Kelimeler arşivi içinde; sonunda "iley" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu iley ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında iley olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde iley olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İLEY
Ön, karşı, kat. Ön taraf. Huzur, yan, ön, karşı taraf.
Bu bölümde tanımı içerisinde İLEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AİLELİK
Aile ile ilgili, aileye özgü olan.
BAROK
MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.
DÖNMEK
Kendi ekseni üzerinde ya da başka bir şeyin dolayında hareket etmek. Sapmak. Bir şeyi andıracak duruma girmek, benzemek. Geri gelmek, geri gitmek. Kendini bir yandan bir yana çevirmek. Sınıfta kalmak. Bırakılan bir konu veya işe başlamak. Belirli bir yerde dolaşmak. Yönelmek. Söz konusu etmek, hatırlamak. Durumdan duruma geçmek, değişmek, olduğundan daha değişik bir durum almak, benzemek. Hileyle, gizlice yapılmak. İnanç, din veya düşüncesini değiştirmek. Yönetilmek, düzene konulmak, çekip çevrilmek.
ÇARKÇI
Kesici aletleri çarkla bileyen kimse, bileyici. Vapurlarda makine bölümünü yöneten kimse.
DELİCİ
Delen, delme işini yapan kimse veya nesne. Çok etkili, etkileyici.
ESENLEMEK
Selamlamak. Birine esenlik dileyerek ayrılmak, veda etmek.
BİLEYİCİLİK
Bileyicinin yaptığı iş.
AİLEVİ
Aileye dayalı. Aile ile ilgili.
BÜYÜCÜ
Büyü yapan kimse, bağıcı, afsuncu, efsuncu, afsuncu, sihirbaz. Çevresindekileri çabuk ve güçlü olarak etkileyen kimse.
BAĞLAM
Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.
CÜZZAM
Hansen basilinin sebep olduğu, sinir sistemi ve deri başta olmak üzere birçok sistem ve organı etkileyebilen bulaşıcı bir hastalık, miskin hastalığı, lepra.
DALAVERECİ
Çıkarı için hileye başvuran kimse, taklacı, kolpocu, aferist.
DİKME
Dikmek işi. Fidan, yeni dikilmiş fidan. Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna. Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk. Dikey olan doğru veya düzlem, amut. Ağaç, direk. Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri.
FESAHAT
Kurallı, etkileyici, heyecan verici, inandırıcı, sanatlı söz söyleme. Söz diziminin kelimeleriyle birlikte ahenkli, kolay anlaşılır ve dil kurallarına uygun olması hâli.
CEZP
Kendine çekme. Etkileyerek kendine bağlama.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
DEKLANŞÖR
Bir devre kesicinin işleyişini etkileyerek açılmasını önleyen düzen. Fotoğraf makinesinin fotoğraf çekilirken basılan düğmesi.
DULDA
Yağmur, güneş ve rüzgârın etkileyemediği gizli, kuytu yer, siper. Esirgeme, koruma, himaye.
BÜYÜLÜ
Kendisine büyü yapılmış (kimse). Büyü gücü olan, sihirli, afsunlu, efsunlu, füsunlu, füsunkâr, efsunkâr, sihirkâr. Çok etkileyici.
ALDANMAK
Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.