İçinde HELİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "heli" olan, toplam 43 tane kelime bulunuyor. İçerisinde heli bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu heli ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında heli olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

HELİKOBAKTER, MEHELİMSEMEK, HELİCELLİDAE

11 harfli kelimeler

HELİKLETMEK, HELİKOTREMA, HELİMLENMEK, CHELİCERATA

10 harfli kelimeler

HELİKLEMEK, HELİKÇORBA, HELİKAZLAR, HELİMLEMEK, ANTİHELİKS, HELİKOPTER

9 harfli kelimeler

HELİSİNUS, HELİCELLA, HELİCİDAE

8 harfli kelimeler

HELİPORT, HELİKOİD, HELİGÜLÜ, HELİKOİT

7 harfli kelimeler

HELİSİN, HELİZEN, NAHELİF, CEPHELİ, TÖPHELİ, HELİKAZ, HELİKON, HELİSEL, ŞÜPHELİ, HELHELİ

6 harfli kelimeler

HELİSA, HELİZE, BEHELİ, HELİSE, HELİKE, HELİKS, HELİFE, HELİGE

5 harfli kelimeler

HELİP, HELİM, HELİS, HELİK

4 harfli kelimeler

HELİ

Bazı kelimelerin anlamları

HELİ

Ceviz içi.

HELİSİNUS

Heliksle ilgili, kıvrımlı.

HELİMLEMEK

İyice pişmek.

ANTİHELİKS

Karşı kıvrım.

HELİKÇORBA

Un, mercimek ve bulgurdan yapılan çorba. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).

HELİKOTREMA

Sarmal (helezon) delik.

HELİCELLİDAE

Stylommatophora alt takımında bulunan ve insanlarda enfeksiyona neden olan kimi trematodlara ara konaklık yapan kara salyangozu ailesi.

HELİMLENMEK

Yemek koyulaşmak.

HELİKOBAKTER

İnsan ve çeşitli hayvan türlerinin sindirim sistemlerinde bulunan ve özellikle midede yangısal değişikliklere neden olan helikal veya spiral biçimli mikroorganizmalar.

HELİKLETMEK

Duvardaki boşlukları küçük taşlarla doldurtmak.

HELİKOPTER

Dik iniş ve çıkış yapabildiği için dar yerlerde de kullanılabilen, tepeden pervaneli, uçan taşıt.

HELİKAZLAR

DNA kopyalanması başlamadan önce, çift sarmal DNA'nın replikasyon çatalı oluşturmasını sağlayan bir grup enzim.

HELİKLEMEK

Duvar örerken büyük taşlar arasındaki boşlukları küçük taşlarla doldurmak.

HELİCELLA

Helicellidae ailesinde bulunan, Avrupa'da küçük karaciğer kelebeği Dicrocoelium dentriticum'a ara konaklık yapan kara salyangozu cinsi.

MEHELİMSEMEK

Benimsemek: Ali işi mehelimsiyerek yapar.

CHELİCERATA

Vücutları gnathostoma ve idiosoma olmak üzere iki kısımdan meydana gelmiş, kapitulumda üç eklemli bir çift keliser ve birkaç eklemden oluşmuş pedipalpleri bulunan, anten ve alt çeneleri bulunmayan, karada yaşayan türleri trake solunumu yapan, solunum sistemi olmayan türlerde deri solunumu görülen, erkek ve dişi genital organları ayrı bireylerde bulunan Artropoda alt filumu.

  -   -   -  

Anlamında HELİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HELİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KUŞKULU

Kuşku belirten, kuşku anlatan, şüpheli. Kuşkucu. Kuşku içinde olan, şüpheli.

ALIGOPDAR

Helikopter.

SARMAL

Dolana dolana oluşmuş, birbirini izleyen, helisel, helezonlu, helezoni. İçinden çıkılmaz (durum).

ÇÜRÜKLÜK

Çürük olma durumu. Sakıncalı, şüpheli, belirsiz durum. İşe yaramayan maddelerin bırakıldığı yer.

MÜTEFERRİKA

Küçük giderler için ayrılan para. Padişah, vezir ve daha başka devlet büyüklerinin yanında, türlü hizmetlerde çalışan kimse. Güvenlik kuruluşlarında şüpheli kimselerin ilgili yerlere gönderilmek için geçici olarak barındırıldıkları bölüm.

SALYANGOZ

Yumuşakçalardan, bahçelerin nemli yerlerinde yaşayan, sarmal kabuklu küçük hayvan (Helix).

AYÇİÇEĞİ

Birleşikgillerden, sarı renkli çiçeği çok iri olan, yurdumuzda çok yetiştirilen bir bitki, günçiçeği, günebakan, gündöndü, günâşık (Helianthus annuus). Bu bitkinin yağ çıkarılan ve çerez olarak da yenilen tohumu.

AMANDİBULATA

Antenleri ve alt çeneleri bulunmayan örümcek, akrep, kene ve uyuz etkenleri gibi eklem bacaklılar. Bu canlılarda ağzın arkasındaki birinci ek yapı keliser adı verilen beslenme organına dönüştüğünden bu alt bölümdeki canlılar Chelicerata olarak da adlandırılmaktadır.

MORG

Hastanelerde veya mezarlıklarda ölülerin belirli süre için saklandıkları soğuk ortam. Adliyede kovuşturmayı gerektiren olaylar sonucu veya birdenbire ve şüpheli ölümlerde, ölüm sebebinin ve ölünün kim olduğunun belirlenmesi için ölülerin konulduğu ve incelendiği yer.

SET

Toprağın kaymasını veya suyun akmasını önlemek için yapılmış olan kalın duvar. Bulunulan yerden daha yüksekte kalan düzlük. Takım, grup. Seki. Ateşli silahlarda namlunun içindeki helisin çıkıntı bölümü. Masa tenisi, voleybol vb. oyunlarda maçın her bir bölümü.

ALİGOPTER

Helikopter.

AKSOPODYUM

Diğer psödopodlara benzemeyen, ince ve kalıcı dallanma göstermeyen ve anastomoz yapmayan, ince bir dış tabakayla sıvı sitoplazma, eksen ve iplikçiklerden oluşan Radiolaria ve Heliozoa türlerinde bulunan hareketi sağlayan yapılar.

SARMAŞIK

Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki (Hedera helix).

HELİPORT

Helikopter pisti.

ADENOVİRÜSLER

İki iplikli DNA' sı olan virüs grubu; hayvanlarda bazı tümörlere sebep olan, 70-90nm çapında, 252 kapsomerden oluşan ikozahedral bir protein kılıf içinde düz bir DNA çift heliksi kapsayan, birçok serotipleri patojen olan, adenovirüs tip II insan dahil memelilerde solunum yolu enfeksiyonlarına sebep olan virüsler. Hayvanlarda bazı tümörlere neden olan, boyutları 70-90 nm ve çift zincirli DNA molekülüne sahip virüsler, Adenoviridae. Pek çok canlı türünde, genellikle üst solunum sisteminde, gizli seyirli enfeksiyonlara neden olan, çift iplikli DNA genom yapısına sahip ve yaklaşık 70 nm büyüklükte virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Adenoviridae.

HELİKOİT

Helis biçiminde eğri yüzey.

BURGU

Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.

ZANLI

Şüpheli.

ALABULA

Çok renkli, karışık renkli. Kırmızımsı ve karamsı renkli eşya. Bulanık, biçimsiz, başka şekilde: Gözlerim alabula görmeğe başladı. Baştan savma, acele, yarım yamalak. İkiyüzlü, iki taraflı, şüpheli adam veya iş: Kadın lâfı alabula söylüyor.

ÇİRKİN

Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı. Karanlık, dalavereli, şüpheli. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz).