Kelimeler arşivinde; içinde "kafe" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kafe bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kafe ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kafe olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KAFESÇİLİK, KAFESLEMEK, KAFEŞANTAN
KAFESLEME, KAFETERYA, KARAKAFES, KAFEİNSİZ, KAFESARDI
KAFEİNLİ, KAFESOTU
KAFESÇİ, KAFESLİ
KAFEİN, KAFETE
KAFES
KAFE
KAFE
İçecek ve hafif yiyeceklerin satıldığı, bazılarında kapı önlerinde oturacak yerlerin bulunduğu ayaküstü yiyecek yerleri.
KARAKAFES
Sığırdiligillerden, çiçekleri beyaz ve menekşeye çalan kırmızı renkte, eczacılıkta kullanılan bir bitki, eşekkulağı (Symphytum).
KAFEİN
Kahve ve çayda bulunan, hekimlikte kullanılan, kasları, sinirleri uyarıcı, mide salgısını ve metabolik hızı artırıcı etki yapan bir madde.
KAFESÇİ
Kafes yapan veya satan kimse. Birini aldatarak çıkar sağlayan kimse.
KAFESLEME
Kafeslemek işi.
KAFEİNLİ
İçinde kafein bulunan.
KAFETERYA
Müşterilerin kendi kendilerine servis yaptıkları lokanta. Çay, kahve vb. içeceklerle bazı yiyeceklerin satıldığı yer.
KAFEŞANTAN
İçkili, çalgılı kahvehane.
KAFESOTU
Yalancı havacıva otu, onosma, borraginaceae.
KAFESARDI
Kış için meyve saklamağa yarayan yer.
KAFEİNSİZ
İçinde kafein bulunmayan.
KAFESLİ
Kafesi olan veya kafes biçiminde olan.
KAFESÇİLİK
Kafesçinin yaptığı iş. Kafesçi olma durumu.
KAFES
Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper. Şimşirlik. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme. Hapishane. Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti.
KAFETE
Domates.
KAFESLEMEK
Çıkar sağlamak için birini aldatmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAFE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PIRLAK
Doğan, atmaca vb. yırtıcı kuşları yakalamada çağırtkan olarak kullanılan, avcılarca bir kafes içinde av yerine bırakılan kuş.
KUŞLUK
Günün sabahla öğle arasındaki bölümü, kuşluk vakti. Büyük kuş kafesi. Kuşlara yem verilen zaman.
ÇİFTEHANE
Kuş üretmeye yarar kafesli yer.
AKCİĞER
Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.
KUŞHANE
İçinde süs kuşları beslenilen ve üretilen küçük oda veya büyük kafes.
ŞİMŞİRLİK
Sarayda babası ölmüş şehzadelerin yaşadığı yer, kafes.
CUMBA
Yapıların üst katlarında, ana duvarların dışına, sokağa doğru çıkıntı yapmış balkon. Eski evlerde pencere hizasından sokağa doğru çıkıntısı olan kafesli bölüm.
CEFERLİK
Üzerine kullanılmayan eşyaların konduğu yüksekçe yer. Ahırlarda saman, ot ve benzerleri konan kafesli tahta bölme.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ARIÇAKISI
Peteği kafesinden ayırmak için kullanılan aşı çakısı. (Bursa).
SEÇAL
Kafeterya, lokanta, büyük mağaza vb. yerlerde yemeği alma, parayı kasaya ödeme gibi bazı hizmetlerin alıcı tarafından yerine getirilmesi.
TEİN
Çayda bulunan ve kafein niteliğinde olan etkili madde.
SULUK
Öğrencilerin okula su götürdükleri kap. Oda içinde yıkanmak için ayrılmış küçük yer, gusülhane. Yarışçıların su, glikozlu su, çay veya meyve suyu koymalarına yarayan kap. Tavukların su gereksinimlerini karşılamak üzere uzun, yuvarlak, küçük çanak veya damlalıklı biçimlerde değişik malzemeden yapılmış yarı otomatik veya otomatik düzen. Büyükbaş hayvanların barındığı yerlerde su içmelerini kolaylaştıran küçük tekne veya havuz. Küçük çocukların başlarında, yer yer saç dökülmesi ve kabartılarla beliren bir deri hastalığı. Kuş kafeslerinde su konan kap.
KAMERİYE
Bahçelerde yazın oturulmak için yapılan, kafes biçiminde, kubbeli, üstü yeşilliklerle sarılan süslü çardak.
KABURGA
Eğe kemiklerinin oluşturduğu kafes. Gemilerde dış kaplamanın dayandığı iskelet. Eğe.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
IZGARA
Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılmış olan parmaklık veya kafes biçiminde araç. Bu araç üstünde pişmiş. Et, balık, köfte vb. yiyecekleri pişirmekte kullanılan araç, gril. Futbol ayakkabısının altında bulunan iri başlı kabara. Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir.
KUZGUNCUK
Hapishane kapılarındaki demir kafesli pencere.
EŞEKKULAĞI
Karakafes.
BASTANCAK
Küçük çocukların ayakta durabilmeleri için yapılan kafes. Bağ çubuğu dikerken delik açmaya yarayan (ayakla basılarak) ağaç.