Kelimeler arşivi içinde; başında "inci" olan, toplam 59 adet kelime bulunmaktadır. inci ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu inci ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde inci olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İNCİRLİPINAR, İNCİDİNİLMEK, İNCİTEBİLMEK
İNCİRLİDERE, İNCİTMEBENİ, İNCİRGEDİĞİ, İNCİRLİKUYU, İNCİLİPINAR, İNCİKKAPAĞI, İNCİTEBİLME
İNCİKKURDU, İNCİRLİOVA, İNCİRPINAR, İNCİNİŞMEK, İNCİKORDON, İNCİTİLMEK, İNCİRAĞACI
İNCİRTEPE, İNCİLEMEK, İNCİTİLME, İNCİRDERE
İNCİRLİK, İNCİRCİK, İNCİNMEK, İNCİRBİŞ, İNCİRKÖY, İNCİDİBİ, İNCİTMEK
İNCİRİK, İNCİBAR, İNCİRLİ, İNCİROP, İNCİSEL, İNCİSER, İNCİTİŞ, İNCİTME, İNCİZAP, İNCİRCİ, İNCİFEM, İNCİFER, İNCİGÜL, İNCİĞEZ, İNCİDEN, İNCİKLÜ, İNCİKÖY, İNCİRIH, İNCİLLİ, İNCİMEK, İNCİNİK, İNCİNME, İNCİNUR, İNCİCİK
İNCİLİ, İNCİLA, İNCİLO
İNCİL, İNCİK, İNCİR
İNCİ
İNCİ
İstiridye gibi bazı kavkılı deniz hayvanlarının içerisinde oluşan, değerli, küçük, sert, sedef renginde süs tanesi. Yanlışlığı sebebiyle gülünç olan söz veya cümle. Bu tanelerden yapılmış. Bu tanelerden oluşan takı.
İNCİDİNİLMEK
İncidilmek.
İNCİNİŞMEK
Birbirinden incinmek.
İNCİKORDON
(Süsleme) Mimarlıkta inci dizisine benzeyen kabartma süs.
İNCİTEBİLMEK
İncitme imkânı veya olasılığı bulunmak.
İNCİRPINAR
Denizli şehrinde, Babadağ belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sinop şehrinde, Erfelek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
İNCİRLİKUYU
İçel ili, Tarsus ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
İNCİLİPINAR
Bursa şehri, Mustafakemalpaşa ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kars şehri, Susuz ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
İNCİRGEDİĞİ
İçel ilinde, Tarsus ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
İNCİRLİOVA
Aydın iline bağlı ilçelerden biri.
İNCİTMEBENİ
Kanser.
İNCİRLİDERE
Şanlıurfa şehrinde, Birecik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
İNCİKKURDU
Sırtlan.
İNCİTEBİLME
İncitebilmek durumu.
İNCİRLİPINAR
Sivas ilinde, Sincan bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
İNCİKKAPAĞI
Dizkapağı.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNCİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
ALINMAK
Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.
APİKO
Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
AĞUSTOS
Yılın sekizinci ayı.
AKTİVİZM
Etkincilik.
ALGI
Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.
ASBAŞKAN
İkinci başkan.
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AYIN
Arap alfabesinin on sekizinci harfinin adı.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
ALİFATİK
Açık zincirli olan (organik madde).
ASESBAŞI
Yeniçeri Ocağındaki askerî görevinin yanı sıra, başkentin düzenini korumakla da yükümlü olan yirmi sekizinci ortanın çorbacıbaşısı.
ALTINCI
Altı sayısının sıra sıfatı, sırada beşinciden sonra gelen. Altın alıp satan kimse.
ALFA
Yunan alfabesinin birinci harfi. Kuzey Afrika'da ve İspanya'da yetişen ve kâğıt, ip, halı yapımında kullanılan bir bitki (Stipa tenacissima).
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.
ANCAK
"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
ASLİ
Birincil. Temel olarak alınan, birincil. Asıl olan.