Kelimeler arşivinde; içinde "inci" olan, toplam 251 tane kelime bulunuyor. İçerisinde inci bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu inci ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında inci olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARINCAİNCİTMEZ, HAYVANİÇİNCİLİK, TOPLUMİÇİNCİLİK
İNSANİÇİNCİLİK, FAKIEKİNCİLİĞİ, GELİNCİKGİLLER, PATLICANİNCİRİ
DORUCAŞAHİNCİ, MANDOLİNCİLİK, TORASANİNCİRİ, YETİŞKİNCİLİK, YUKARIİNCİRLİ, ZİNCİRLİKÖPRÜ
BAŞMABEYİNCİ, BENİÇİNCİLİK, MABEYİNCİLİK, TOPLUMİÇİNCİ, BİRİNCİAFŞAR, BÜYÜKİNCİRLİ, GELİNCİKLEME, İNCİDİNİLMEK, İNCİRLİPINAR, İNCİTEBİLMEK, KÜÇÜKİNCİRLİ, SEKİZİNCİLİK, YALOVAİNCİSİ, ZİNCİRKEMİĞİ, ZİNCİRLENMEK, ZİNCİRLİKUYU
BENZİNCİLİK, DARVİNCİLİK, DİNGİNCİLİK, GEZGİNCİLİK, İNCİTMEBENİ, KANTİNCİLİK, SEÇKİNCİLİK, TAHMİNCİLİK, VİTRİNCİLİK, ZİNCİRLENME, ŞAHİNCİBAŞI, EKİNCİUŞAĞI, GELİNCİĞERİ, GELİNCİKDEN, GILDIRİNCİK, İKİNCİAFŞAR, İKİNCİLİKLİ, İNCİKKAPAĞI, İNCİLİPINAR, İNCİRGEDİĞİ, İNCİRLİDERE, İNCİRLİKUYU, İNCİTEBİLME, İNSANİÇİNCİ, KARAİNCİRLİ, KESKİNCİLİK, KOKAİNCİLİK, TABANİNCİRİ, YETKİNCİLİK, YİNCİVERMEK, Devamını Oku »»
BEŞİNCİLİK, BİRİNCİLİK, EROİNCİLİK, ETKİNCİLİK, İNCİRLİOVA, İNCİTİLMEK, LENİNCİLİK, MANDOLİNCİ, SEKSENİNCİ, YETMİŞİNCİ, ZİNCİRLEME, ÇİZİNCİLİK, EKİNCİOĞLU, ELGİNCİLİK, ERKİNCİLİK, EŞKİNCİLİK, İNCİKKURDU, İNCİKORDON, İNCİNİŞMEK, İNCİRAĞACI, İNCİRPINAR, KİRİNCİMEK, PEŞİNCİLİK, SEKİNCİLİK, ŞAHİNCİLER, TEDİRGİNCİ, TELLİMİNCİ, TİMİNCİLER, YEDİNCİLİK, ZARİNCİMEK, Devamını Oku »»
BENİÇİNCİ, EKİNCİLİK, İKİNCİLİK, İNCİTİLME, MABEYİNCİ, SEKİZİNCİ, EKİNCİLER, İKİNCİLER, İKİNCİRİK, İNCİLEMEK, İNCİRDERE, İNCİRTEPE, KESKİNCİK, SELMİNCİK, SERPİNCİK, YİVDİNCİK, ZEYTİNCİK, ZİNCİDERE
BENZİNCİ, BEYİNCİK, BİRİNCİL, CİNCİLİK, DİNCİLİK, GELİNCİK, GEZGİNCİ, İNCİNMEK, İNCİRLİK, İNCİTMEK, KANTİNCİ, KİNCİLİK, KOKAİNCİ, TAHMİNCİ, YİRMİNCİ, ZİNCİFRE, AŞBİNCİK, BİNCİMAK, ÇAKİNCİK, ÇEKİNCİK, DARVİNCİ, DORDİNCİ, EKŞİNCİK, GALİNCİH, GEÇGİNCİ, GEÇİNCİK, GEÇKİNCİ, GEYİNCİK, GİNCİLİK, HİNCİKLİ, Devamını Oku »»
BEŞİNCİ, BİNİNCİ, BİRİNCİ, ELLİNCİ, ERKİNCİ, EROİNCİ, EŞKİNCİ, ETKİNCİ, İKİNCİL, İNCİNME, İNCİTİŞ, İNCİTME, İNCİZAP, LENİNCİ, PEŞİNCİ, ŞAHİNCİ, YEDİNCİ, EDİNCİK, EKİNCİK, ERİNCİK, GELİNCİ, GİRİNCİ, GÜLİNCİ, İNCİBAR, İNCİCİK, İNCİDEN, İNCİFEM, İNCİFER, İNCİGÜL, İNCİĞEZ, Devamını Oku »»
EKİNCİ, İKİNCİ, SİNCİK, ZİNCİR, AKİNCİ, ÇİNCİK, ÇİNCİL, FİNCİK, GİNCİK, GİNCİL, HİNCİK, İNCİLA, İNCİLİ, İNCİLO, KİNCİL, MİNCİK, MİNCİT, ŞİNCİK, TİNCİK, UÇİNCİ, ÜÇİNCİ, ZİNCİF
CİNCİ, DİNCİ, İNCİK, İNCİL, İNCİR, KİNCİ, GİNCİ, HİNCİ, MİNCİ, SİNCİ, ŞİNCİ
İNCİ
İNCİ
İstiridye gibi bazı kavkılı deniz hayvanlarının içerisinde oluşan, değerli, küçük, sert, sedef renginde süs tanesi. Yanlışlığı sebebiyle gülünç olan söz veya cümle. Bu tanelerden yapılmış. Bu tanelerden oluşan takı.
GELİNCİKGİLLER
Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, gelincik, haşhaş, kırlangıç otu ve benzerleri bitkileri içine alan familya. Yaprakları almaşlı, genelde tek çiçekli ve ışınsal simetrili, taç ve çanak yaprakları gösterişli, erkek organları çok sayıda ve bir ya da birkaç sıra dizili, meyveleri kapsül, lomentum ya da ince uzun kapsül şeklinde olan, bir ya da çok yıllık, otsu, çalmışı bazen de ağaçsı türleri olan, dünyada 28 cins ve 250 kadar türle, ülkemizde ise 5 cins ve 45 kadar türle temsil edilen bir familya.
DORUCAŞAHİNCİ
Bartın kenti, Ulus belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
PATLICANİNCİRİ
Bir çeşit incir.
HAYVANİÇİNCİLİK
Hayvanların ahlaki ve toplumsal konumları, hayvan refahı ve hayvan haklarıyla ilgili tartışmalarda hayvanı merkez alan görüş, zoosantrizm.
KARINCAİNCİTMEZ
Karıncaezmez.
BENİÇİNCİLİK
Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.
İNSANİÇİNCİLİK
İnsanmerkezcilik.
YETİŞKİNCİLİK
Çocuk davranışlarını yetişkinlere özgü kavram ve görüşlerle yorumlamak.
BAŞMABEYİNCİ
Osmanlı sarayında mabeyincilerin başı.
TORASANİNCİRİ
Pathcanincirinden küçük, morumsu renkte, tatlı bir çeşit incir.
YUKARIİNCİRLİ
Şanlıurfa şehri, Birecik ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
FAKIEKİNCİLİĞİ
Kayseri ili, Pınarbaşı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
MANDOLİNCİLİK
Mandolincinin yaptığı iş.
ZİNCİRLİKÖPRÜ
Rize şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
TOPLUMİÇİNCİLİK
Toplummerkezcilik.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNCİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
ASBAŞKAN
İkinci başkan.
AYIN
Arap alfabesinin on sekizinci harfinin adı.
AĞUSTOS
Yılın sekizinci ayı.
ALTINCI
Altı sayısının sıra sıfatı, sırada beşinciden sonra gelen. Altın alıp satan kimse.
ASLİ
Birincil. Temel olarak alınan, birincil. Asıl olan.
AKTİVİZM
Etkincilik.
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.
ALGI
Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
APİKO
Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
ALFA
Yunan alfabesinin birinci harfi. Kuzey Afrika'da ve İspanya'da yetişen ve kâğıt, ip, halı yapımında kullanılan bir bitki (Stipa tenacissima).
ASESBAŞI
Yeniçeri Ocağındaki askerî görevinin yanı sıra, başkentin düzenini korumakla da yükümlü olan yirmi sekizinci ortanın çorbacıbaşısı.
ALINMAK
Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.
ALİFATİK
Açık zincirli olan (organik madde).
ANCAK
"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.