HÜL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "hül" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. hül ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu hül ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hül olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

HÜLYALAŞTIRMAK

13 harfli kelimeler

HÜLYALAŞTIRMA

11 harfli kelimeler

HÜLYALAŞMAK

10 harfli kelimeler

HÜLYALAŞMA, HÜLLECİLİK

9 harfli kelimeler

HÜLÜBESİZ, HÜLASATEN, HÜLLÜDEDE, HÜLLENMEK, HÜLLENGEÇ

8 harfli kelimeler

HÜLÜBELİ, HÜLLÜMEK, HÜLÜHÜLÜ, HÜLLEMEK, HÜLLEMBE

7 harfli kelimeler

HÜLÜLÜK, HÜLÜLÜN, HÜLÜMEK, HÜLÜŞKÜ, HÜLYALI, HÜLPMEK, HÜLDİDE, HÜLLECİ, HÜLHÜLÜ

6 harfli kelimeler

HÜLASA, HÜLÜBÜ, HÜLLÜK, HÜLLER, HÜLÜBE

5 harfli kelimeler

HÜLÜN, HÜLBE, HÜLEK, HÜLYA, HÜLÜP, HÜLLE, HÜLÜK

4 harfli kelimeler

HÜLF, HÜLÜ

3 harfli kelimeler

HÜL

Bazı kelimelerin anlamları

HÜL

Top oyununda birbirine top atma, pas. Sazdan yapılan, kulübe.

HÜLYALAŞTIRMAK

Hülya durumuna getirmek.

HÜLLENMEK

Sallanmak.

HÜLYALAŞMA

Hülyalaşmak durumu.

HÜLYALAŞMAK

Hülya durumuna gelmek.

HÜLLEMBE

Kandilin fitil geçirilen başlığı.

HÜLLEMEK

Ateş yakmak.

HÜLLENGEÇ

Salıncak.

HÜLÜBELİ

Saçı başı, kılığı dağınık kişi.

HÜLYALAŞTIRMA

Hülyalaştırmak biçimi.

HÜLÜHÜLÜ

Kınama, ayıplama ünlemi.

HÜLASATEN

Kısaca.

HÜLÜBESİZ

Sözünden sohbetinden hoşlanılmayan kişi.

HÜLLÜMEK

Acele etmek: Yavaş yavaş yürüme hüllüyüver. Hoplamak.

HÜLLECİLİK

Hülleci olma durumu.

HÜLLÜDEDE

Yürek.

  -   -   -  

Anlamında HÜL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HÜL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÜYÜKKAVUKLU

Şeyhülislam kapısında kavasbaşı görevini yapan kişi.

ALAHÜLLÜ

Yarı pişmiş: Kebabın alahüllü pişmişi iyi olur.

FETVA

İslam hukuku ile ilgili bir sorunun dinî hukuk kurallarına göre çözümünü açıklayan, şeyhülislam veya müftü tarafından verilebilen belge.

ÖZ

Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. Dere, çay. Sulak, verimli yer. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. Kendi, zat.

ÖZET

Bir yazı veya sözün anlamını daha kısa ve özlü biçimde veren yazı veya söz, hülasa, fezleke, ekspoze. Filmin konusunu en kısa biçimde anlatan, bir senaryo çalışmasının ilk basamağı olan metin.

KISACA

Oldukça kısa, biraz kısa. (kısa'ca) Kısa olarak, özetle, hülasa, hülasaten.

HAYAL

Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, imge, hülya. Aydınlatılan bir perde arkasında deri veya kartondan yapılmış, hareket edebilen resimler ve bunlarla oynatılan oyun. İmge. Görüntü. Belli belirsiz görülen şey, gölge.

BİLMEZLENMEK

Bilmiyor gibi görünmek, bilmezlikten gelmek, tecahül etmek.

ÖZETLENMEK

Özet durumuna getirilmek, hülasa edilmek.

ŞEYHÜLİSLAMLIK

Şeyhülislam olma durumu. Şeyhülislamın makamı.

FEZLEKE

Özet, hülasa. Bir kararın kısaca yazılması.

GEÇİŞMEK

Birbirinin içine geçip karışmak, tedahül etmek.

MEŞİHAT

Şeyhlik. Şeyhülislamın makamı, şeyhülislamlık.

ÖZETLEMEK

Bir yazı, konu, söz veya filmin içeriğini daha az sözle anlatmak, özünü vermek, kısaltmak, hülasa etmek.

HÜLLECİ

Hülle yoluyla evlenme işini gerçekleştiren kimse.

GEÇİŞİM

Geçişme işi, tedahül. Belirli bir işi yapma yeterliliğinin ilişkili veya bağlantılı başka bir işi yapma sonucunda artması, intikal. Yarı geçirgen bir zarla birbirinden ayrılmış iki sıvının karşılıklı geçerek birbirine karışması, hulul, ozmoz.

EKSTRAKT

Özüt. Öz, hülasa.

İMGE

Zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, hayal, hülya. Duyu organlarının dıştan algıladığı bir nesnenin bilince yansıyan benzeri, hayal, imaj. Duyularla algılanan, bir uyaran söz konusu olmaksızın bilinçte beliren nesne ve olaylar, hayal, imaj. Genel görünüş, izlenim, imaj.

FETVAYİŞERİFE

Şeyhülislam fetvası.

TECAHÜLÜARİFANE

Tecahülüarif.