Kelimeler arşivinde; içinde "ilgi" olan, toplam 130 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ilgi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ilgi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ilgi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BİLGİLENDİREBİLME, İLGİLENDİREBİLMEK
BİLGİSAYARLAŞMAK, BİLGİLENDİRİLMEK, BİLGİSAYARSIZLIK, İLGİLENDİREBİLME
BİLGİSAYARCILIK, BİLGİLENDİRİLME, BİLGİLENEBİLMEK, BİLGİSAYARLAŞMA, MİKROBİLGİSAYAR
BİLGİLENDİRMEK, ZENCEFİLGİLLER, BİLGİLENEBİLME, BİLGİSİZLEŞMEK, İLGİLENEBİLMEK, KARANFİLGİLLER, KRİSTALBİLGİSİ, MİNİBİLGİSAYAR
BİLGİLENDİRME, İLGİLENDİRMEK, AKARSUBİLGİSİ, BİLGİLENDİRİŞ, BİLGİSAYARSIZ, BİLGİSİZLEŞME, İLGİLENEBİLME, İLGİSİZCESİNE, İLİNGEBİLGİSİ, KATMANBİLGİSİ, TEKNİKBİLGİSİ
BİLGİSAYARCI, İLGİLENDİRİŞ, İLGİLENDİRME, İLGİNÇLEŞMEK, BİÇİMBİLGİSİ, BİLGİNLEŞMEK, BİLGİSAYARLI, İKLİMBİLGİSİ, KAYAÇBİLGİSİ, NÜFUSBİLGİSİ
BİLGİLENMEK, BİLGİSİZLİK, İLGİNÇLEŞME, BİLGİNLEŞME, DİLGİLDEMEK, HALKBİLGİSİ, HAVABİLGİSİ, İLGİÇLİİĞNE, SAYIBİLGİSİ, UZAMBİLGİSİ
BİLGİCİLİK, BİLGİLENME, BİLGİSAYAR, BİLGİYAZAR, EDİLGİNLİK, İLGİLENMEK, BİLGİLENİŞ, BİLGİLEŞİM, BİLGİSİZCE, ÇİLGİDİRİK, DİLBİLGİSİ, GÜNBİLGİSİ, İLGİLİİĞNE, İLGİSİZLİK, İŞLEMBİLGİ, SÖZBİLGİSİ, YERBİLGİNİ
BİLGİÇLİK, BİLGİNLİK, FİLGİLLER, İLGİLEMEK, İLGİLENİŞ, İLGİLENME, İLGİLİLİK, İLGİNÇLİK, BİLGİNLER, İLGİLEMEG, İLGİSİZCE, SUBİLGİSİ
BİLGİLİK, BİLGİNCE, BİLGİSİZ, İLGİLEME, BİLGİHAN, BİLGİNER, BİLGİNUR, BİLGİSER, BİLGİVAR, CİLGİDİR, ÇİLGİDİR, ÇİLGİRDİ, GİLGİDİR, İLGİNLİK, İLGİTIĞI, ÖZBİLGİN
BİLGİCİ, BİLGİLİ, EDİLGİN, İLGİSİZ, YENİLGİ, CİVİLGİ, ÇİPİLGİ, ÇİVİLGİ, DERİLGİ, İLGİLİK, İLGİMEK, İLGİNAY, ÖNBİLGİ, SİLGİLÜ
BİLGİÇ, BİLGİN, EDİLGİ, İLGİLİ, İLGİNÇ, SİLGİÇ, BİLGİŞ, DİLGİT, DİLGİZ, ESİLGİ, GİLGİL, SİLGİN, ZİLGİR, ZİLGİT
BİLGİ, SİLGİ, ÇİLGİ, İLGİÇ, İLGİK, İLGİN
İLGİ
İLGİ
İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.
BİLGİLENDİRİLMEK
Bilgilendirme işi yapılmak.
ZENCEFİLGİLLER
Bir çeneklilerden, zencefil, kakule, zerdeçal gibi güzel kokulu bitkileri içine alan bir familya.
BİLGİSAYARLAŞMA
Bilgisayarlaşmak durumu.
BİLGİSİZLEŞMEK
Bilgisiz bir duruma gelmek.
BİLGİLENDİRİLME
Bilgilendirilmek işi.
BİLGİSAYARCILIK
Bilgisayarcının yaptığı iş.
BİLGİSAYARSIZLIK
Bilgisayarsız olma durumu.
BİLGİLENDİREBİLME
Bilgilendirebilmek işi.
BİLGİLENEBİLMEK
Bilgilenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BİLGİSAYARLAŞMAK
Bilgisayar düzeniyle donatılmak.
MİKROBİLGİSAYAR
Ana işlem birimi olarak bir mikroişleyiciyle bellek ve öteki donanım birimleri olarak çok büyük çapta tümleşik (ÇBÇT) birleşenlerden oluşan bir bilgisayar türü. ÇBÇT teknik biliminin geliştirdiği mikroizlenceleme olanağı donanım ile yazılım arasında esnek bir köprü sağlamakta, ana işlem biriminin sağladığı temel komutlar kullanıcıya mikroizlencelerle geliştirilmiş daha yüksek düzeyli komutlar biçiminde sunulmaktadır.
İLGİLENDİREBİLME
İlgilendirebilmek işi.
BİLGİLENEBİLME
Bilgilenebilmek işi.
BİLGİLENDİRMEK
Bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlamak, haberdar etmek.
İLGİLENDİREBİLMEK
İlgilendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde İLGİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AİLELİK
Aile ile ilgili, aileye özgü olan.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AHLAKİ
Ahlaka uygun, ahlakla ilgili, aktöresel, sağtöresel.
AİLEVİ
Aileye dayalı. Aile ile ilgili.
AİDİYET
İlişkinlik. İlgi.
AİT
İlgilendiren, ilişkin, ilişik, ilgili.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AĞIRSAMAK
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.
AGRONOMİ
Çiftçilikle ilgili bilgilerin araştırıldığı bilim dalı.
AEROLOJİK
Aeroloji ile ilgili.
AĞIZCIL
Ağızla ilgili olan, oral.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AGNOSTİK
Bilinemezci. Bilinemezcilikle ilgili.
AĞIZSIL
Ağızla ilgili.
AÇISAL
Açı ile ilgili, zaviyevi.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AERODİNAMİK
Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.