Kelimeler arşivi içinde; başında "hül" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. hül ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hül ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hül olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HÜLYALAŞTIRMAK
HÜLYALAŞTIRMA
HÜLYALAŞMAK
HÜLYALAŞMA, HÜLLECİLİK
HÜLÜBESİZ, HÜLASATEN, HÜLLÜDEDE, HÜLLENMEK, HÜLLENGEÇ
HÜLÜBELİ, HÜLLÜMEK, HÜLÜHÜLÜ, HÜLLEMEK, HÜLLEMBE
HÜLÜLÜK, HÜLÜLÜN, HÜLÜMEK, HÜLÜŞKÜ, HÜLYALI, HÜLPMEK, HÜLDİDE, HÜLLECİ, HÜLHÜLÜ
HÜLASA, HÜLÜBÜ, HÜLLÜK, HÜLLER, HÜLÜBE
HÜLÜN, HÜLBE, HÜLEK, HÜLYA, HÜLÜP, HÜLLE, HÜLÜK
HÜLF, HÜLÜ
HÜL
HÜL
Top oyununda birbirine top atma, pas. Sazdan yapılan, kulübe.
HÜLYALAŞTIRMAK
Hülya durumuna getirmek.
HÜLLENMEK
Sallanmak.
HÜLYALAŞMA
Hülyalaşmak durumu.
HÜLYALAŞMAK
Hülya durumuna gelmek.
HÜLLEMBE
Kandilin fitil geçirilen başlığı.
HÜLLEMEK
Ateş yakmak.
HÜLLENGEÇ
Salıncak.
HÜLÜBELİ
Saçı başı, kılığı dağınık kişi.
HÜLYALAŞTIRMA
Hülyalaştırmak biçimi.
HÜLÜHÜLÜ
Kınama, ayıplama ünlemi.
HÜLASATEN
Kısaca.
HÜLÜBESİZ
Sözünden sohbetinden hoşlanılmayan kişi.
HÜLLÜMEK
Acele etmek: Yavaş yavaş yürüme hüllüyüver. Hoplamak.
HÜLLECİLİK
Hülleci olma durumu.
HÜLLÜDEDE
Yürek.
Bu bölümde tanımı içerisinde HÜL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÜYÜKKAVUKLU
Şeyhülislam kapısında kavasbaşı görevini yapan kişi.
ALAHÜLLÜ
Yarı pişmiş: Kebabın alahüllü pişmişi iyi olur.
FETVA
İslam hukuku ile ilgili bir sorunun dinî hukuk kurallarına göre çözümünü açıklayan, şeyhülislam veya müftü tarafından verilebilen belge.
ÖZ
Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. Dere, çay. Sulak, verimli yer. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. Kendi, zat.
ÖZET
Bir yazı veya sözün anlamını daha kısa ve özlü biçimde veren yazı veya söz, hülasa, fezleke, ekspoze. Filmin konusunu en kısa biçimde anlatan, bir senaryo çalışmasının ilk basamağı olan metin.
KISACA
Oldukça kısa, biraz kısa. (kısa'ca) Kısa olarak, özetle, hülasa, hülasaten.
HAYAL
Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, imge, hülya. Aydınlatılan bir perde arkasında deri veya kartondan yapılmış, hareket edebilen resimler ve bunlarla oynatılan oyun. İmge. Görüntü. Belli belirsiz görülen şey, gölge.
BİLMEZLENMEK
Bilmiyor gibi görünmek, bilmezlikten gelmek, tecahül etmek.
ÖZETLENMEK
Özet durumuna getirilmek, hülasa edilmek.
ŞEYHÜLİSLAMLIK
Şeyhülislam olma durumu. Şeyhülislamın makamı.
FEZLEKE
Özet, hülasa. Bir kararın kısaca yazılması.
GEÇİŞMEK
Birbirinin içine geçip karışmak, tedahül etmek.
MEŞİHAT
Şeyhlik. Şeyhülislamın makamı, şeyhülislamlık.
ÖZETLEMEK
Bir yazı, konu, söz veya filmin içeriğini daha az sözle anlatmak, özünü vermek, kısaltmak, hülasa etmek.
HÜLLECİ
Hülle yoluyla evlenme işini gerçekleştiren kimse.
GEÇİŞİM
Geçişme işi, tedahül. Belirli bir işi yapma yeterliliğinin ilişkili veya bağlantılı başka bir işi yapma sonucunda artması, intikal. Yarı geçirgen bir zarla birbirinden ayrılmış iki sıvının karşılıklı geçerek birbirine karışması, hulul, ozmoz.
EKSTRAKT
Özüt. Öz, hülasa.
İMGE
Zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, hayal, hülya. Duyu organlarının dıştan algıladığı bir nesnenin bilince yansıyan benzeri, hayal, imaj. Duyularla algılanan, bir uyaran söz konusu olmaksızın bilinçte beliren nesne ve olaylar, hayal, imaj. Genel görünüş, izlenim, imaj.
FETVAYİŞERİFE
Şeyhülislam fetvası.
TECAHÜLÜARİFANE
Tecahülüarif.