İçinde İLEN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ilen" olan, toplam 219 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ilen bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ilen ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ilen olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BİLGİLENDİREBİLME, İLGİLENDİREBİLMEK

16 harfli kelimeler

VERGİLENDİRİLMEK, BİLGİLENDİRİLMEK, İLGİLENDİREBİLME, PENTİLENTETRAZOL

15 harfli kelimeler

İLİŞKİLENDİRMEK, VERGİLENDİRİLME, BİLGİLENDİRİLME, BİLGİLENEBİLMEK

14 harfli kelimeler

BİLGİLENDİRMEK, VERGİLENDİRMEK, YETKİLENDİRMEK, BİLGİLENEBİLME, ÇEŞNİLENDİRMEK, ÇİVİLENEBİLMEK, ETKİLENEBİLMEK, İLGİLENEBİLMEK, İLİŞKİLENDİRME, KREDİLENDİRMEK, MEVZİLENDİRMEK, YENİLENEBİLMEK

13 harfli kelimeler

BİLGİLENDİRME, İLGİLENDİRMEK, VERGİLENDİRME, YETKİLENDİRME, AŞAĞIBİLENLER, BİLGİLENDİRİŞ, ÇEŞNİLENDİRME, ÇİVİLENEBİLME, DİLENDİRİLMEK, ETKİLENEBİLME, EZGİLENDİRMEK, İLGİLENEBİLME, KREDİLENDİRME, MEVZİLENDİRME, MÜŞTERİLENMEK, SİĞİLTİLENMEK, SİNİRSİLENMEK, TRİKLORETİLEN, YENİLENEBİLME, YETKİLENDİRİM

12 harfli kelimeler

İLGİLENDİRİŞ, İLGİLENDİRME, ÜZENGİLENMEK, AMİLENHİDRAT, ANAYÖNETİLEN, BİLENEBİLMEK, DİLENDİRİLME, DİLENEBİLMEK, DİŞEVİLENMEK, ETKİLENİRİİK, GİREĞİLENMEK, HEMATOKSİLEN, İLİNTİLENMEK, KUZUİLENGERİ, MÜTESELSİLEN, POLİPROPİLEN, TERAZİLENMEK, TİRAKİLENMEK, VEREVİLENMEK

11 harfli kelimeler

BİLGİLENMEK, ÇEŞNİLENMEK, ÇİZGİLENMEK, DİLENDİRMEK, İVEDİLENMEK, MEVZİLENMEK, SERGİLENMEK, SİLSİLENAME, ÜZENGİLENME, BANGİLENMEK, BEDEVİLENME, BELGİLENMEK, BİLENEBİLME, BÖLÜNEBİLEN, DİLENEBİLME, GİRGİLENMEĞ, HEYRİLENMEK, KARAÇİLENTİ, SİPSİLENMEK, TERAZİLENME, TİFTİLENMEK, TİLFİLENMEK

10 harfli kelimeler

AKSİLENMEK, BELİRTİLEN, BİLGİLENME, ÇİTİLENMEK, ÇİVİLENMEK, DELİLENMEK, DİLENCİLİK, ETKİLENMEK, EZGİLENMEK, İLGİLENMEK, MEVZİLENME, MÜSTAKİLEN, POLİETİLEN, SEKİLENMEK, SEPİLENMEK, SERGİLENİŞ, SERGİLENME, YENİLENMEK, BENZETİLEN, BESİLENMEK, BİLGİLENİŞ, ÇEKİLENMEK, ÇENİLENMEK, ÇERİLENMEK, ÇEŞNİLENME, ÇİZGİLENME, DİLENDİRME, EĞDİLENMEK, EKTİLENMEK, EVZİLENMEK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

AKSİLENME, ÇİTİLENME, ÇİVİLENME, DELİLENME, ETKİLENME, EZGİLENME, İKİLENMEK, İLGİLENİŞ, İLGİLENME, SEPİLENME, YENİLENME, ACİLENMEK, DİKİLENTİ, ETKİLENİM, EYİLENMEK, GEÇİRİLEN, İĞİLENMEK, İTİLENMEK, KARAÇİLEN, SEKİLENME, TEPİLENİM, ÜŞİLENMEK

8 harfli kelimeler

ASETİLEN, BİLENMEK, DİLENMEK, İKİLENME, BİLENDER, BİLENKÖY, BİLENLER, BİLENÜZE, BİLENZİK, ÇİLENGER, ÇİLENGİR, ÇİLENMEK, DAHDİLEN, FİSKİLEN, İLENÇSİZ, İLENDERE, İLENGERE, İLENGERİ, MİLENYUM, NARSİLEN, ŞİNGİLEN, YOLBİLEN

7 harfli kelimeler

BİLENME, ÇİLENTİ, DİLENCİ, DİLENİŞ, DİLENME, EKSİLEN, HAMİLEN, İLENMEK, METİLEN, TERİLEN, BİLENCE, BİLENDE, BİLENEG, BİLENEK, ÇEKİLEN, ÇİLENDİ, ÇİLENPE, DAHİLEN, DİLENÇİ, ERBİLEN, FİLENCE, İLENÇER, İLENÇLİ, İLENGEÇ, İLENGER, İSGİLEN, İSKİLEN, KAMİLEN, ÖZBİLEN, SEVİLEN, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

ACİLEN, ETİLEN, FİİLEN, FİLENK, İLENİŞ, İLENME, BİLENÇ, BİLENE, İLENÇE, İLENDE, İLENTİ, MİLENĞ, ŞİLENE

5 harfli kelimeler

İLENÇ, BİLEN, ÇİLEN, İLENK, MİLEN, YİLEN

4 harfli kelimeler

İLEN

Bazı kelimelerin anlamları

İLEN

Leğen. İle. İli, beraber, birlikte, ... leyin; -le, -likle.

BİLGİLENEBİLMEK

Bilgilenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇEŞNİLENDİRMEK

Çeşni vermek.

PENTİLENTETRAZOL

GABA almacı-klor kanalı sistemini etkileyerek merkezi sinir sistemiyle solunum ve dolaşım sistemini güçlü bir biçimde uyaran, barbitüratlar, kloralhidrat ve benzerleri maddelerin solunum üzerindeki istenmeyen etkilerini ortadan kaldırmak için kullanılan bir ilaç.

BİLGİLENDİRİLME

Bilgilendirilmek işi.

VERGİLENDİRİLME

Vergilendirilmek işi.

BİLGİLENDİRMEK

Bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlamak, haberdar etmek.

BİLGİLENDİRİLMEK

Bilgilendirme işi yapılmak.

İLGİLENDİREBİLME

İlgilendirebilmek işi.

VERGİLENDİRMEK

Bir kimseyi veya bir şeyi vergiye bağlamak.

İLGİLENDİREBİLMEK

İlgilendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BİLGİLENDİREBİLME

Bilgilendirebilmek işi.

VERGİLENDİRİLMEK

Vergilendirme işi yapılmak.

YETKİLENDİRMEK

Birini yetkili kılmak.

İLİŞKİLENDİRMEK

İlişkili duruma getirmek.

BİLGİLENEBİLME

Bilgilenebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında İLEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İLEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AFERİN

Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

ADAMAK

Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.

ABDESTLİK

Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.

ADAMCIK

Kendisine acınılan kimse. Yerilen, küçümsenen kimse.

AÇMA

Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.

ABDÜLLEZİZ

Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.

ADSIZ

Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ABLA

Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

ADRES

Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

ABRA

Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.

ABARTILI

Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

ABARTISIZ

Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.