İçinde İKOR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ikor" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ikor bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ikor ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ikor olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

PİKORNAVİRÜSLER

11 harfli kelimeler

TRİKOREKSİS

10 harfli kelimeler

İNCİKORDON, OTOANTİKOR

9 harfli kelimeler

LİKORİNOZ, EPİKORMİK

8 harfli kelimeler

BİKORNİS, DİKORTAY, MİKORİZA

7 harfli kelimeler

ANTİKOR

4 harfli kelimeler

İKOR

Bazı kelimelerin anlamları

İKOR

Kritik sıcaklığın üstünde, pagmatit ya da aplit özelliğinde magmasal kayacın oluşunda etkili olan gaz ve buharlardan bileşik özsu.

DİKORTAY

bak. orta dikme.

TRİKOREKSİS

Kıl kırılması.

İNCİKORDON

(Süsleme) Mimarlıkta inci dizisine benzeyen kabartma süs.

ANTİKOR

Vücuda giren antijenlere karşı oluşan bağışıklık proteini.

OTOANTİKOR

Vücudun kendi organ ve dokularındaki antijene karşı oluşan antikor. Vücutta normal doku bileşeni olarak bulunan antijenlere karşı bağışıklık sistemi tarafından oluşturulan bir protein. Otoimmün hastalıkların oluşmasına neden olur.

LİKORİNOZ

Balıkların iste kurutularak yapılmış olan pastırması.

MİKORİZA

Bazı bitkilerin kökleri ile topraktaki özel mantarların oluşturduğu simbiyotik birlik. Ektomikoriza ve endomikoriza olmak üzere iki tipi bulunur.

PİKORNAVİRÜSLER

İnsanlarda soğuk algınlığı ve hepatit A gibi hastalıklara sebep olan, 28-30nm çapında, tek iplikli RNA içeren ( + iplikli), küçük, kılıfsız, ikozahedral kapsidli, bir virüs familyası. Şap hastalığı virüsü gibi yapılarında yaklaşık 7-8 kb uzunlukta, pozitif anlamlı ve tek iplik RNA genomu bulunduran, zarfsız, kübik simetrili ve 20-30 nm büyüklüğünde küçük virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Picornaviridae.

BİKORNİS

İki boynuzlu.

EPİKORMİK

Uyuyan bir tomurcuğun büyümesi. Yangından sonra yaprakların kaybolması ile birlikte kabuk altındaki meristemlerde büyüme olayının başlaması ile yeniden yapraklanma.

  -   -   -  

Anlamında İKOR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İKOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADCC

Antikora bağımlı hücresel toksisite.

BAĞIŞIKLAMA

Bağışık hale getirme. Bağışıklanma, hastalığa karşı bağışıklık kazanma. Bağışıklık kazandırma amacıyla vücuda antijen veya antikor verme, bağışık yapma, immünizasyon. Aşılama.

AGLUTİNOJEN

Aglutinin meydana getiren herhangi bir madde. Serumda, kendine karşı antikor oluşmasına neden olan, bakteri niteliğinde antijen.

ANTİGEN

Kan gözelerinde ya da diğer gözlerde bulunan zehir ya da enzim gibi bir madde olup bir seri fizikokimyasal olay sonucu antikorları meydana getirir. Muhtemelen protein yapısındadır.

ANTİGLOBULİN

Globulinle birleşerek kümeleşmeye neden olan antikor.

AGAMAGLOBULİNEMİ

Gamaglobulin düzeyinin düşmesi. Kanda antikorların veya immünoglobulinlerin tamamen yokluğu veya çok az bulunması. Özellikle, yeni doğmuş ve süt emmemiş hayvanlar için geçerlidir.

ANTİSERUM

Bağışık serum. Bağışıklıktan sonra elde edilen ve özel antikorlar kapsayan serum. Patojen etkenler veya ürünlerine karşı doğal veya yapay yolla oluşturulmuş antikorları içeren serum. Özgün antijene maruz bırakılan hayvandan elde edilen, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi, tedavisi ve tanısında kullanılan, antikor içeren serum.

AFFİNİTE

İki kimyasal madde arasındaki karşılıklı çekicilik, eğilim, meyil. Antijen ve antikor arasındaki bağlanma gücü. Karşılıklı etkileşme değeri göz önüne alındığında, iki molekül arasındaki bağlanma gücü. İki kimyasal madde veya ilaç-almaç arasındaki çekicilik. İlgi, eğilim, cazibe, meyil.

AGLÜTİNİN

Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.

ANTİBADİ

Antikor.

AGLUTİNASYON

Bir sıvı içerisinde dağılmış olan maddelerin bir araya gelerek küme oluşturmaları. Özellikle bakteriler, kırmızı kan hücreleri ve protozoonların kendiliğinden veya belirli bir antikorla veya bir ajanla karşılaşmasından sonra bir arada yığınlar meydana getirmesi.

ANTİVENİN

Bazı balık zehirlerine karşı kullanılan bir çeşit serum. Yılan veya akrep sokmalarında tedavi amacıyla kullanılan ve bu hayvanlardan elde edilen venomun düşük dozlarda, atlara verilmesini takiben kan serumu çıkarılarak oluşan antikorların elde edilmesiyle üretilen liyofilize toz.

ANTİJEN

Vücuda girişi kendisine karşı antikor oluşmasına sebep olan protein yapısında madde.

AGLUTİNİN

Birikişmeye sebep olan organik bir madde veya özel bir antikor. Kendisinin yapımını veya uyarımını sağlayan antijenle birleşerek onların kümeleşmesine neden olan bağışıklık maddesi, aglutinasyonu sağlayan antikor, aglutinant.

DUTCHERCİSİMCİĞİ

Lenfosit ve plazma hücrelerinin tümörlerinde antikor içeren sitoplazmanın çekirdeğe fıtıklaşması sonucu oluşan çekirdek içi cisimcik.

AKLORHİDRİ

Mide öz suyunda hidroklorik asidin bulunmaması veya hidroklorik asidin az üretilmesi durumu. Özellikle midede hidroklorik asit salgısı yapan paryetel hücrelere karşı antikor üretilmesiyle belirgin otoimmün hastalıklardan kaynaklanır.

ANTİJENİTE

Vücuda giren antijenin kendisine karjı antikor oluşturma yeteneği, bu yeteneğin derecesi, antijenisite, immünojenisite. Bir antijenin antikoruyla bağlanabilme yeteneği.

AGLÜTİNOJEN

Kendine karşı antikor veya aglütinin oluşmasına neden olan maddeler.

ANTİKOMPLEMENT

Komplementin etkisini ortadan kaldıran antikor.

AVİDİTE

Antikorların antijenlerle birleşme yeteneği ve bu yeteneğin derecesi. Antikor ve kompleks bir antijen arasındaki bağlanma kuvveti.