Kelimeler arşivinde; içinde "hele" olan, toplam 68 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hele bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hele ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hele olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ŞÜPHELENEBİLMEK
ŞÜPHELENEBİLME, ŞÜPHELENDİRMEK
HELEZONLAŞMAK, HELEOPLANKTON, HELECANLANMAK, ŞÜPHELENDİRME
HELECANLANMA, HELEZONLAŞMA
CEPHELENMEK, HELETİNEZİR, ŞÜPHELENMEK, CEPHELEŞMEK
CEPHELENME, HELEKLEMEK, HELEVETSİZ, HELEZONSUZ, HELELİYHDE, CEPHELEŞME, ŞÜPHELENME, ŞÜPHELENİŞ, HELENİSTİK
ANOPHELES, KEHELEMEK, HELELİKTE, HELEZONLU
HELEZONİ, HELEŞENK, HELENGOR, HELETMEK, HELETÜNE, HELEHÜLE, HELEKECİ, HELEİDAE, HELEBİCİ, ALAHELEM, HELENİST, HELENİZM
HELEMME, HELETER, HELEVZE, HELETEK, HELHELE, HELEŞEN, HELEZON, CEHELET, HELECÜH, HELECAN, HELEMEŞ, HELELİK
HELESA, HELEBİ, HELEZE, HELEVİ, HELEKE, HELELE, HELEME, HELEŞE, HELESE
HELEL, HELEF, HELEZ, HELET, HELEÇ, HELEŞ, HELEN, HELEP
HELE
HELE
Özellikle. "Sonunda" anlamıyla geciken davranışları bildirmek için kullanılan bir söz. Uyarma, korkutma veya söz verme anlatan bir söz.
HELEOPLANKTON
Gölcük veya göletlerde bulunan plankton.
CEPHELENME
Cephelenmek işi.
HELETİNEZİR
Arapça kökenli hâlet-i nez: tanrı huzurunda.
ŞÜPHELENDİRMEK
Kuşkulandırmak.
ŞÜPHELENMEK
Kuşkulanmak.
HELEKLEMEK
Helâl etmek.
HELECANLANMA
Helecanlanmak işi.
HELECANLANMAK
Kalp çarpıntısına tutulmak.
ŞÜPHELENEBİLME
Kuşkulanabilme.
CEPHELENMEK
Cephe oluşturmak.
ŞÜPHELENEBİLMEK
Kuşkulanabilmek.
HELEZONLAŞMA
Helezonlaşmak biçimi veya durumu.
HELEZONLAŞMAK
Sarmal, kıvrımlı biçime gelmek.
ŞÜPHELENDİRME
Kuşkulandırma.
CEPHELEŞMEK
Farklı düşünce ve istekler çerçevesinde zıt birlikler oluşturmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde HELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FLEOL
Çayır otu (Pheleum pratense).
GÜVENCE
Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.
KUŞKULANMAK
Kuşku içinde bulunmak, kuşku duymak, şüphelenmek.
KUŞKULANDIRMAK
Kuşkuya düşürmek, kuşkulanmasına yol açmak, şüphelendirmek.
ANOFEL
Sıtma mikrobunu aşılayan bir tür sivrisinek (Anopheles maculipennis).
CEPHELEŞME
Cepheleşmek işi.
SARMAL
Dolana dolana oluşmuş, birbirini izleyen, helisel, helezonlu, helezoni. İçinden çıkılmaz (durum).
BAKINDI
"Bak hele, olacak şey mi?" anlamlarında şaşma bildiren bir söz.
GREK
Eski Yunan, Helen.
ORFOZ
Hanigillerden, Ege ve Akdeniz'de bulunan, eti beyaz ve lezzetli, 10 kilogramdan 50 kilograma kadar ağırlığı olan bir tür balık (Epinepheles gigas).
SARIHANİ
Hanigillerden, uzunluğu 25 santimetre kadar olan bir Akdeniz balığı (Epinepheles gigas).
İLLA
Ne olursa olsun, hangi şartta olursa olsun, her hâlde, ille, illaki. Hele, özellikle.
YA
"Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü. Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz. Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz. Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz. Evet. Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz. Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde "hele, özellikle" anlamlarında kullanılan bir söz. Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz.
HELEZONLU
Helezonu olan, sarmal.
AFAĞAN
Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Nefesi kesen sürekli öksürük. Arapça kökenli hafakan: hafakan. afağannar basmak: canı sıkılmak; yerinde duramamak.
ÖZELLİKLE
Özel olarak, her şeyden önce, başta, hele, bilhassa, hassaten, hususuyla, bahusus, mahsus, mahsusen.
ALELHUSUS
Hele, özellikle.
KUŞKULANMA
Kuşkulanmak işi, şüphelenme.
HAYATAĞACI
Soyağacı. Beyinciğin kesitinde dıştaki boz madde bölümüne yayılarak dallanma gösteren ak maddenin oluşturduğu ağaç biçimi. Binaların dış cephelerine işlenen ve uzun ömürlü olması dileğini simgeleyen özel ağaç motifi.
PİRELENDİRMEK
Kuşkulandırmak, işkillendirmek, şüphelendirmek, huylandırmak.