Kelimeler arşivinde; içinde "hoş" olan, toplam 128 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hoş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hoş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hoş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HOŞGÖRÜSÜZLÜK, HOŞLANABİLMEK, HOŞLANMACILIK
HOŞLAŞTIRMAK, HOŞNUTSUZLUK, SARHOŞLAŞMAK, HOŞGÖRÜLÜLÜK, HOŞLANABİLME, HOŞLANDIRMAK
HOŞGÖRÜRLÜK, HOŞLAŞTIRMA, SARHOŞLAŞMA, HOŞLANDIRMA, HOŞNUTSUZCA, SARHOŞBACAK, SARHOŞLAMAK
HOŞBİLEZİK, HOŞDUĞUNAN, HOŞDÜLBENT, HOŞGÖRÜSÜZ, HOŞURDAMAK, SARHOŞBARI, SARHOŞLAMA, SARHOŞYOLU
HOŞGÖRÜCÜ, HOŞGÖRÜLÜ, HOŞLANMAK, HOŞLAŞMAK, HOŞNUTLUK, HOŞNUTSUZ, HOŞSOHBET, MAYHOŞLUK, SARHOŞLUK, HELALÜHOŞ, GARHOŞAFI, GÜNHOŞLAR, HOŞAFOĞLU, HOŞAMATÇI, HOŞARTMAK, HOŞKOKOLA, KARHOŞAFI
HOŞAFLIK, HOŞKURAN, HOŞLANIŞ, HOŞLANMA, HOŞLAŞMA, MEYVEHOŞ, HOŞALMAK, HOŞAMADI, HOŞÇALAR, HOŞDAMAK, HOŞFİDAN, HOŞGELDİ, HOŞGIRAN, HOŞGÖRDÜ, HOŞHABER, HOŞİRİYH, HOŞKADEM, HOŞMERİM, HOŞNİGAR, HOŞRAMAK, HOŞULLUK, HOŞVAKİT, HOŞVARAN, HOŞVEREN, SARHOŞÇA
HOŞGÖRÜ, HOŞAFÇI, HOŞALAK, HOŞARLI, HOŞDERE, HOŞIRAK, HOŞIRIK, HOŞİMDİ, HOŞİMEK, HOŞİRİK, HOŞMACI, HOŞULGA, HOŞUNTU, HOŞURAN, HOŞURAT, HOŞURUK
HOŞBEŞ, HOŞHOŞ, HOŞLUK, HOŞNUT, MAYHOŞ, SARHOŞ, DEMHOŞ, HOŞEDA, HOŞEKİ, HOŞGİN, HOŞGÖR, HOŞKÖY, HOŞMAK, HOŞMAT, HOŞMER, HOŞNİK, HOŞNUR, HOŞOTU, HOŞRİK, HOŞSEL, HOŞSEN, HOŞSES, HOŞSUN, HOŞŞİK, HOŞTEN, HOŞURA, MELHOŞ, SERHOŞ, ZERHOŞ
HOŞAF, HOŞÇA, HOŞUR, NAHOŞ, BİHOŞ, ÇOHOŞ, HOŞAV, HOŞEF, HOŞGÜ, HOŞIL, HOŞKA, HOŞOR, HOŞOT, HOŞUK
HOŞT, HOŞU
HOŞ
HOŞ
Beğenilen, duyguları okşayan, zevk veren. Bununla birlikte. Beğenilen, duyguları okşayan bir biçimde.
HOŞGÖRÜRLÜK
Hoşgörülülük.
HOŞLANMACILIK
Her davranışın haz sağlama ya da acıdan kaçınma isteği ile güdülendiğini savunan görüş.
HOŞLANDIRMAK
Hoşlanmasına yol açmak.
HOŞLANABİLME
Hoşlanabilmek işi.
HOŞLANABİLMEK
Hoşlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
HOŞGÖRÜSÜZLÜK
Hoşgörüsüz olma durumu, müsamahasızlık, toleranssızlık.
HOŞNUTSUZCA
Hoşnutsuz bir biçimde.
SARHOŞLAŞMAK
Sarhoş duruma gelmek, sarhoş olmak.
HOŞNUTSUZLUK
Hoşnut olmama durumu.
HOŞLAŞTIRMA
Hoşlaştırmak işi.
SARHOŞLAŞMA
Sarhoşlaşmak durumu.
SARHOŞBACAK
Yazma kenarına işlenen zikzaklı nakış. (Yassıören Senirkent.
HOŞGÖRÜLÜLÜK
Hoşgörülü olma, hoşgörü ile davranma durumu, hoşgörürlük, müsamahakârlık, toleranslılık.
HOŞLANDIRMA
Hoşlandırmak işi.
HOŞLAŞTIRMAK
Hoşlaşmasını sağlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde HOŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALENGİRLİ
Acayip, tuhaf. Hoş. Karmaşık.
AYIK
Sarhoşluğu ya da baygınlığı geçmiş olan. Sarhoşluğu geçmiş bir biçimde.
AYNASIZ
Aynası olmayan. Polis. Hoşa gitmeyen, kötü, yakışıksız, çirkin, ters, biçimsiz.
ALKOLLÜ
Alkolden yapılmış. Sarhoş, içki içmiş (kimse).
ANLAYIŞSIZ
Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.
ANLAYIŞSIZLIK
Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.
AROMA
Hoş koku.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AFFETMEK
Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.
AYVA
Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.
ARABESKÇİ
Arabesk müzik sanatçısı. Arabesk müzikten hoşlanan kimse.
ANLAYIŞ
Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
ARMONİ
İki veya daha çok sesin aynı anda kulağa hoş gelecek bir biçimdeki uyumu, harmoni.
AROMALI
Hoş kokulu, aromatik.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.
AYILMAK
Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek. Aklı başına gelip gerçeği görmek.
AMANSIZCA
Öldürücü bir durumda, acımasız olarak, amansızcasına. Hoşgörüsüz olarak, amansızcasına.
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
AMANSIZ
Aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim, biaman.
ANLAYIŞLI
Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki. Hoşgörülü bir biçimde. Hoşgörülü.