Sonu KAFİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kafi" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kafi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kafi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kafi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KAFİ

Yeterli, yetecek ölçüde olan. "Yeter, yetişir, artık istemez" anlamlarında bir seslenme sözü. Kâfi.

  -   -   -  

Anlamında KAFİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAFİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BORANA

Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Şiddetli kar, fırtına, kasırga. Yumurta, yağda kızartıldıktan yahut suda haşlandıktan sonra üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan yemek. Ispanak, yoğurt ve yumurta ile yapılan bir çeşit yemek. Komposto. Ekşi meyvelerden, et ve pekmezle yapılan suyu bolca tatlımsı bir yemek. Ebegümeci yemeği. Kışın yenmek üzere kurutulmuş taze fasulye. Ispanak. Sulusepken. Toprak düzeltmekte kullanılan tırmık. Bulgur veya pirinçle pişirilen sebze üzerine yoğurt dökülerek yapılan yemek. Çeltik tarlalarında öküze koşulan demir dişli bir araç. Tırmık. Cacık.

BARANA

Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık. İnce döşeme. Demir tırmık. Baklava biçimi mayın. Deve hamudunun ön ve arka kısmı (semercilikte). Lop yumurtanın üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan bir yemek. Salata, ot yemeği. Ispanak, semizotu gibi sebzelerin pirinçle pişirilen yemeği. Kuru üzüm, nohut ve boyun eti ile yapılan yemek (kuru üzüm üzerine ayva da konulur). Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Toplantı, parti, fırka, dernek. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Topluluk. Büyük demir tırmık.

ĞAVIR

Gavur, kafir.

GÜREF

Küme, sürü, kafile.

GAVIR

Gâvur, İslam ve Türk olmayan. Gâvur. Gâvur, Müslüman olmayan kimse. Gavur, kafir. Hristiyan, gayrimüslim. Gavur, düşman.

BARHANA

Kafile, küçük kervan. Göç eşyası, ev eşyası.

UYAK

Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı ahengi veren heceler veya aynı görevde olmayan ancak benzeşen sesler, kafiye.

AYAH

Ayak. Kafiye. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan ya da söylenen beste. Kadın, bk. kanayak çoluh çocuh ayah. Ayak, kafiye, kapı. Defa. Ayak - başdan ayaği: başından sonuna.

DEYİŞLEME

Beste, makam. Kafiyeli atasözü. Bir sözün, masalın, türkünün anlamı. Mâni.

HANUT

Özellikle turist kafilelerini alışveriş etmeleri için belirli dükkânlara götürme işinden alınan yüzde.

GÜREM

Küme, sürü, kafile.

KONVOY

Aynı yere giden taşıt veya yolcu topluluğu, kafile. Savaş gemileri tarafından korunan yük gemileri katarı.

TERKİBİBENT

Divan edebiyatında uyakları başka başka olan birkaç bentten oluşan ve her bendin sonunda kafiyeleri aynı birer beyti bulunan manzume biçimi.

BAKRANA

Küme, grup, kafile.

UYAKLI

Uyağı bulunan, kafiyeli, mukaffa.

GEFİLE

Kafile: gefile ğatır: deve kervanı. Arapça kökenli kafile: kafile.

BAHARNA

Küme, grup, kafile.

AKBAŞLI

Papatya. İnce ve sık yapraklı, beyaz çiçekli bir yabani ot, ayvadana. Küfür olarak kullanılır. Düğün sırasında hediyeleri kız tarafına götürecek kafilede ilâhi okuyanın arkasında bulunan yaşlı kadın. Civanperçemi. Sakarya şehrinde, Kaynarca belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

UYAKSIZ

Uyağı bulunmayan, kafiyesiz.

HACBEYİ

Her yıl hacca giden kafilenin başkanı.