İçinde HELE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "hele" olan, toplam 68 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hele bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu hele ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hele olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ŞÜPHELENEBİLMEK

14 harfli kelimeler

ŞÜPHELENEBİLME, ŞÜPHELENDİRMEK

13 harfli kelimeler

HELEZONLAŞMAK, HELEOPLANKTON, HELECANLANMAK, ŞÜPHELENDİRME

12 harfli kelimeler

HELECANLANMA, HELEZONLAŞMA

11 harfli kelimeler

CEPHELENMEK, HELETİNEZİR, ŞÜPHELENMEK, CEPHELEŞMEK

10 harfli kelimeler

CEPHELENME, HELEKLEMEK, HELEVETSİZ, HELEZONSUZ, HELELİYHDE, CEPHELEŞME, ŞÜPHELENME, ŞÜPHELENİŞ, HELENİSTİK

9 harfli kelimeler

ANOPHELES, KEHELEMEK, HELELİKTE, HELEZONLU

8 harfli kelimeler

HELEZONİ, HELEŞENK, HELENGOR, HELETMEK, HELETÜNE, HELEHÜLE, HELEKECİ, HELEİDAE, HELEBİCİ, ALAHELEM, HELENİST, HELENİZM

7 harfli kelimeler

HELEMME, HELETER, HELEVZE, HELETEK, HELHELE, HELEŞEN, HELEZON, CEHELET, HELECÜH, HELECAN, HELEMEŞ, HELELİK

6 harfli kelimeler

HELESA, HELEBİ, HELEZE, HELEVİ, HELEKE, HELELE, HELEME, HELEŞE, HELESE

5 harfli kelimeler

HELEL, HELEF, HELEZ, HELET, HELEÇ, HELEŞ, HELEN, HELEP

4 harfli kelimeler

HELE

Bazı kelimelerin anlamları

HELE

Özellikle. "Sonunda" anlamıyla geciken davranışları bildirmek için kullanılan bir söz. Uyarma, korkutma veya söz verme anlatan bir söz.

HELEOPLANKTON

Gölcük veya göletlerde bulunan plankton.

CEPHELENME

Cephelenmek işi.

HELETİNEZİR

Arapça kökenli hâlet-i nez: tanrı huzurunda.

ŞÜPHELENDİRMEK

Kuşkulandırmak.

ŞÜPHELENMEK

Kuşkulanmak.

HELEKLEMEK

Helâl etmek.

HELECANLANMA

Helecanlanmak işi.

HELECANLANMAK

Kalp çarpıntısına tutulmak.

ŞÜPHELENEBİLME

Kuşkulanabilme.

CEPHELENMEK

Cephe oluşturmak.

ŞÜPHELENEBİLMEK

Kuşkulanabilmek.

HELEZONLAŞMA

Helezonlaşmak biçimi veya durumu.

HELEZONLAŞMAK

Sarmal, kıvrımlı biçime gelmek.

ŞÜPHELENDİRME

Kuşkulandırma.

CEPHELEŞMEK

Farklı düşünce ve istekler çerçevesinde zıt birlikler oluşturmak.

  -   -   -  

Anlamında HELE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FLEOL

Çayır otu (Pheleum pratense).

GÜVENCE

Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.

KUŞKULANMAK

Kuşku içinde bulunmak, kuşku duymak, şüphelenmek.

KUŞKULANDIRMAK

Kuşkuya düşürmek, kuşkulanmasına yol açmak, şüphelendirmek.

ANOFEL

Sıtma mikrobunu aşılayan bir tür sivrisinek (Anopheles maculipennis).

CEPHELEŞME

Cepheleşmek işi.

SARMAL

Dolana dolana oluşmuş, birbirini izleyen, helisel, helezonlu, helezoni. İçinden çıkılmaz (durum).

BAKINDI

"Bak hele, olacak şey mi?" anlamlarında şaşma bildiren bir söz.

GREK

Eski Yunan, Helen.

ORFOZ

Hanigillerden, Ege ve Akdeniz'de bulunan, eti beyaz ve lezzetli, 10 kilogramdan 50 kilograma kadar ağırlığı olan bir tür balık (Epinepheles gigas).

SARIHANİ

Hanigillerden, uzunluğu 25 santimetre kadar olan bir Akdeniz balığı (Epinepheles gigas).

İLLA

Ne olursa olsun, hangi şartta olursa olsun, her hâlde, ille, illaki. Hele, özellikle.

YA

"Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü. Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz. Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz. Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz. Evet. Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz. Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde "hele, özellikle" anlamlarında kullanılan bir söz. Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz.

HELEZONLU

Helezonu olan, sarmal.

AFAĞAN

Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Nefesi kesen sürekli öksürük. Arapça kökenli hafakan: hafakan. afağannar basmak: canı sıkılmak; yerinde duramamak.

ÖZELLİKLE

Özel olarak, her şeyden önce, başta, hele, bilhassa, hassaten, hususuyla, bahusus, mahsus, mahsusen.

ALELHUSUS

Hele, özellikle.

KUŞKULANMA

Kuşkulanmak işi, şüphelenme.

HAYATAĞACI

Soyağacı. Beyinciğin kesitinde dıştaki boz madde bölümüne yayılarak dallanma gösteren ak maddenin oluşturduğu ağaç biçimi. Binaların dış cephelerine işlenen ve uzun ömürlü olması dileğini simgeleyen özel ağaç motifi.

PİRELENDİRMEK

Kuşkulandırmak, işkillendirmek, şüphelendirmek, huylandırmak.