HEC ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "hec" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. hec ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu hec ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hec olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

HECELETTİRMEK

12 harfli kelimeler

HECELETTİRME

11 harfli kelimeler

HECİLLENMEK

10 harfli kelimeler

HECİMİLLET, HECELİKSİZ, HECELETMEK

9 harfli kelimeler

HECECİLİK, HECELEMEK, HECELETME, HECERİYYE

8 harfli kelimeler

HECELEME, HECİRGET, HECESEME

7 harfli kelimeler

HECİRET, HECERET, HECİRAN, HECELÜK, HECİNLİ, HECELİK, HECELER

6 harfli kelimeler

HECELİ, HECCAV, HECRAN, HECECİ

5 harfli kelimeler

HECER, HECİŞ, HECLE, HECİZ, HECİT, HECİN, HECİL, HECİK, HECET, HECCİ, HECAZ, HECAB

Bazı kelimelerin anlamları

HEC

Hiç. Hiç, karşılığı heç, heş.

HECELETMEK

Hecelemesini sağlamak.

HECELEMEK

Bir kelimenin hecelerini teker teker söylemek. Bir kelimeyi ilk bakışta okuyamayıp heceleri teker teker okumak.

HECELETTİRMEK

Heceletme işini yaptırmak.

HECERİYYE

Üstü açık ya da kapalı, taştan yapılmış su yolu, ark.

HECİRET

Arapça kökenli hicret: Hicret.

HECERET

Hicret.

HECİRGET

Tandır üzerine tencere koymaya yarayan, çeşitli biçimde olan demir ızgara.

HECELETME

Heceletmek işi.

HECELEME

Hecelemek işi.

HECECİLİK

Hececi olma durumu.

HECELİKSİZ

Kendi başına bir hece özeği meydana getiremiyen (seslik).

HECESEME

Bir ses dizgesini hecelere ayırma.

HECELETTİRME

Hecelettirmek işi.

HECİMİLLET

Çerçöp, pislik: Bu suyun içinde her hecimillet var.

HECİLLENMEK

Utanmak, sıkılmak.

  -   -   -  

Anlamında HEC bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HEC geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İMALE

Bir tarafa yatırma, eğme. Aruz vezninde kısa okunması gereken heceyi ölçüye uydurmak için uzun okuma, zihaf karşıtı.

HECELİ

Herhangi bir sayıda hecesi olan.

AKIŞMA

Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.

FİŞ

Prizden elektrik akımı almaya yarayan araç. Alışverişlerde ödenen paranın miktarını, vergilerini, alışverişin yapıldığı tarihi gösteren belge. Bir eserin hazırlanmasında kolaylık sağlamak veya bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklarından her biri. Kumarda, bazı alışveriş işlerinde para yerine kullanılan pul vb. şey. Okuma yazma öğretiminde kullanılan, üzerine hece, kelime, cümle yazılı karton parçası. Bir işi yaptırmak veya gereken sıranın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri, makbuz.

KEKEME

Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç.

ÖLÇÜ

Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Belirlenmiş boyut. Değer, itibar. Ölçme sonucu bulunan rakam. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Ölçüt.

HECECİ

Hece ölçüsüyle şiir yazan şair. Millî Edebiyat döneminde hece ölçüsüyle şiirler yazan beş şairden her biri.

HAPLOLOJİ

Orta hece düşmesi.

DURAK

Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.

KUŞKUCU

Açık bir biçimde kanıtlanmamış her şeyden kuşkuya düşen, şüpheci, septik. Kuşkuculuk yanlısı olan, septik.

AKSAK

Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.

KEKELEMEK

Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak ve keserek konuşmak. Ne söyleyeceğini şaşırıp kelimeleri birbirine karıştırmak.

KOŞMA

Koşmak işi. Bir halatı, ağacı pekiştirmek için yanına konulan halat veya ağaç. Sazla okunmak için hece ölçüsü ile yazılmış, ilk kıtasının birinci, ikinci ve dördüncü dizeleriyle öteki kıtalarının dördüncü dizeleri birbiriyle, kalan dizeler de kendi aralarında uyaklı, konuları sevgi ve doğa olayları olan bir halk şiiri.

ALİTERASYON

Şiir ve nesirde uyum sağlamak için söz başlarında ve ortalarında aynı ünsüzün veya aynı hecelerin tekrarlanması.

HECE

Bir solukta çıkarılan ses veya ses birliği, seslem. Hece ölçüsü.

BACAKKIRAN

Nemli bölgelerde yetişen yeşilimsi sarı çiçekli bir bitki (Narthecium).

DESTAN

Tarih öncesi tanrı, tanrıça, yarı tanrı ve kahramanlarla ilgili olağanüstü olayları konu alan şiir, epope. Bir kahramanlık hikâyesini veya bir olayı anlatan, koşma biçiminde, ölçüsü on bir hece olan halk şiiri. Çağdaş Türk edebiyatında biçim ve içerik yönünden, geleneksel destanlardan ayrılık gösteren uzun kahramanlık şiiri.

HECELİK

Hece miktarında olan.

BÜZÜŞME

Büzüşmek işi. Birleşik kelimelerin oluşturulmasında iki ayrı hecedeki ünlünün tek hecede toplanması, kontraksiyon: kahve altı kahvaltı, ne için niçin vb.

KUŞKUCULUK

Özellikle doğaötesi konularda olumlu veya olumsuz yargıda bulunmaktan çekinme temeline dayanan öğreti, şüphecilik, septisizm.