Kelimeler arşivinde; içinde "hül" olan, toplam 56 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hül bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hül ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hül olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TECAHÜLÜARİFANE
ŞEYHÜLHAREMEYN, HÜLYALAŞTIRMAK, ŞEYHÜLİSLAMLIK
HÜLYALAŞTIRMA
TECAHÜLÜARİF
HÜLYALAŞMAK, ŞEYHÜLİSLAM
HÜLLECİLİK, HÜLYALAŞMA
HÜLASATEN, KARAHÜLÜN, HÜLÜBESİZ, HÜLLÜDEDE, HÜLLENMEK, HÜLLENGEÇ, MALİHÜLYA
DEDEHÜLÜ, HÜLÜBELİ, GARAHÜLÜ, HÜLÜHÜLÜ, HÜLLÜMEK, ALAHÜLLÜ, HÜLLEMEK, HÜLLEMBE, SÖHÜLCEN, HELEHÜLE
TECAHÜL, TEDAHÜL, HÜLLECİ, HÜLÜŞKÜ, HÜLÜMEK, HÜLÜLÜN, HÜLYALI, HÜLÜLÜK, SÜHÜLET, HÜLDİDE, HÜLHÜLÜ, HÜLPMEK, TEEHHÜL
HÜLASA, HÜLÜBE, HÜLLER, HÜLLÜK, HÜLÜBÜ
HÜLÜN, HÜLÜP, HÜLÜK, HÜLYA, HÜLEK, HÜLLE, KÜHÜL, HÜLBE
HÜLF, HÜLÜ
HÜL
HÜL
Top oyununda birbirine top atma, pas. Sazdan yapılan, kulübe.
HÜLYALAŞTIRMAK
Hülya durumuna getirmek.
HÜLYALAŞMAK
Hülya durumuna gelmek.
HÜLASATEN
Kısaca.
KARAHÜLÜN
Karadut.
ŞEYHÜLİSLAMLIK
Şeyhülislam olma durumu. Şeyhülislamın makamı.
TECAHÜLÜARİFANE
Tecahülüarif.
TECAHÜLÜARİF
Bilmezlikten gelme.
HÜLYALAŞMA
Hülyalaşmak durumu.
HÜLLENMEK
Sallanmak.
HÜLÜBESİZ
Sözünden sohbetinden hoşlanılmayan kişi.
HÜLLÜDEDE
Yürek.
ŞEYHÜLHAREMEYN
Hac yolcularının ve sürre alayının güvenle Hicaz'a gidip dönmelerini sağlamakla görevli olan Şam valilerinin sanı.
HÜLLECİLİK
Hülleci olma durumu.
ŞEYHÜLİSLAM
Osmanlı Devleti'nde, kabinede sadrazamdan sonra yer alan ve genel olarak din işlerinden sorumlu olan üye.
HÜLYALAŞTIRMA
Hülyalaştırmak biçimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde HÜL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HÜLF
Çekingenlik, korku: Benim kimseden hülfüm yok.
HÜLLECİ
Hülle yoluyla evlenme işini gerçekleştiren kimse.
İMGE
Zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, hayal, hülya. Duyu organlarının dıştan algıladığı bir nesnenin bilince yansıyan benzeri, hayal, imaj. Duyularla algılanan, bir uyaran söz konusu olmaksızın bilinçte beliren nesne ve olaylar, hayal, imaj. Genel görünüş, izlenim, imaj.
KISACA
Oldukça kısa, biraz kısa. (kısa'ca) Kısa olarak, özetle, hülasa, hülasaten.
ÖZ
Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. Dere, çay. Sulak, verimli yer. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. Kendi, zat.
HAYAL
Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, imge, hülya. Aydınlatılan bir perde arkasında deri veya kartondan yapılmış, hareket edebilen resimler ve bunlarla oynatılan oyun. İmge. Görüntü. Belli belirsiz görülen şey, gölge.
FETVA
İslam hukuku ile ilgili bir sorunun dinî hukuk kurallarına göre çözümünü açıklayan, şeyhülislam veya müftü tarafından verilebilen belge.
HELEHÜLE
İyi, fena değil anlamında kullanılır: Dün aldığım at öyle helehüle bir şey.
FETVAYİŞERİFE
Şeyhülislam fetvası.
ÖZETLEMEK
Bir yazı, konu, söz veya filmin içeriğini daha az sözle anlatmak, özünü vermek, kısaltmak, hülasa etmek.
EKSTRAKT
Özüt. Öz, hülasa.
GEÇİŞİM
Geçişme işi, tedahül. Belirli bir işi yapma yeterliliğinin ilişkili veya bağlantılı başka bir işi yapma sonucunda artması, intikal. Yarı geçirgen bir zarla birbirinden ayrılmış iki sıvının karşılıklı geçerek birbirine karışması, hulul, ozmoz.
ÖZETLENMEK
Özet durumuna getirilmek, hülasa edilmek.
ALAHÜLLÜ
Yarı pişmiş: Kebabın alahüllü pişmişi iyi olur.
BİLMEZLENMEK
Bilmiyor gibi görünmek, bilmezlikten gelmek, tecahül etmek.
MEŞİHAT
Şeyhlik. Şeyhülislamın makamı, şeyhülislamlık.
ÖZET
Bir yazı veya sözün anlamını daha kısa ve özlü biçimde veren yazı veya söz, hülasa, fezleke, ekspoze. Filmin konusunu en kısa biçimde anlatan, bir senaryo çalışmasının ilk basamağı olan metin.
BÜYÜKKAVUKLU
Şeyhülislam kapısında kavasbaşı görevini yapan kişi.
FEZLEKE
Özet, hülasa. Bir kararın kısaca yazılması.
GEÇİŞMEK
Birbirinin içine geçip karışmak, tedahül etmek.