
Alakalanmak işi, ilgilenme.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
AĞYAR
Başkaları, yabancılar, eller.
ARKALANMA
Arkalanmak durumu.