Sonu HOŞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hoş" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hoş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında hoş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hoş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

HELALÜHOŞ

8 harfli kelimeler

MEYVEHOŞ

6 harfli kelimeler

HOŞHOŞ, MAYHOŞ, SARHOŞ, DEMHOŞ, MELHOŞ, SERHOŞ, ZERHOŞ

5 harfli kelimeler

NAHOŞ, BİHOŞ, ÇOHOŞ

3 harfli kelimeler

HOŞ

Bazı kelimelerin anlamları

HOŞ

Beğenilen, duyguları okşayan, zevk veren. Bununla birlikte. Beğenilen, duyguları okşayan bir biçimde.

MELHOŞ

Mayhoş.

HELALÜHOŞ

Yapılmış bir iyilikten, yardımdan söz edilirken buna pişman olunmadığını anlatmak için söylenen helalühoş olsun cümlesinde geçen bir söz.

SERHOŞ

Sarhoş.

ZERHOŞ

Sarhoş.

HOŞHOŞ

Çocuk dilinde köpek.

MAYHOŞ

Tadı şekerli ve az ekşi olan. Bozulmuş veya bozulmaya yüz tutmuş olan (dostluk ilişkisi).

ÇOHOŞ

Çekiç.

MEYVEHOŞ

Kuru yemiş. Kuru yemiş satılan yer.

DEMHOŞ

Soluğu güzel kokan, hoş kokulu.

NAHOŞ

Hoş olmayan, hoşa gitmeyen, kötü, çirkin.

BİHOŞ

Bihoş gelen bir tuhaf, değişik.

SARHOŞ

Alkollü içki veya keyif verici bir madde sebebiyle kendini bilmeyecek durumda olan (kimse), esrik, mest, sermest, başı dumanlı, kafası bulutlu, kafası iyi, kafası dumanlı, kafası kıyak. Hoşa giden bir etki ile kendinden geçmiş olarak, esrik. Bir şeyden çok fazla mutluluk duyan.

  -   -   -  

Anlamında HOŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HOŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMANSIZ

Aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim, biaman.

AROMALI

Hoş kokulu, aromatik.

ALKOLLÜ

Alkolden yapılmış. Sarhoş, içki içmiş (kimse).

AYNASIZ

Aynası olmayan. Polis. Hoşa gitmeyen, kötü, yakışıksız, çirkin, ters, biçimsiz.

AKIŞMA

Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.

ANLAYIŞSIZ

Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.

AROMA

Hoş koku.

ALIÇ

Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AYILMAK

Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek. Aklı başına gelip gerçeği görmek.

AYVA

Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.

ARMONİ

İki veya daha çok sesin aynı anda kulağa hoş gelecek bir biçimdeki uyumu, harmoni.

AFFETMEK

Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.

ANLAYIŞSIZLIK

Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.

ANLAYIŞLI

Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki. Hoşgörülü bir biçimde. Hoşgörülü.

AMANSIZCA

Öldürücü bir durumda, acımasız olarak, amansızcasına. Hoşgörüsüz olarak, amansızcasına.

ANLAYIŞ

Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

AYIK

Sarhoşluğu ya da baygınlığı geçmiş olan. Sarhoşluğu geçmiş bir biçimde.

ARABESKÇİ

Arabesk müzik sanatçısı. Arabesk müzikten hoşlanan kimse.

ALENGİRLİ

Acayip, tuhaf. Hoş. Karmaşık.