Kelimeler arşivinde; içinde "hba" olan, toplam 40 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hba bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hba ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hba olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İHBARLAMAK, GARŞUHBAĞI, İHBARCILIK, KAHBANALLI, İSTİHBARAT, SİLAHBASTI, RUHBANİYET
KAHBANALI, ŞEYHBARAK, İHBARLAMA, MIHBAŞILI, İHBARNAME, RUHBANLIK, ŞAHBAZLAR
ŞEYHBALİ, NİGAHBAN, İSTİHBAR, İHBARİYE, AHBAPLIK
ŞAHBANU, İHBARLI, İHBARCI, AHBAPÇA
ŞEHBAL, ŞOHBAZ, GAHBAH, BAHBAN, ŞAHBAZ, RUHBAN
İHBAL, EHBAP, EHBAB, SAHBA, ŞAHBA, AHBAZ, AHBAR, İHBAR, AHBAP
OHBA
HBA
HBA
Hemoglobin A.
İHBARNAME
Haber verme kâğıdı, bildirim, ihbariye.
KAHBANALI
Kurnaz.
SİLAHBASTI
Kollu kadın yeleği.
RUHBANLIK
Ruhban olma durumu, ruhbaniyet. Ruhban sınıfı.
KAHBANALLI
Kurnaz.
İSTİHBARAT
Yeni öğrenilen bilgiler, haberler, duyumlar. Bilgi toplama, haber alma.
İHBARCILIK
Muhbirlik.
ŞAHBAZLAR
Bolu şehrinde, Gökçesu nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ŞEYHBARAK
Kayseri ili, Tomarza belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
MIHBAŞILI
Puanlı, noktalı.
GARŞUHBAĞI
Kasık bağı.
İHBARLAMAK
İhbar etmek.
İHBARLAMA
İhbarlamak işi.
RUHBANİYET
Rahiplerin evlenmeyerek ve dünyadan el etek çekerek yaşamaları durumu. Ruhbanlık.
ŞEYHBALİ
Kastamonu ilinde, Devrekâni ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde HBA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİLDİRİM
Bildirme işi. Yazılı olarak yapılmış olan açıklama, tebligat. Bu açıklamanın yapıldığı kâğıt, ihbarname.
HABERCİ
Haber getiren kimse, ulak. Karakulak. Bir durumun, bir olayın belirtisi. Muhbir, ihbar eden kimse. Bir haberi usulünce hazırlayan ve yayın organlarında yayımlayan kimse.
İHBARİYE
Haber verme kâğıdı, bildirim, ihbarname. Haber verme ücreti.
ARHADAŞ
Arkadaş. Arkadaş, karşılığı argadaş. Arkadaş, bk. ârhadaş. Arkadaş, ahbap.
JURNAL
Biriyle ilgili olarak yetkililere verilen kötüleme, ihbar yazısı. Günlük.
MUHBİR
Haber ulaştırıcı, haber veren kimse. Yasa dışı olan bir durumu yetkili makamlara bildiren kimse, ihbarcı.
ABBAP
Arkadaş, ahbap: Ali benim abbabımdır.
BAHBAN
Et siniri: Bu et de hep bahban imiş.
BELLEŞMEK
Tanışmak: Artık belleştik, bundan sonra daha çok ahbaplık ederiz. Tanışmak.
GÖRÜŞMEK
Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek. Dostluk, ahbaplık etmek. Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek, müzakere etmek.
AHBAR
Orta yaşlı bir kimseye alay etmek için söylenen söz: Merhaba ahbar, nasılsın?.
AŞIK
Aşık kemiği. Aşırma. Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun kimse. Sevişen bir çiftten kadına oranla genellikle erkeğe verilen ad. Halk ozanı. Dalgın, kalender kimse. "Ahbap, arkadaş" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Yağ çıkarmak için kullanılan ağaç. Kadınların bir süs eşyası. Allah adamı, safderun, bön. Çingene. Âşık. Alıcı ile göstericilerde filmin aralı devinimini sağlayan tırnaklara gerekli devinim biçimini veren, çapraşık bir devinimi sağlayabilecek biçimde yapılmış, özeğinden geçmeyen bir eksene bağlı madenden parça. Saz çalarak şiir okuyan halk ozanı tipi. Çatıyı oluşturan ağaçlardan her biri. (Afşar Gelendost Isparta). Akıntı, cereyan. Türk gölge oyununda ciddi tiplerden biri; saz çalarak şiir okur. Halk ozanlarının ezgicilerine ve öykücülerine verilen ad. (Halk edebiyatı terimi) Saz şâiri. Tutkun, vurgun, sevdalı.
AHBAPLIK
Ahbap olma durumu, ünsiyet.
ÜLFET
Alışma. Tanışma, görüşme. Dostluk, ahbaplık.
HUSUSİYET
Özellik. İleri derecede tanışıklık, ahbaplık, yakınlık.
HUKUK
Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü, tüze. Haklar. Bu yasaları konu alan bilim. Yasaların ceza ile ilgili olmayıp alacak verecek vb. davaları ilgilendiren bölümü. Ahbaplık, dostluk.
DUYUM
Duyu. Doğruluğu kesin olarak bilinmeyen haber, istihbarat. Kişinin duyular yoluyla elde ettiği izlenim, ihsas.
CAMATA
Ramazanda, yemeği ile birlikte ahbap veya akrabaya iftara gidip birlikte yemek yeme.
APBAP
Ahbap.
JURNALLEMEK
Şikâyet etmek, ispiyonlamak, ihbar etmek.