Kelimeler arşivinde; içinde "hov" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hov bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hov ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hov olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HOVARDALAŞMAK
HOVARDALAŞMA
HOVARDALIK
HOVARDACA, HOVDURMAK, HOVLANMAK
HOVAKMAK, HOVLAMAK
HOVARDA
SAHOVU, HOVVAH, HOVRES, HOVORA, HOVERİ
HOVLİ, HOVUZ, HOVAL
HOV
HOV
Şiddetli istek, heves. Hız. Hınç. Şiddet: Havanın hovı geçti. Sazdan yapılan ev. Öfke , öç, hırs, hayıf.
HOVVAH
Kısrak yavrusu.
HOVLANMAK
Hızlanmak.
HOVORA
Kireç taşı.
HOVARDACA
Hovarda gibi, hovardaya yaraşır bir biçimde.
HOVARDA
Zevki için para harcamaktan kaçınmayan (kimse). Hayat kadınının parasını yiyen erkek. Çapkın.
HOVARDALAŞMA
Hovardalaşmak işi.
HOVDURMAK
Dinlenmeden çalışmak, koşturmak.
SAHOVU
Çalı süpürgesi.
HOVARDALIK
Hovarda olma durumu. Hovardaca davranış.
HOVLAMAK
Saldırmak. Fırlamak, koşmak. Toplu olarak saldırmak. Hayvanları sürmek, otlağa götürmek için bağırmak. Kapalı yere birdenbire ya da kapıda duranları atlatarak hızla girmek, dalmak. Girmek, içeriye dalmak. Öfkelenmek, kızmak, hayıflanmak.
HOVAKMAK
Yara cerahatlenmek, şişmek, azmak.
HOVLİ
Hızlı.
HOVERİ
Cömert.
HOVRES
Çığ.
HOVARDALAŞMAK
Hovarda gibi davranmaya başlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde HOV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ZOBU
İriyarı, kalın, kaba. Delikanlı. Kadının uğrun uğrun eve aldığı erkek, hovarda. Külfetli, zor, sıkıntılı. Büyük çekiç, külünk. İriyarı, kaba ve kırıcı kimse. Onurlu, kendini beğenmiş. Avcıların av hayvanlarını taşıyan, yardımcı. Vezir konaklarında içağaların özel hizmetlerini gören kimseler. İri yarı, kalın, kaba. Zor, sıkıntılı. Eski vezir konaklarındaki hizmetli. Kütahya ilinde, Çavdarhisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BIÇĞIN
Kabadayı, hovarda, serseri.
DAMBAT
Hovarda, kabadayı adam.
ARVATBAZ
Hovarda, zampara.
DEPLEK
Dümbelek, darbuka. Önüne bakmadan dikkatsizce yürüyen. Hovarda: Deplek herifin biriydi. Küçük davul, dümbelek, darbuka.
ZIBIK
Erkek üreme organı. Kamış ya da benzeri bir nesneden yapılan düdük. Tıpa, mantar. Hovarda. Korkunç. Bir yaşında buzağı. Dana. Yeni doğan kuş yavrusu. Çok ıslak. Uzun boylu. İnce uzun. Dar giysi. Erkek üreme organına benzetilen nesne.
PIRPIRI
Yeniçeri salma erlerinin giydikleri kırmızı çuhadan yapılmış cübbe, pirpiri. Uçarı, hovarda. Bir tür Bizans altını.
TELLEK
1.Cinsel sapınca uğramış erkek. 2.Kötü yola düşmüş kadın. 3.Hovarda : Bunun gibi tellek yoktur.
ÇAPKIN
Geçici aşklar ve ilişkiler peşinde koşan (kimse), hovarda. Cinsellik hatırlatan. Haylaz. Okşayıcı bir seslenme sözü.
GIRANTA
Saçına kır düşmüş orta yaşlı kimse. Görmüş geçirmiş, hovarda.
PIZINGIR
Haylaz. Hovarda, çapkın.
AYNAŞ
Kadının âşığı, hovardası: Anamın aynası değil, babamın oynaşı değil.
AŞATMAK
Aşındırmak. Yedirmek, hovardalık etmek. Çocuğu, unuttuğu şeyi hatırlatarak üzmek. Doyurmak, yedirip içirmek.
PIZINGIRLIK
Hovardalık.
HIZLI
Çabuk, seri, süratli. Çabucak. Uçarı, çapkın, hovarda. Güç kullanarak.