Kelimeler arşivi içinde; başında "hüt" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. hüt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hüt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hüt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HÜTDEDE
HÜTHÜT, HÜTTÜK
HÜTLÜ, HÜTÜT
HÜT
HÜT
Evet: Hüt onu ben yaptım. Kavrayışlı, akıllı. Bir çocuk oyununda kaleye dikilen teneke kutu: Hütü yerine dikte öyle ara.
HÜTLÜ
Ağır başlı kişi.
HÜTÜT
Çavuşkuşu.
HÜTHÜT
Çavuş kuşu.
HÜTDEDE
Yürek (tavuk ya da insanlarda). Yürek.
HÜTTÜK
Düdük. 1.-bk. hübbük. Geceleri ormanlarda öten bir çeşit kuş.
Bu bölümde tanımı içerisinde HÜT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÜSTENMEK
Bir iş yapmayı üstüne almak, taahhüt etmek.
TEFİKLİ
Bağıtlı, taahhütlü : Bana tefikli mektup atılmış.
KUTKUT
Serçegillerden, kurşuni renkli bir kuş, hüthüt kuşu.
ÜSTENME
Üstenmek işi, taahhüt.
ALAÇAVUŞ
Hüthüt, ibibik, taraklı denilen kuş.
KIZLARÇAVIŞI
Çavuşkuşu. hüthüt.
ALINDILI
Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.
BİRBAŞLI
Taahhütlü mektup.
İADELİ
İadeli taahhütlü. Divan edebiyatında her beytin son sözünü sonraki beytin ilk sözü yapma biçiminde ortaya çıkan söz sanatı, iade.
TAAHHÜTLÜ
Taahhüt edilmiş, üstlenilmiş olan. Alındılı.
TEHÜT
Arapça kökenli taahhüd: taahhüt.
BAĞLAMAK
Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.
KESİMLÜ
Kararlaştırılmış, taahhüt edilmiş.