Kelimeler arşivinde; içinde "iley" olan, toplam 62 tane kelime bulunuyor. İçerisinde iley bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu iley ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında iley olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GARANTİLEYEBİLMEK
GARANTİLEYEBİLME
SERGİLEYEBİLMEK
ETKİLEYEBİLMEK, YENİLEYEBİLMEK, GERİLEYEBİLMEK, SERGİLEYEBİLME, ÇİVİLEYİVERMEK, ÇİVİLEYEBİLMEK
ÇİVİLEYİVERME, GERİLEYEBİLME, ETKİLEYİCİLİK, ÇİVİLEYEBİLME, YENİLEYEBİLME, ETKİLEYEBİLME
GİLEYLENMEYH, BİLEYEBİLMEK, MÜŞARÜNİLEYH, BİLEYİVERMEK, DİLEYEBİLMEK
GİLEYLENMEĞ, DİLEYEBİLME, BİLEYİVERME, BİLEYEBİLME, GİLEYLENMEK, BİLEYİCİLİK
DİLLİLEYİN, GİLEYLİLİĞ, HAJİLEYLEK, SENCİLEYİN, SİZCİLEYİN, ETKİLEYİCİ, YENİLEYİCİ, BİZCİLEYİN, BİLEYLEMEK, BİLEYAZMAK, SERGİLEYİŞ, ŞİMDİLEYİN, BENCİLEYİN
BİLEYTAŞI, BİLEYLEME, GERİLEYİŞ, KİMİLEYİN, MUMAİLEYH, BİLEYAZMA, ANCİLEYİN, MAVİLEYİN
KİLEYDEN, İKİLEYİN, BİLEYİCİ, İLEYKİNİ, İBİLEYİK
GİLEYLİ, VİLEYET, BİLEYKİ, DİLEYİŞ
İLEYEN, PİLEYH, BİLEYE, BİLEYH, ÇİLEYH
İLEY
İLEY
Ön, karşı, kat. Ön taraf. Huzur, yan, ön, karşı taraf.
ÇİVİLEYİVERMEK
Ansızın veya çabucak çivilemek.
GARANTİLEYEBİLME
Garantileyebilmek durumu.
YENİLEYEBİLME
Yenileyebilmek işi.
GERİLEYEBİLME
Gerileyebilmek işi.
GERİLEYEBİLMEK
Gerileme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ETKİLEYEBİLME
Etkileyebilmek işi.
ÇİVİLEYİVERME
Çivileyivermek işi.
GARANTİLEYEBİLMEK
Garantileme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ETKİLEYEBİLMEK
Etkileme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇİVİLEYEBİLMEK
Çivileme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ETKİLEYİCİLİK
Bir kimsenin kişiliği etrafında oluştuğu kabul edilen ve niteliği kolay açıklanamayan, hayranlık uyandıran etkileyici güç, karizma.
YENİLEYEBİLMEK
Yenileme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SERGİLEYEBİLMEK
Sergileme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SERGİLEYEBİLME
Sergileyebilmek işi.
ÇİVİLEYEBİLME
Çivileyebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde İLEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AİLEVİ
Aileye dayalı. Aile ile ilgili.
ALDANMAK
Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.
FESAHAT
Kurallı, etkileyici, heyecan verici, inandırıcı, sanatlı söz söyleme. Söz diziminin kelimeleriyle birlikte ahenkli, kolay anlaşılır ve dil kurallarına uygun olması hâli.
BAROK
MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.
ÇARKÇI
Kesici aletleri çarkla bileyen kimse, bileyici. Vapurlarda makine bölümünü yöneten kimse.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
DULDA
Yağmur, güneş ve rüzgârın etkileyemediği gizli, kuytu yer, siper. Esirgeme, koruma, himaye.
DÖNMEK
Kendi ekseni üzerinde ya da başka bir şeyin dolayında hareket etmek. Sapmak. Bir şeyi andıracak duruma girmek, benzemek. Geri gelmek, geri gitmek. Kendini bir yandan bir yana çevirmek. Sınıfta kalmak. Bırakılan bir konu veya işe başlamak. Belirli bir yerde dolaşmak. Yönelmek. Söz konusu etmek, hatırlamak. Durumdan duruma geçmek, değişmek, olduğundan daha değişik bir durum almak, benzemek. Hileyle, gizlice yapılmak. İnanç, din veya düşüncesini değiştirmek. Yönetilmek, düzene konulmak, çekip çevrilmek.
ESENLEMEK
Selamlamak. Birine esenlik dileyerek ayrılmak, veda etmek.
BÜYÜLÜ
Kendisine büyü yapılmış (kimse). Büyü gücü olan, sihirli, afsunlu, efsunlu, füsunlu, füsunkâr, efsunkâr, sihirkâr. Çok etkileyici.
DİKME
Dikmek işi. Fidan, yeni dikilmiş fidan. Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna. Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk. Dikey olan doğru veya düzlem, amut. Ağaç, direk. Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri.
DEKLANŞÖR
Bir devre kesicinin işleyişini etkileyerek açılmasını önleyen düzen. Fotoğraf makinesinin fotoğraf çekilirken basılan düğmesi.
AİLELİK
Aile ile ilgili, aileye özgü olan.
BAĞLAM
Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.
CÜZZAM
Hansen basilinin sebep olduğu, sinir sistemi ve deri başta olmak üzere birçok sistem ve organı etkileyebilen bulaşıcı bir hastalık, miskin hastalığı, lepra.
BÜYÜCÜ
Büyü yapan kimse, bağıcı, afsuncu, efsuncu, afsuncu, sihirbaz. Çevresindekileri çabuk ve güçlü olarak etkileyen kimse.
CEZP
Kendine çekme. Etkileyerek kendine bağlama.
DALAVERECİ
Çıkarı için hileye başvuran kimse, taklacı, kolpocu, aferist.
BİLEYİCİLİK
Bileyicinin yaptığı iş.
DELİCİ
Delen, delme işini yapan kimse veya nesne. Çok etkili, etkileyici.