Kelimeler arşivinde; içinde "hür" olan, toplam 95 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hür bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hür ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hür olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HÜRREMPALANGASI
HÜRRİYETSİZLİK, HÜRRİYETPERVER
ŞÖHÜRÜYYETMEK, HÜRRİYETÇİLİK
HÜRMETKARANE, HÜRMETSİZLİK
HÜRRİYETSİZ, MÜHÜRLETMEK, MÜHÜRLENMEK, HÜRMETSİZCE, ŞÖHÜRLENMEK
HÜRRİYETÇİ, MÜHÜRBİLİM, HÜRPÜLEMEK, MÜHÜRCÜLÜK, MÜHÜRKULAK, MÜHÜRLEMEK, MÜHÜRLENME, MÜHÜRLETME, HÜRMETLİCE
HÜRRİYYET, HÜRPÜTMEK, HÜRREMŞAH, TEZAHÜRAT, MÜHÜRLEME, HÜRÜMADEN, HÜRMETSİZ, HÜRMETKAR
HÜRDOĞAN, HÜRMETLE, HÜRLEMEK, HÜRÜŞMEK, HÜRYAŞAR, MÜHÜRLER, ZÖHÜRLÜK, MÜHÜRDAR, MÜHÜRSÜZ, GÖHÜRMEK, HÜRMETEN, HÜRMETLİ, HÜRRİYET, HÜRYEMEZ, BÖHÜRMEK, CÖHÜRMEN
MÜHÜRCÜ, MÜHÜRLÜ, TEEHHÜR, TEFAHÜR, TEZAHÜR, HÜRTMEK, HÜRMİYE, GEHÜRGE, HÜRÜKLÜ, HÜRÜLÜK, HÜRİYET, NÜHÜRCÜ
HÜRTÜK, HÜRŞEN, HÜRSEV, HÜRSEN, HÜRSEL, HÜRMET, HÜRLÜK, TEPHÜR, HÜRBEY, HÜRPÜM, HÜRGÜL, HÜRKAL, HÜRKAN, HÜRMEK, HÜRCAN, HÜRMÜZ, HÜRNAZ, HÜRREM
HÜRAY, ZÖHÜR, HÜRDE, ŞÖHÜR, SÖHÜR, SAHÜR, NÜHÜR, HÜRGE, HÜRLE, MÖHÜR, HÜRYE, HÜRYA, HÜRÜŞ, MÜHÜR, HÜRÜK, ÇÖHÜR, HÜROL
HÜRE, HÜRÜ
HÜR
HÜR
Özgür. Özgür bir biçimde.
ŞÖHÜRÜYYETMEK
Nazı geçmek.
MÜHÜRLENMEK
Mühürleme işi yapılmak, mühür basılmak.
HÜRPÜLEMEK
Sıcak kahve, çay ve benzerleri şeyleri ses çıkartarak içmek.
HÜRMETSİZCE
Saygısızca.
MÜHÜRLETMEK
Mühürleme işini yaptırmak.
HÜRMETKARANE
Saygılıca.
HÜRRİYETPERVER
Hürriyetçi.
HÜRRİYETÇİLİK
Hürriyetçi olma durumu.
HÜRRİYETSİZ
Hürriyetini yitirmiş.
HÜRMETSİZLİK
Saygısızlık.
MÜHÜRBİLİM
Eski mühürlerin kullanılışını, biçimlerini, tüzel anlamlarını inceleyen ve bunları okumayı amaçlayan bilgi dalı.
HÜRREMPALANGASI
Erzincan ilinde, Çatalarmut nahiyesine bağlı bir bölge.
ŞÖHÜRLENMEK
Nazını geçirmek.
HÜRRİYETSİZLİK
Hürriyetsiz olma durumu.
HÜRRİYETÇİ
Hürriyeti benimseyen (kimse), hürriyetperver.
Bu bölümde tanımı içerisinde HÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HÜRLÜK
Hür, özgür olma durumu.
KISITLAMAK
Önceden verilmiş olan hak ve hürriyetlerin sınırlarını daraltmak, tahdit etmek. Sınırlamak, daraltmak. Birini yasal yoldan mallarını kullanmaktan yoksun bırakmak, kısıt altına almak, hacir altına almak.
MÜHÜRDAR
Devlet büyüklerinin mühürlerini taşımak ve gereken kâğıtları mühürlemekle yükümlü görevli.
BIRAKMAK
Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.
LİBERAL
Hürriyet ve serbestlikle ilgili. Hoşgörülü. Serbest ekonomiden yana olan (kimse, parti vb.), liberalist.
GÖSTERİ
İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
ERK
Bir işi yapabilme gücü, kudret, iktidar. Bir bireyin, bir toplumun, başka birey, küme veya toplumları egemenliği, baskısı ve denetimi altına alma, hürriyetlerine karışma ve onları belli biçimlerde davranmaya zorlama yetkisi veya yeteneği. Sözü geçerlik, istediğini yaptırabilme gücü, nüfuz.
ISTAMPA
Ağaç, metal vb. üzerine oyulduktan sonra bir yere basılan biçim. İçinde, mühür, damga vb.ni mürekkeplemeye yarayan çuha bulunan kutu. Bu tür biçim veya resimleri basmaya yarayan kalıp, damga, mühür.
GECİKME
Gecikmek işi, teehhür, rötar.
MÜHÜRLEMEK
Bir yazı, belge vb.nin doğruluğunu veya kabul ve onayını belirtmek amacı ile altına mühür koymak, mühür basmak. Yasalara, ahlak ve sağlık kurallarına aykırı görülen iş veya eğlence yerlerinin çalışmasını durdurmak amacıyla, kapısının açılmasını engellemek için uygun yere mumu yapıştırıp üzerine mühür basmak, kapatmak. Bir şeyin üzerine açıldığında belli olması için yetkili makamlarca yapıştırılan kırmızı muma mühür basmak.
AKİK
Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.
MÜHÜRLEME
Mühürlemek işi.
MÜHÜRCÜLÜK
Mühürcü olma durumu. Mühürcünün görevi veya zanaatı.
MUMLAMAK
Bal mumu sürmek, bal mumuna batırmak. Mühürlemek, mühür mumu sürmek. Mum cilası yapmak.
BELİRMEK
Önce belli veya görünür olmayan bir şey ortaya çıkmak, tezahür etmek. İyice görünür ve anlaşılır bir durum almak, tebarüz etmek. Bir düşünce veya durum kesin bir biçim almak, tebellür etmek.
MÜHÜRCÜ
Mühür kazıyan kimse.
KAŞELEMEK
Resmî bir belgeyi kaşe ile damgalamak, mühürlemek.
BASMAK
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.
BAĞIMSIZ
Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.
KURŞUNLAMAK
Kurşunla kaplamak. Kurşunla mühürlemek. İçinde kurşun bulunan silahla ateş etmek, vurmak.