Kelimeler arşivinde; içinde "ifa" olan, toplam 115 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ifa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ifa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ifa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ALAMETİFARİKALI, MANİFATURACILIK, TECAHÜLÜARİFANE
İFADELENDİRMEK
ALAMETİFARİKA, KİFAYETSİZLİK, TEŞRİFATÇILIK, ANTİFAGOSİTİK, FEHLİFASIHLIH, İFADELENDİRME
MANİFATURACI, İSDİFALANMAK, PERİFARİNJAL, RİFAMİSİNLER
BİLİSTİFADE, HADDİKİFAYE, KİFAFLANMAK, KASEİFAĞFUR, KİFAFINEFİS, İFADESİZLİK, SEYDİFAKILI, SÜSPENSİFAJ
KİFAYETSİZ, MANİFATURA, MÜKEYYİFAT, NİFAKÇILIK, TEŞRİFATÇI, YENİFAKILI, İSTİFANAME, BRODİFAKOM, EPİFARENKS, EPİFARİNKS, İLTİFATKAR, KİFAFLANMA, RİFAMPİSİN, UNİFASİYAL, YENİFARŞAK
DARÜŞŞİFA, İLTİFATLI, KİFAYETLİ, SİVRİFARE, ALİFAKILI, BİFASİYAL, İTTİFAKLA, KORİFAYOS, POLİFAGOS, RİFAMİSİN
ALİFATİK, İNTİFADA, İSTİFADE, ŞİFAHANE, TAHRİFAT, TANZİFAT, TEŞRİFAT, TEVKİFAT, ZARİFANE, İFADESİZ, İSTİFACI, MERDİFAN, MERZİFAN, PİRİFANİ, POLİFAJİ, RİFAMPİN, RİFATİYE, ŞERİFALİ, TENZİFAT
ARİFANE, İHTİFAL, İLTİFAT, İNDİFAİ, İRTİFAK, İTTİFAK, KİFAYET, NİFAKÇI, ŞİFAHEN, ŞİFASIZ, ALİFAKA, ALİFAKI, ARİFAĞA, İFADELİ, İSTİFAN, İŞTİFAN, İYHDİFA, KOLİFAJ, MELİFAJ, ÖYRİFAG, POLİFAG, RİFAMİD
DİFANA, İKTİFA, İNDİFA, İNTİFA, İRTİFA, ŞİFAHİ, ŞİFALI, İFACUK, İFAKAT, İLİFAR, İSTİFA, MAZİFA, ÖRİFAG, ÖRİFAJ
İFADE, KİFAF, NİFAK, ZİFAF, İFALİ, LİFAR, RİFAT, ŞİFAN
ŞİFA, HİFA, İFAH, İFAL
İFA
İFA
Bir işi yapma, yerine getirme. Ödeme.
FEHLİFASIHLIH
Arapça kökenli fi'l-fâsık: aşüftelik; kötü yolda olma.
ANTİFAGOSİTİK
Fagositozu önleyici.
MANİFATURACILIK
Manifaturacı olma durumu, bezzazlık.
ALAMETİFARİKALI
Alametifarikası olan.
PERİFARİNJAL
Farinksi çeviren.
MANİFATURACI
Manifatura eşyası satan kimse, bezzaz. Manifatura eşyasının satıldığı yer.
RİFAMİSİNLER
Streptomyces mediterranei tararından üretilen ve bakterilerde transkripsiyonu engelleyen bir grup antibiyotik.
İFADELENDİRME
İfadelendirmek işi.
İSDİFALANMAK
İstifade etmek, yararlanmak.
BİLİSTİFADE
Yararlanarak.
KİFAYETSİZLİK
Yetersizlik.
ALAMETİFARİKA
Ayırıcı nitelik, ayırıcı özellik.
İFADELENDİRMEK
Anlamlandırmak, bir şey anlatır duruma getirmek.
TECAHÜLÜARİFANE
Tecahülüarif.
TEŞRİFATÇILIK
Teşrifatçı olma durumu. Teşrifata önem verme durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde İFA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇEKİLMEK
Çekme işi yapılmak. Tartılmak. Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak, istifa etmek. Katlanmak, üstlenmek, tahammül etmek. Geri gitmek, ricat etmek. Katılmamak, vazgeçmek. Azalmak. Uzaklaşmak, araya mesafe koymak. Kendini geriye veya bir yana çekmek. Yok olmak. Parça hâlindeki et kıyma biçimine getirilmek. Bir yerden uzaklaşmak, bir yere uğramamak.
BEZZAZLIK
Kumaş satma işi, manifaturacılık.
ÇOĞULLAŞTIRMAK
Bir kelimeyi çokluk ifade edecek biçime getirmek.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
BEZZAZ
Kumaş alıp satan kimse, manifaturacı.
ASILANMAK
Bir şeyden yarar sağlamak, intifa etmek.
ARABOZAN
İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse), ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, münafık, müfsit, müzevir.
ÇEKİLME
Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.
DEYİŞ
Deme, söyleme işi. Semahla birlikte yalnızca bağlama eşliğinde ağır tempoda söylenen bir beste türü. Halk şiiri, halk türküsü. Bir kimsenin bir konuyla ilgili anlattıkları, ifade. Söyleme biçimi, anlatım biçimi, üslup.
ANMA
Anmak işi, yâd. Ölmüş bir insanı hatırlamak için yapılmış olan tören, ihtifal.
ARABOZANLIK
Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.
ASILANMA
Asılanmak işi, intifa.
ANLATIM
Anlatma işi. Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir konuyu söz veya yazı ile bildirme, ifade.
BAĞLAŞMAK
Bir şey yapmak için birbirine antlaşma veya sözleşme ile bağlanmak, ittifak etmek.
BAĞLAŞMA
Bağlaşmak işi, ittifak.
DİLLENDİRMEK
Biri hakkında dedikodu yapılmasına sebep olmak. Bir şeyi söz ile ifade etmek, söylemek.
DARBE
Vuruş, çarpış. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay. Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi.
ALKAN
Doymuş alifatik hidrokarbonların genel adı, parafin.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
BİLDİRMEK
Herhangi bir şeyi haber vermek. Anlatmak, ifade etmek. Herhangi bir konuda bilgi vermek.